Giriş
(10)

the sopranos nereden itibaren efsaneleşiyor?

semaforo de medianoche
1. sezonu bitirdim, yani izleniyor ama öyle çok özel bi şey göremedim hissedemedim henüz (bi 6. bölümün sonunda lan noluyoruz dedim ama devamı olmadı). tarihin en iyi dizilerinden biri olarak anılmasa da yeni bi dizi olsa 2. sezonu açmazdım muhtemelen. acaba efsaneleştiği yer daha sonraları mı break
1. sezonu bitirdim, yani izleniyor ama öyle çok özel bi şey göremedim hissedemedim henüz (bi 6. bölümün sonunda lan noluyoruz dedim ama devamı olmadı). tarihin en iyi dizilerinden biri olarak anılmasa da yeni bi dizi olsa 2. sezonu açmazdım muhtemelen. acaba efsaneleştiği yer daha sonraları mı breaking bad'in 3. sezonla efsaneleşmesi gibi bi durum mu var bunda da? öyleyse neresi orası?
0
semaforo de medianoche
(16.11.18)
her sezonu efsanedir. 1 sezonu anlamadıysan izlemeyi bırak bence. asıl 1. sezon çok iyidir. diğer sezonları da kademe kademe gelir işte.

Breaking bad'in de her sezonu güzeldi. belli bi sezondan sonra efsaneleşmedi.
0
tragedystreets
(16.11.18)
@tragedystreets anlaşılmıycak bi şey yok bayılmadım sadece. breaking bad'in en iyi diziler arasına girmeye 3. sezonla başladığı da nerdeyse izleyen herkesce kabul görmüş bi gerçek abartmayalım sen başını da çok seversin o ayrı.
0
🌸semaforo de medianoche
(16.11.18)
Böyle karakter dizileri ağır ilerliyor. Mesela The Wire, Oz, Breaking Bad gibi falan. Gerçi Oz her bölüm sert bir aksiyon olduğu için o hızlıydı :) Neyse, Sopranos gibi ağır baba dizileri karakterlere ısındıkça sevmeye başlıyorsun. Çok Sopranos fanı değilim ama şans vermelisin.
0
eazy
(16.11.18)
ilk bölümünden efsane zaten
0
i ve been mistreated
(16.11.18)
ilk sezon etkilemediyse bırakın.
0
ben demistim zaten
(16.11.18)
Sopranos, The Wire, Six Feet Under bu diziler herkese hitap etmiyor. Ben gencligimde bunlari deneyip ovenleri gorunce hasktrin ordan gotum gibi demistim ucu icin de. Yas kemale erip de izleyince hepsinin efsane oldugunu farkettim.

HBO klasikleri boyledir, zevk almiyorsan zorlama 3 5 sene sonra izlersin belki o zaman hosuna gider.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.11.18)
hbo klasiklerinden oz ve wire'ı izledim beğenirim gayet, six feet under'ı sevmeye sevmeye izleyip bitirdim sırf inattan bana göre overrated bi dizi. bunu da 1 sezon daha izleyip bitirmeyi veya bırakmayı tekrar düşüneyim o zaman, finali çok övülmüş merak ettim.
0
🌸semaforo de medianoche
(16.11.18)
sakın bırakma.

1. sezonda daha çok karakterleri, örgütlerin dağılımı ve ilişkileri gibi temel konular var. ilk sezonda göreceğiniz karakterleri zaten ilerleyen zamanlarda göreceksin. isimleri iyi tanımaya çalış.

sakın bırakma. 2. yi de bitir. sonra kopuyor. dünya tarihinin en iyi dizisi.

ben 2 kez izledim. 3. yü izlicem :)

edit: moltisanti'Nin şu yazarlık sevdası geçince aslında dizi kopuyor.
0
caletti
(16.11.18)
bu arada bana sorarsan da finalde pek bir bok olmuyor. bana ilk 3-4 sezon eğlenceli, son sezonlar ise biraz zorlama gelmişti.
0
i ve been mistreated
(16.11.18)
ooo! the sopranos! şu kısa ömrümde izlediğim en iyi 4 diziden biridir.
(diğerleri mad men, battlestar galactica, true detective.)
ikinci sezonda richie apriel diye dizi tarihinin en pisikopat karakterlerinden birisi gelecek ve herşey bambaşka olacak.
bence ikinci sezona da bir şans ver derim; zira tony'nin denyo oğluyla ilgili meseleler var, ailede bir "rat" var; sonra kumar borcu olan bir öğretmen tony'den yardım isteyecek; multisanti gene bi boklar yiyecek. offf! hatırladıkça neşelendim, heyecanlandım.
ne efsane diziydin be sopranos!
RIP Tony Gandolfini. Güzel insan. Unutulmayacak.
0
pangea
(16.11.18)
(9)

venedik'e gidenler??

mayeskuel
haftaya gidicem. herturlu yorumlarinizi paylasabilirsiniz. neye dikkat edeyim. ne yapayim vs..
haftaya gidicem. herturlu yorumlarinizi paylasabilirsiniz. neye dikkat edeyim. ne yapayim vs..
0
mayeskuel
(15.11.18)
Bence telefonunuzdan haritayı açıp bir yönden bir yöne gezebildiğiniz kadar çok sokak gezin, her yerinde ayrı bir güzellik çıkabiliyor. Vapur tarzı deniz araçlarıyla çevredeki küçük adalara gidilebiliyor, murano ve burano çok meşhur. Gondola binecekseniz geçen sene fix fiyat 80 avroydu hepsi, bütçenize göre siz bilirsiniz o kısmı. Oturup bir mekanda 3-4 saat geçirmenizi tavsiye etmem özellikle de 2-3 günden fazla kalmayacaksanız. Güzel butik kafeler var hoşunuza giden birkaç tanesine oturup soluklanır sonra gezmeye devam edersiniz bana kalırsa.
İtalya'nın her yerinde olduğu gibi hırsızlara dikkat edin. Yolda çarpışmış gibi yaparlar bir bakmışsınız telefonunuz yok.
Tadını çıkarın, bol bol fotoğraf çekin. İyi eğlenceler.
0
sys coyg
(15.11.18)
3 günden fazla kalacaksan ve 29 yaşını bitirmediysen, rolling venice youth card (www.veneziaunica.it) al. Vaporetto dahil sınırsız toplu taşıma kullanabiliyorsun o kartla. Normalde vaporetto çok pahalı. Vaporettoya binip bir baştan bir başa kanal turu yap. Murano ve burano'ya git. Rolling venice kartıyla bazı müzelerde indirim de oluyor.
0
pati
(15.11.18)
3 günden fazla vakit ayirma. Bizans’in atlarını mutlaka bul.
0
fever
(15.11.18)
venedik bu aralar sular altında gezilecek her taraf. sular aşırı yükselmişti geçen hafta. kötü bir zamanlama.
0
adivar
(15.11.18)
Bizim gibi iner inmez araba kiralamaya niyetlenmeyin. Sağlam rezil olunuyor.
0
sarper361
(15.11.18)
Çizme götür.
0
i ve been mistreated
(15.11.18)
Yüzme ogren. Su basıyor. Bir de kaybolma ihtimaline karsi tedbirli ol. Treni falan kacirma.
Son olarak yuksek umutlarla gitme.

(ben oradayken de su basti)
0
stavro
(15.11.18)
Ben hiç sevmemiştim afedersin. Google haritalardan bakılır, hem de daha rahat dolaşılır. Zaten turistik hale gelmiş, yerliler de rahatsız. Büyük bi yer olsa idare edilebilir de, daracık daracık yerleri görücem diye..
floransa ve roma. ama özellikle roma. kaçırılmamalı. Mümkünse adres değiştirin derim, o kadar. Roma <3
0
neynep
(15.11.18)
Neynep +1
0
fever
(15.11.18)
(6)

Entelektüel birikim nedir? Nasıl geliştirilir?

grobet
Sb
Sb
0
grobet
(14.11.18)
Zor bir soru sordun. Cevabı uzun. Eksiseyler okuyarak işe başlayabilirsin ama.
0
ideas worth spreading
(14.11.18)
birikimle gelişir bir anda zor. genel dünya tarihi ülkeler ile başlayabilirsin.
0
mikahakkinen
(14.11.18)
Oncelikle eksiseyler okumani onermem. Cok yanlis bilgiler de icerebiliyor cunku reklam amaciyla dogrulari insanlarin istedigi sekilde manipule edebiliyorlar.
0
Traveller
(14.11.18)
Dünya tarihi oku. Güvenilir, özet geçen kitaplarla işe başla. Önce İlk Çağ, Orta Çağ diye kronolojik olarak bugüne gel. Dünyanın bugünkü durumuna nasıl geldiğini bir öğren. Zaten okurken ilgini çekecek, bilmediğin bir sürü şeyle karşılacaksın. Bunları araştırıp öğren. Biraz temel felsefe kitapları oku. Biraz edebiyat klasikleri. Ülkeler coğrafyası. Ekonomik sistemler, solculuk, sağcılık, monarşi, demokrasi, otokrasi, dinler tarihi falan filan... Yabancı diller de lazım. Biraz fen bilimlerine de merak sarabilirsin. Fizik, matematik, biyoloji astronomi gibi. Okuduklarını zorlanmadan anlayacak derecede İngilizce de öğren böylece Türkçe kaynaklarla sınırlamak zorunda kalmazsın kendini.
0
i ve been mistreated
(14.11.18)
sapiens oku
0
japon askeri
(14.11.18)
Entelektüel birikim bir arkadaş grubunda konuşurken çok farklı alanlarda sohbete dahil olabilmek, en azından söylenenlere fransız kalmamaktır. Bu nedenle sinemadan edebiyata, tarihten ekonomiye farklı alanlarda okumanız, merak etmeniz gerekir.
0
ovungec zeus
(14.11.18)
(5)

aranızda hayatında hiç kıskanıldığını düşünmemiş biri var mı?

Bruce
soru basit, bu soruya evet cevabı verecek olanlar "hayatımda kimsenin beni kıskandığını düşünmedim" diyenler olmalı.nispeten başarılı bir insan profiline sahip biri olarak(okul, iş, sosyal hayat vs.) hayatım boyunca kimsenin beni kıskandığını düşünmedim. ne biri bana hasetle ve düşmanca yaklaştı ne
soru basit, bu soruya evet cevabı verecek olanlar "hayatımda kimsenin beni kıskandığını düşünmedim" diyenler olmalı.

nispeten başarılı bir insan profiline sahip biri olarak(okul, iş, sosyal hayat vs.) hayatım boyunca kimsenin beni kıskandığını düşünmedim. ne biri bana hasetle ve düşmanca yaklaştı ne de birilerinin arkamdan konuştuğunu duydum. içten içe kıskanıp bunu çaktırmamaya çalışana da rastlamadım, kuyumu kazana da. düşününce kıskanılacak bir yönüm yok çünkü, bir insanın beni kıskanmak için bir sebebi olmaz eğer ruh hastası değilse. ben mi "şanslı" kesimdenim yoksa sizi de kıskanan olmadı mı?

bir yandan kıskanç insanların etrafta olduğunu biliyorum, birilerini kıskanan insanlar gördüm çünkü. öte yandan bir insanın "x beni kıskanıyor" demesini biraz kibirli buluyorum. aslında tam kibir de değil, kendini fazla önemsemiş diyebiliriz.
bu açıdan bakınca bir eşitlik olması lazım, birileri kıskanıyorken birilerinin de kıskanılıyor olması lazım. e peki kıskanılıyorum diyeni "biraz şey" buluyorsak nasıl çıkıcaz bu işin içinden?
ben çıkamıyorum, kendimle çelişiyorum hatta sanırım. belki netleşirim diye fikirlerinizi merak ettim, teşekkürler...
0
Bruce
(13.11.18)
Ben.

Hatta şu son zamanlarda sosyal medya sebebiyle çok gündeme gelen "haters gonna hate" olayını da anlamakta çok zorlanıyorum. Geçen gün bir tweet/fotoğraf ne oluyorsa artık, ondan gördüm; biri şey yazmıştı "'haters' insanları anlamıyorum, makyajımı kıskanıyorsan sana da öğreteyim yapmasını. giysimi kıskanıyorsan nereden aldığımı sor. başarılarımı kıskanıyorsan gözlemle. neden birbirimizi yere çekiyoruz?" özetinde bir şeyler. "Allah allah, biri neden başkasının kendisinin makyajını kıskandığını düşünür acaba?" diye düşünmüştüm ben de.

Tabii ki, otuzbeş senelik hayatımda bana kötü davranan insanlar oldu ama sebebinin kıskançlık olduğunu düşünmedim hiç.
0
sopiro
(13.11.18)
ben kıskanılmayı bırak sevilmedim bile.
sen sevilmemek ne demek bilirmisin abidin ?
0
bana her yer cehennem
(13.11.18)
Ben de biraz önce kıskanılmayla ilgili soruyu okuyunca "Acaba beni kıskanan biri olmuş mudur?" diye şöyle bir düşündüm. Belki benimle ilgili bir şeylere bakıp "Bende de olsa" diyen biri olmuş olabilir, varsa da bundan haberim yok, ama bir insanın benim sahip olduğum ama onda olmayan bir şeyden kaynaklandığı belirgin olan kötü tavrını ya da düşmanlığını da doğrudan ya da dolaylı olarak hiç hissetmedim. Kıskanan varsa da bana yansıtamamıştır. Yansıttıysa da ben anlamamışımdır. Ben anlamadıysam o halde zaten benim için beni kıskanan biri yoktur. Başkaları da eğer kıskanıldığımı biliyorduysa bana söyleseydi. Artık sayılmaz...
0
i ve been mistreated
(13.11.18)
İnsanoğlu tamamen kendinde eksik olanı tamamlamak üzerine kurgulanmış bir varlık. Bu tanımın tezahür ettiği "imrenme, özenme, gıpta etme, kıskanma" gibi farklı yoğunlukta da olsa aynı duygudan referans alan onlarca duygu var. Kıskanılmak için bir başkasından bir "fazlanız" olması gerekmez. Bu insan doğasının en derinlerinde var olan bir zaaf. Sende eksik olan her neyse dünyayı o şekilde okursun, algılarsın.

Soruyu şöyle revize etmek lazım: Hayatın boyunca sahip olduğun, başardığın, elde ettiğin her şeye senin dışındaki tüm insanların mutlak bir içtenlikle ve tüm kalbiyle tıpkı senin gibi sevindiğini mi düşünüyorsun?

Dünya böyle bir yer mi? Ya da işte, okulda, aile ve yakın çevrende lirik romanlardan fırlamış müthiş ahlaklı ve insan olmanın erdemine her anlamıyla vakıf yüzlercesi mi var? Öyleyse geriye kalan 6 milyarı da aynı kefeye mi koyuyorsun?

Sorun çelişkiler barındırıyor! Az önceki duyuruda(ordan ilham aldığını belirttiğin için" kastetteğim şey "çekememezlik" bir anlamda. Ayrıca da evet, ben kendimi çok önemsiyorum senin değerler sistemin bu şekildeyse! Ya da eşiklerimiz çok farklı!
0
levent bilgen
(13.11.18)
Bana bakip haline sukredenler var.
0
acemi
(13.11.18)
(10)

10 yıllık fotoğraf arşivi düzenlemek hk.

sormayageldim
10 yıl belki daha da uzun süredir biriktirdiğim fotoğraf arşivim var fakat içi çöp dosya dolu. örneğin thumbnail resimler falan var aralarında. bunları temizlemek için yöntem var mı?örneğin program 100kb'dan küçük dosyaları otomatik temizlesin gibi
10 yıl belki daha da uzun süredir biriktirdiğim fotoğraf arşivim var fakat içi çöp dosya dolu. örneğin thumbnail resimler falan var aralarında. bunları temizlemek için yöntem var mı?

örneğin program 100kb'dan küçük dosyaları otomatik temizlesin gibi
0
sormayageldim
(13.11.18)
Total commander i yükleyip 100kb den küçük dosyaları seçip silebilirsiniz.
Hepsini tek. Klasöre kopyalayıp boyuta göre dizip yine silebilirsiniz
0
kisa
(13.11.18)
100kb'dan küçük dosyaları windows'ta da silebilirsin çok rahat.
klasörü ayrıntılar olarak görünüme alacaksın.
boyuta göre sıralayıp 100kb'dan küçük dosyaları topluca seçip silersin.

ama fotoğraf düzenlemek için daha kolay bir yol kesin vardır.
0
teritori
(13.11.18)
@teritori çok fazla klasör var hepsiyle tek tek uğraşmak istemediğimden sordum
0
🌸sormayageldim
(13.11.18)
O zaman total commander yükleyin
0
kisa
(13.11.18)
Aceleniz yoksa yarın mesaj atarsanız total commander üzerinden nasıl yapacağınızi adım adım anlatırım. Bu akşam yapmak istiyorsanız kabaca şöyle
0
kisa
(13.11.18)
Fotoların olduğu klasöre gelin. Alt+f7 ye basarak arama penceresini açın. Oradaki tablarin birinde size yazıyor oraya 100kb yazıp küçükleri bulabilirsiniz. Bir liste çıkarır. Altta bir düğme çıkr, ona basarak tüm sonuçları ayrı bir ekrana alabilirsiniz. Orada + tuşuna basıp sonra da enter a basarsanız hepsini seçer sonra da delete tuşu ile hepsini silersiniz
0
kisa
(13.11.18)
teşekkürler acelem yok henüz. fotoğrafları düzenleyip cloud servisine yedekleyeceğim
0
🌸sormayageldim
(13.11.18)
Klasörlerinizin hepsinin yer aldığı ana klasöre gidin. Aramaya *.jpg yazın ya da uzantıları neyse onu yazın. çıkan sonuçları boyuta göre sıralayın ve istediklerinizi silin.
0
i ve been mistreated
(13.11.18)
thumb dosyaları da fotoğraf formatında
0
🌸sormayageldim
(13.11.18)
bu son dediğiniz bir şey fark ettirmiyor. o zaman siz de dosyaları boyutuna göre sıralarsınız. eğer arada fotoğraf ve thumb haricinde bir dosya yoksa kolayca ayıklarsınız.
0
i ve been mistreated
(13.11.18)
(7)

Ne.....Ne...... kalibi

mesudiyeli mesut
Arkadaslar selam, Bu kalip zaten olumsuzluk belirttigi icin kullanildigi cumlenin fiili olumlu olmali diye biliyorum; ama bu kati bir kural mi? Olumsuz kullanimi da soz konusu mu? Zira kitaplarda bile denk geliyorum: "Ne Ortiz ne de terzibasi Prosdocimo bu ise katilmiyorlardi" gibi.. "Katiliyorlardi
Arkadaslar selam,
Bu kalip zaten olumsuzluk belirttigi icin kullanildigi cumlenin fiili olumlu olmali diye biliyorum; ama bu kati bir kural mi? Olumsuz kullanimi da soz konusu mu? Zira kitaplarda bile denk geliyorum:

"Ne Ortiz ne de terzibasi Prosdocimo bu ise katilmiyorlardi" gibi..

"Katiliyorlardi" olmali benim bildigim; ama kitaplarda bile gorunce acaba tersi de yanlis degil mi diye dusundum.

?
Tesekkurler.
0
mesudiyeli mesut
(13.11.18)
bu katı bir kural.
0
tepedeki psychedelic adam
(13.11.18)
benim bildigim uzun cumlelerde fiilin olumsuz kullanimi da kabul ediliyor cok kafa karistirici olmamasi acisindan. yani "ne...ne..."den sonra cumle bayagi daha devam ediyorsa fiili de olumsuz koyuyorlar ki basa donup ne oldugunu hatirlamak gerekmesin. ama benim bildigim kurala gore fiil olumlu olmali. "ne okudum ne yazdim" gibi bir cumlede olumlu fiil kullanmak goze batabilir belki ama daha uzun cumlelerde olumlu da kullaniliyor gordugum kadariyla.
0
der meister
(13.11.18)
Katı/gevşek gibi bir durum değil, kural kuraldır. "Ne - ne" kullanımında yüklem olumludur. Diğer kullanımların tamamı bu kuralı bozar. Kitaplarda vb görülmesi de bunu hafifletmez. Zira kitaplarda sürüyle gramer ve imla hataları görüyoruz. Ben şaşırmadım açıkçası.
0
gonion
(13.11.18)
Sallanmaz o kalkista ne bir mendil ne de bil kol'daki gibi fiil once gelmemisse fiil olumlu olmak zorunda. Bircok cevirmen, yazar ne b.k biliyor ki!
0
Traveller
(13.11.18)
Doğru kullanımı o kadar azaldı ki insanlar yanlış kullanımın doğru olduğunu zannetmeye başladılar. Hani bir nevi kıyamet alameti gibi bir şey bu... Kullananların çoğu kullanmayı beceremiyor. Ya da başta olumsuz kullandığını unutup sonunu da olumsuz bağlıyor. Anlaşılması zor bir durum. Eğitim şart.

Hangi kitapta gördüğünüz de önemli. Fotokopiciden bozma yayınevlerinde normal. Hangi yazar, hangi yayınevi?

Ayrıca gevşek diyen halt etmiş.
0
i ve been mistreated
(13.11.18)
bazi kitaplarda imla ve dil bilgisi hatalarina dikkat etmekten konuya odaklanamiyorum. hatta hayatimda ilk ve son kez ales calisma cabam da bu sekilde sonlanmisti. kitapta o kadar cok hata vardi ki soru bu hatayi mi soruyor yoksa gercekten hata mi yapilmis anlayamiyordum, ales'e calismayi biraktim :)
0
in vino veritas
(13.11.18)
Bir de ben yazayim da tam emin olun. Anlatim bozukluguna girer olumsuz eylemle kullanimi.
0
dont eat me
(13.11.18)
(7)

jamal khashoggi (cemal kaşıkçı)

not sure if serious
bu adamın adı jamal khashoggi ancak niye cemal kaşıkçı türkçeleştirerek yazıyorlar? kendisi aynı zamanda türk vatandaşı mı?
bu adamın adı jamal khashoggi ancak niye cemal kaşıkçı türkçeleştirerek yazıyorlar? kendisi aynı zamanda türk vatandaşı mı?
0
not sure if serious
(23.10.18)
Arapça'da Ç sesi olmadığı için "kaşıgcı" şeklinde telafuz ediliyor. Ataları vaktiyle suudi arabistan'a göçmüş. Kendisi Türk vatandaşı değil, etnik olarak Türk.
0
farabi
(23.10.18)
Şimdi bu adam Suudi, ismi vs yazılırken haliyle Arap alfabesi kullanılıyor, bu adamın ABD'de oturum izni var, Amerika adamın ismini Arapça yazamayacağına göre haliyle kendi duydukları şekilde yazıyorlar, o zaman da adamın adı Jamal Khashoggi oluyor, biz de aynı şekilde adamın ismini kendi duyduğumuz şekilde yazıyoruz Arap harfleriyle yazamayacağımız için, o zaman da Cemal Kaşıkçı oluyor. Yani konunun etnik kökenle Türklükle bir ilgisi yok, dilbilimi böyle.
0
angelus
(23.10.18)
ben de sormuştum aynı soruyu burada. adam türk kökenliymiş. ataları türkiye'de yaşıyormuş, kayserililermiş hatta. zamanında suudi arabistana göçmüşler. en meşhurları (bkz: adnan kaşıkçı). bu vatandaş da adnan kaşıkçı'nın yeğeni. kaşıkçı'nın "khashoggi"ye dönüşme hikayesi @angelus'un anlattığı gibi ama kökenle alakası olmadığı bilgisi doğru değil. arap alfabesi kullanan ülkelerdeki vatandaşların amerikaya avrupaya gittiği zaman moustapha, oumar, mahamadou falan olması da aynı şekilde gerçekleşiyor.

edit: www.eksiduyuru.com

bonus: www.google.com.tr
0
nrmnm
(23.10.18)
iwasbornonamountainside
(23.10.18)
Yabancı kelimeler ve özel adlar Türkçe cümlelerde kullanılacağı zaman, kelimenin geldiği dil Latin alfabesi kullanıyorsa kelime olduğu gibi aktarılıyor. Eğer dil farklı bir alfabe kullanıyorsa kelime Türkçe okunuşuna göre yazı diline aktarılıyor. Bu kelimenin Türkçede bir benzeri veya Türkçesi varsa (Jamal yerine Cemal, Plovdiv yerine Filibe demek gibi) bu kullanılıyor.

Ayrıca Murat Bardakçı bu konu ile ilgili yazısında kelimenin aslının Kaşıkçı olmayabileceğini, ailenin de Türk değil de Çerkez olabileceğini söyledi.

Bunun da ötesinde, bize yakın coğrafyadan, bizde örneği bulunan kelimeleri İngilizcedeki yazımıyla Türkçeye aktarmak bana bir tür ufuk darlığı, kendine yabancılaşmışlık, bilgisizlik gibi görünüyor.
0
i ve been mistreated
(23.10.18)
Yabancıların Şevçenko, Pavlyuçenko, Vladimir Besçastnıh, Oleksandr Şovkovskiy örneklerindeki gibi kendi alfabeleri ile yazılan isimler okunduğu gibi yazılıyor Türkçe'de.
0
goodz
(23.10.18)
Şahtar donetsk gibi düşün. Yabancı alfabelerde okuduğun gibi aynen yazıyorsun.
0
alwayschargeneverbend
(23.10.18)
(8)

şili etfal'de çalışacak birisi nerde ev tutmalı?

hepatus
şişli etfal hastanesinde çalışacak birisi için hangi bölgede ev tutmak uygun olur, başka semt ilçe de olabilir metro, metrobüse yakın. fikir ve önerilerini bekliyorum
şişli etfal hastanesinde çalışacak birisi için hangi bölgede ev tutmak uygun olur, başka semt ilçe de olabilir metro, metrobüse yakın.
fikir ve önerilerini bekliyorum
0
hepatus
(13.10.18)
Yürüme mesafesinde yerlerde tutabilir. Osmanbey, feriköy, şişli merkez.
0
fasulyek
(13.10.18)
Sarıyer'de mi Seyrantepe'de mi çalışacak? Tam yerini belirtirseniz ona göre cevap verilsin.
0
old possum
(13.10.18)
ucuz ariyosan kurtulus
eglenceye, 3. nesil kahveciye yakin ariyosan bomonti
sakin falan ariyosan hanimefendi sokak civari
0
hjarteblod
(13.10.18)
@old possum
şişli merkez öncelikli, diğerleri kısa süreli
0
🌸hepatus
(13.10.18)
Dikilitas ve fulya iyidir.
Dikilitas havadar, nezih ama yokus sorun olabilir.
0
tunaktunaktun
(13.10.18)
kimse de dememiş ki şişli etfal yavaş yavaş taşınıyor diye..

Hangi birimde çalışacaksanız nereye taşındığını öğreniniz.
0
binder dandet
(13.10.18)
Meşrutiyet mahallesi, osmanbey
0
i ve been mistreated
(13.10.18)
hepinize teşekkürler.
taşınacağını biliyorum, ancak ev için ilk tecihimiz şişlideki binaya yakın olması.
Aile Hekimliği Uzmanlığı için.
0
🌸hepatus
(16.10.18)
(12)

Cok darlayan arkadasi nasil reddediyorsunuz?

cossecant
Kankitolar, Ozellikle son 1-2 aydir mesajlariyla asiri darlayan aslinda cok da samimi olmadigim bir arkadas var. Yahu kiz surekli "Kuzum napiyosun, kuzum yarin sizdeyim" diye mesajlar atiyor, ben artik genelde 1 gun gec yanit vermeye basladim, bahane buluyorum gelmesin diye, kendini zorla kabul ett
Kankitolar,
Ozellikle son 1-2 aydir mesajlariyla asiri darlayan aslinda cok da samimi olmadigim bir arkadas var. Yahu kiz surekli "Kuzum napiyosun, kuzum yarin sizdeyim" diye mesajlar atiyor, ben artik genelde 1 gun gec yanit vermeye basladim, bahane buluyorum gelmesin diye, kendini zorla kabul ettirecek.

Gecen dedim ki, temizlik yapmam lazim musait degilim dedim, kiz hemen diyor ki ayy kuzum ben heen geliyorum sana yardima diyor. Of vallahi canima tak etti. Sonra dedim sen gelme ben musait oldugumda haber vercem dedim, sabahin korunde mesaj atmis patronundan izin almis gelebilirmisis.

Ya acikcasi icimde kotu hisler var, esimin kardesi bosanmak uzere, bu kiz da zamaninda esimin kardesiyle flortlesmis. Simdi galiba bosanacaklarini bildigi icin ozellikle yanasmaya calisiyor. Yok kavanoz kavanoz recel getirecekmis, bebegime patik prmus falan. Baydi yani, samimiyetsiz geliyor bana. Esimin abisiyle ilgili seyler ogrenmek icin beni kullaniyor, hayatimiza girneye calisiyor gibi.

Bazen oldu gunlerce cevap vermedim,sonra yaziyorum kizda hic alinma gucenme yok yani.

Boyle insanlari napiyorduk? Nasil mesafe koyuyorsunuz? Bana samimi gelmiyor bu kiz, sizce de oyle degil mi?

Bir programda tanismistik, ilk baslarda iyiydi de sonra cok kafa utuledi. Kuzum, canim, kelimeleri dilinden dusmuyor. Illa gelecek, illa gelinecek bjzim eve. Ay bezdim. Surekli de ergen muhabbetleri. Yani frekansimiz da uymuyor. Ah bilmiyorum.

Diyor ki gecen esimim abisini stalkliyormus, abim anlamis o oldugunu direkt sormus kizasen misin diye, sonra normal muhabbet etmisler. Kiz hemen bana yazmis. Ay elim ayagim titredi o an napcagimi bilemedim. Bi kac gundur ruyamda goruyodum, cok heyecanlandim cok utandim falan fistik sacmaliyor. Kendi kendine bi havaya girmis. Ben anlam veremiyorum. Bilemiyorum Altan.
0
cossecant
(05.10.18)
Cevap atma. Ararsa açma. Ben böyle yapıyorum
0
beyaztenlikiz
(05.10.18)
niye aklındaki argümanlar neyse onları sunarak net olarak reddetmiyorsun? 2 dakikada halledilecek şey için 10 paragraf yazı yazmışsın. hep bi çevreden dolanma çabası, kuşları ürkütmeyeyim düşüncesi. siz kadınları anlamak çok zor.
0
i ve been mistreated
(05.10.18)
Yazım diliniz çok sürükleyici.

açıkça söylesen ?
0
biravekahve
(05.10.18)
bazıları açıkçayı da anlamayabiliyor. mesajlarına cevap verme, gelmek, buluşmak istediğinde bahaneler bul. kendi isteklerini yaptırmasına izin verme. ödün vermeyip dayanırsan bir hafta on güne uzaklaşır.
0
bitse de gitsek
(05.10.18)
Bazen oldu günlerce cevap vermiyorum yazmışsın. İstediğin zaman kaale almayadabiliyormuşun. O zaman niye bu kadar gerdin ki kendini. Günlerce cevap yazmadıktan sonra yine yazmamaya devam etseydin ya Altan bunda bilemeyecek ne var.
0
for day to break
(05.10.18)
Sınırladınızı sertçe çizim. kibar olacağım diye kendine bahane arıyorsun. En basit şey var, bloklar geç? Ölecek misin?
0
KaraSakall
(05.10.18)
eşimin kardeşi sevgili yaptı de o zaman, bıçak gibi kesilir
0
prasinos
(05.10.18)
çok samimi olmadığın birine rest çekmek daha kolay değil mi? yakın olsanız aman alınır aman bozulur diye düşünebilirdiniz. bence pasif agresiflik yapıp hayatı kendinize dar etmeden görüşmek istemediğinizi söyleyin. bahaneler bulursanız günü kurtarırsınız, yine yazar. müsait değilim dersiniz, diğer gün darlar.
0
nice tnetennba
(05.10.18)
Siz de benim gibi ayıp olur mu diye kendinizi yiyorsunuz galiba, böyle insanlar çok arsız oluyor, bir bakmışsınız sizin eve yerleşmiş. Ben hiç cevap vermedim, iki yılda kurtuldum:) İki yıl boyunca cevap almasalar da yazmışlardı. Kolay gelsin.
0
geçerkenugradım
(05.10.18)
ben direkt siktir git sevgilim misin amk deyip birkaç gün aramıyorum.

ama tabii biz erkeğiz aramızda bunlar pek sorun olmuyor yüzsüzüz iki gün sonra yine kankayız.
0
benibenim
(05.10.18)
bi amacı olmasa yüzsüzlük yapmaz, karşılıklı ilişkinize önem verse cevap vermemene bozulur gelmezdi ama o fark ettiğin gibi hedefe kitlenmiş olabilir.

bence kendi sınırlarını çizmen açısından bir adım atacağın için sert şekilde reddet ve senden çekinmesini sağla. sınırlarını ihlal ediyor, edemez. bu kız yarın bigun senin yengen olsa hayatının içine eder bu gidişle.
0
hopp
(06.10.18)
açık açık yaz, kardeşimin eşi boşanma durumundayken senin buraya gelmen hiç hoş karşılanmıyor, kusura bakma ben seni kabul edemem de geç.

niye uğraşıyon 2 kuruş karakteri olsa böyle yanaşmaya çalışmaz zaten.
0
killerbee
(14.10.18)
(10)

Duyuru kullanıcılarının profilleri

levent bilgen
1) Ekşi Duyuru deyince zihninizde nasıl insan profilleri beliriyor?2) Sizce insanlar ne için burada? 3) Duyurulardaki geri dönüşler ve cevaplar yeterince tatmin edici mi?4) Kullanıcı kalitesini yüzdeye vursanız sizce yüzde kaçı kişisel parametrelerinize göre “kaliteli” addedilir?5) Burası da sözlük
1) Ekşi Duyuru deyince zihninizde nasıl insan profilleri beliriyor?

2) Sizce insanlar ne için burada?

3) Duyurulardaki geri dönüşler ve cevaplar yeterince tatmin edici mi?

4) Kullanıcı kalitesini yüzdeye vursanız sizce yüzde kaçı kişisel parametrelerinize göre “kaliteli” addedilir?

5) Burası da sözlük gibi 5-10 yıl önce görece daha kaliteli bir yer miydi?

Şahsen cevabı çok net, köşeli sorulara bile zaaflarını ve aşağılık komplekslerini ortaya döken bir üslupla cevap veren, cevaplarında zerre kadar zeka pırıltısı olmadığı halde kendini “troll” zanneden, kendi yaşının ve tecrübesinin çok ötesinde ve büyük büyük, peşin hükümlerle kendince insanlara akıl veren kullanıcıların sayıca daha da arttığını görüyorum.

Bu sadece tespit, duyuru istediği yere gidebilir. Ülkede her şey ortalama altı bir ekosistemin yoğunlukta olduğu bir yere evriliyor zaten.

Sizce durum ne?
0
levent bilgen
(01.10.18)
1) bence ekşiduyurunun tanınmış simaları mesai saatlerinde boşluğu çok olan insanlar. gündelik hayatta da sosyal hayatı eh işte olanlar.

2) zaman öldürmek. ortam yapmak.

3) her zaman değil.

4) yüzde 25 falan

5) bu geyikten bıktım.
0
kablelvuku
(01.10.18)
1) asosyal insanlar zihnimde canlaniyor.

2) farkli bir havasi var buranin, ondan buradalar. bir de yardimlasma, fikir danisma yeri burasi. guzel ortam aslinda.

3) yeterince degil. bakis acilari birbirine yakin.

4) cogu lisans mezunu veya okuyor, bilincli insanlar. ama kaliteli diyemem. benim kalite standartlarimda egitim seviyesi cok fazla onem arzetmiyor.

5) bu sorunun cevabini bilmiyorum.

ek olarak, bence insanlar kendileri olmali. yani eksi duyuru tranine binip kendi dusuncelerine zincir vurmamalilar.
0
Leonardo~Da~Vinci
(01.10.18)
Genelde boş yapan insanlar canlanıyor gözümde. Yüzeysel, derinliği olmayan gerçek üstü sorular, cevaplar. Ben dahil.
0
[GODDARD]
(01.10.18)
Benim en çarpıcı bulduğum özellik “şöyle bir şey alayım mı” diye sorduğumda sürekli “o para ona verilmez git şunu al” diyen insanlar. Böyle bir yer canlanıyor.
0
i ve been mistreated
(01.10.18)
1. Belli bir insan tipi belirmiyor. Çok çeşitli insanlar var burada. Zekisi, komiği, asosyali, eziği, cool'u, aptalı çok farklı insan var.

2. Yine değişik sebeplerden burada herkes. Kimisi yalnız, kimisi asosyal, kimisi sorusuna cevap arıyor, kimisi trollemek istiyor.

3. Cevapların % 60'ı tatmin edici.

4. % 30'u kaliteli.

5. 5-10 yıl öncesini bilmiyorum ama iki sene öncesinde bile daha kaliteli bir yerdi.
0
fragile lady
(01.10.18)
1- eksici dediğimiz insan profili.
2- vakit oldurmek icin. Face gibi.
3- degisken
4- %20-30
5- bir nebze
0
stavro
(01.10.18)
1)Her türden insan var. bir profil belirmiyor.
2)bazı insanların orjinal fikirleri var kimsenin göremediğini görüyorlar.
3)tatmin edici değil. genelde popi kullanıcılara, trollere ve kadın yazarlara daha çok geri dönüş oluyor.
4)her zaman aynıydı.

Duyuru kullanıcıları genelde trollere ve aşağılık kompleksli insanlara daha çok cevap veriyorlar benim gördüğüm.
0
komando kani var bende
(01.10.18)
1. Cok degisik bir insan panoramasi var safariye cikan da var metrobuse binen de :D

2. Temelde sorunlarini yahut teknik problemlerini cozmek icin burada bulunan yalniz insanlar var.

3. Ozellikle gonul iliskileri konusunda asiri sabit fikirli fikrini insanlara alttan alta dikte etmeye calisan tipler de gordum fakat nokta atisi tespitleri ve cok ciddi analizleri olanlar da var.

4. 3% Buraya bir parantez acmak isterim. 'Kaliteli' seklinde siniflandirma yapmak benim haddime degil ancak benim kafamdaki profile uyan ancak yuzde 3 luk bir kesim vardir.

5. Hayir.
0
perfectum
(02.10.18)
1-2) Normal insanlar da var, çok garip insanlar da. Ama bir kısmının evde otururken falan, hayatta mutsuz oldukları için, buradan gelecek ilgiyle tatmin olmak amacıyla "ya dur gireyim de bir karım bakire olsun istiyorum, ama solcu kadınların hepsi gerizekalı, bu durumda çocuğumu dövmem normal mi?" falan diye, muhtemelen "random insult generator" kullanılarak yarattıkları fikirleri yazdıklarını düşünüyorum. Aksi halde, yani normal fikri bu olan insanların varlığını rahatsız edici buluyorum. Tabii bir yandan da banane. "İyiki bu insanları sadece online olarak biliyorum, günlük hayatta sohbetim olan kişiler falan değiller" diye mutlu oluyorum, o açıdan güzel. Çok hoş, kibar insanlar da var tabii.

3) İçeriğe göre değişiyor, tutarlı değil.

4) Kaliteli insan söylemini çok doğru bulmuyorum ben. Yukarıda dediğim gibi rahatsız edici olan kişiler şüphesiz var da, ben kimim ki kaliteli kalitesiz diyeyim başkasına.

5) Ben 8-9 yıldır burdayım herhalde, bir değişim olduğuna dikkat etmedim.
0
sopiro
(02.10.18)
1- Az sayıda yardımsever, bilgili, bol miktarda da trollerin bulunduğu bir platform aklıma geliyor.

2- Bir kısım kullanıcıyı tanımasa bile sırf laf sokmak için yorum yazıyor, bir kısımda gerçekten yardım ediyor, 8 yıldır buradayım hiç yorumlarını görmediğim kullanıcılar bir sıkıntım olduğunda yardımcı oldular.

3- Evet.

4-Troller dışında bence çoğu kişi kaliteli,iyi eğitim almış kişiler.
5-Sözlüğü çok takip etmediğim için karşılaştırma yapamadım.
0
geçerkenugradım
(06.10.18)
(16)

çocukta okuma yazma merakı

babilbaligi
gençler,bizim bir sıpa var. normal, ortalama, sümüğünü yiyen bir çocuk. yakında 4 yaşına girecek. şimdi buna son 1-2 ayda bir haller oldu, böyle tesadüfen karşısına çıkan bir planeteryumdan (kreşlerine gelmiş) bir uzay merakı, sürekli antin kentin sorular falan derken okumaya ve yazmaya merak saldı.
gençler,

bizim bir sıpa var. normal, ortalama, sümüğünü yiyen bir çocuk. yakında 4 yaşına girecek.

şimdi buna son 1-2 ayda bir haller oldu, böyle tesadüfen karşısına çıkan bir planeteryumdan (kreşlerine gelmiş) bir uzay merakı, sürekli antin kentin sorular falan derken okumaya ve yazmaya merak saldı.

şimdi biz biraz ikilemde kaldık. çocuk soru sorduğunda basit bir dille cevap veriyoruz. yazmak istediği harfler olunca soruyor, gösteriyoruz. mesela dün adının baş harfini yazmak istedi gösterdik yazdı. sonra hoşuna gitti, 50 kere falan yazdı. muhtemelen bu böyle devam edecek, bizim kitaplarda resim olmadığını fark ettiğinden beri böyle.

acaba bu sıpa bu yazma işinde böyle giderse bir sakıncası olur mu? okumaya da merak salacak gibi, onu da göstermenin bir sakıncası olur mu? yarın okulda falan başımıza iş alır mıyız? yoksa bırakalım aksın gitsin mi?

bu konuda okul pedagoğu ile görüşmeden önce fikirlerinizi merak ediyorum.
0
babilbaligi
(01.10.18)
Ben okula başlamadan önce okumayı öğrenmiştim 4-5 yaşlarında. Siz pedagoğa sorun ama bence sakıncası yok.
0
monogram
(01.10.18)
Ben de o yaşlarda bazı şeyleri okuyup yazabiliyordum sonrası iyi gitmedi:)
0
bos gezenin bos ustasi
(01.10.18)
yanlış bilgi vermeyeyim ama kreş ve anaokulunda okuma ve yazma öğretilmiyor. çünkü ilkokula geçtiklerinde zorlanıyorlarmış. sonuçta öğretmenin bi stili olacak ve çocukta yerleşmiş bi bilgi olacak, çatışabilir. ya da okuyor diyelim, akranlarından önde olacak derslerde sıkılacak vs. bi ilkokul öğretmenine sorsanız aslında.
okul.com.tr
0
elorelia
(01.10.18)
3 yaşında okuma yazma öğrenmiş biri olarak cevap veriyorum. okula başladığında kendisi okuma yazma biliyor olacak ama sınıf arkadaşları yeni yeni öğreniyor olacak, tabi herkes aynı hızla öğrenemiyor, yavaş öğrenenler olacak. bu çocuğumuz sınıf arkadaşlarının salak olduğunu düşünecek, kendini onlardan üstün görecek vs. sonra birinci sınıfta bir sayfa düz çizgi çiz, yok efendim bir sayfa bilmemne çiz, şu harfi yaz gibi ödevler veriliyor ya, bu ödevleri çok saçma bulacak, ben zaten okuma yazma biliyorum bu ne ki diyerek ödevleri annesine/babasına veya yakınındaki birine yaptıracak.
ben durumdan gayet memnundum ve çocuğun ilgisi de varsa okula başlamadan gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum aslında. ama şu yaşıma geldim, hala o sınıf arkadaşlarımı hepsi salaktı diye hatırlarım, hoş bir şey değil.
0
pati
(01.10.18)
4 yaşinda okumayı öğrenmiştim ben baya normal şekilde. Yazi yazmayi sevmiyodum ama kalem tutmayi sevmediğim için dhdhdh

Bi sorun olmadi bence ya, 1. Sinifta millet okumayi ogrenirken ben rahattim yani. Erken okumayı öğrenmek iyi bence, oğretin diyorum ben.
0
nundu
(01.10.18)
okul öncesinde okulda öğretilen şeyleri öğrenen çocuklar okuldayken sıkılıyorlar. diğer arkadaşları ilk kez öğrenirken onlar zaten biliyor olacaklarından sıkılıyorlar. bu sıkılganlık hali sonrasında genel olarak okul hayatına yansıyabiliyor.

okul öncesinde okuma-yazma öğrenen arkadaşlarım, tanıdıklarım şimdi atomu parçalamıyorlar bilakis okulda nefret etme düzeyindeler
0
yemrem
(01.10.18)
Eğitimciler kesinlikle okul öncesinde okuma/yazma öğretilmemesi gerektiğini, çocuğun ilk okulda uyum problemi yaşayacağını söylüyorlar. Şu an durum bu şekilde olabilir işler hızla değişiyor. Her çocuğun elinde birer tablet var. 5 sene içinde okumayı bilmeden okula gelen kalmaz diye düşünüyorum.
0
zombi
(01.10.18)
Ben okumayı üç buçuk yaşındayken öğrenmiştim. Okula başladığımda da daha altı yaşıma girmemiştim. Orada geçen sürede sürekli pek bir şey anlamasam da gazete okuyordum kitap okuyordum vs. Yukardaki arkadaşın da dediği gibi okula başladığında herkesin geri zekalı olduğunu düşünmüştüm. Ne yazık ki bu düşünce geçmedi. Halen insanların büyük bir kısmının geri zekalı olduğunu düşünüyorum xd. Muhtemelen eğer okumaya devam ederse genel kültür konusunda Özellikle ilgilendiği konularda Yaşıtlarının ve muhtemelen kendisinden birkaç yaş büyüklerin de bayağı önünde olacak. Ama bir yandan da yine yukarda dendiği gibi ödevleri yapmaya üşenen biri olabilir, okuldan sıkılabilir, arkadaşlarını yüzeysel bulabilir. bir de erken başlatırsanız büyüklerin arasında ezilebilir. Bence kontrollü giderseniz sorun yok. Edebi ürünlerle de besleyin. çocuk klasikleri verin hevesi varken okusun. Sorularını cevapsız bırakmayın. Ben anneme soru sormayı bıraktığımda 6 yaşındaydım. Sürekli bilmiyorum cevabı almak beni kendi cevaplarımı bulmaya yöneltti. Siz cevabı bilmiyorsanız en azından bulacağı yere yönlendirmeye çalışın. Bir de okumayı biliyordum ama ben yazı yazmayı bir türlü beceremedim. Çok sıkıldım 1. Sınıftayken. Halen kalemi yamuk tutuyorum ve yazım çok kötü. Bu konu önemli. Dikkat edin bence. İyi yönlendirirseniz bu çocuk atom mühendisi bile olabilir. Ne seviyorsa onu okutun. Ne okusa ne öğrense kâr bu yaşlarda.
0
i ve been mistreated
(01.10.18)
Ben 2,5 yaşında okumayı öğrenmiş bir insanım ama benim nasıl bir insan olduğuma bakılarak, "aman kalemi kağıdı uzak tutalım" deme ihtimaliniz yüksek sanırım.

Cevap: aksın gitsin.

Daha ciddi cevap vereyim ben de: Bence de okumayı öğrendiği zaman öğrensin, engellemeyin, istediği şeyleri okusun. Benim kendi hayatımda gördüğüm tek dezavantajı şu oldu; okumayı bilen bir çocuk olarak kitap okumak hep ilk tercih ettiğim şey oldu. Küçük bir yaşta kendimi oyalamayı öğrenmiş oldum yani. Böylelikle de başka kimseye ihtiyacım olmadı. Teneffüste de kitap okudum, okuldan sonra da, hafta sonu da. Biraz uzaklaştırdı yani insanlardan. Şu an 34 yaşındayım, hala bir grup insanla vakit geçirmek yerine, kitap okumayı tercih ederim. Başka insanları da bu sebeple biraz tahammül edilmez buluyorum, biriyle uyumlu bir denge tutturmak nadir ve zor oluyor. Ben şahane olduğumdan değil yani, garip olduğumdan.

Ayrıca yukarıda da dendiği gibi, okulda hep en küçük yaştaki kişi ben oldum. İlkokula 4 yaşında başladım, birinci sınıfı yaşım geçsin diye iki defa okudum. Liseyi 16 yaşında bitirdim, üniversitede de hep sınıf arkadaşlarımdan genç oldum. Öğretmenliğe başladığımda 21 yaşındaydım. Bu benim için bireysel bir sorun olmadı ama, sizin çocuğunuz böyle durumlarla nasıl başa çıkar onu önceden kestirmek zor olur tabii. Hatta kardeşi olup olmaması falan da böyle şeyleri (dışa dönüklük vs) etkiler.

Belirli bir yaştan sonra artık yaşın önemi kalmıyor bence. Yani mesela 30lu yaşlardan sonra artık ne iş yaparsanız yapın "çok fazla genç olmak" gibi bir durum olmadığından bu tarz detaylar da önemini yitiriyor diye düşünüyorum ben, o yüzden ergenliği atlattıktan sonra çok da sorun edilmez herhalde. Okulda canı sıkılırsa, siz evde desteklersiniz. Yanında hep çalışacak bir materyali olur, öğretmenine daha zor çalışma konuları vermesini, belki daha araştırmaya yönelik çalışmalara yönlendirmesini söylersiniz.

Özellikle desteklemeseniz de önünü kesmeyin demek istiyorum yani, bir de rol modeli olmanız önemli. Ben çocukken kitap okumaya özendim çünkü annemi ve benden büyük kardeşlerimi sürekli ellerinde kitapla görürdüm. Normal vakit geçirmek öyle yapılır sanıyordum. Söyleyeceklerim bu kadar. :)
0
sopiro
(01.10.18)
Aksın gitsin +1 (kendimden örnekleyeceğim)

Sebep?

Ben de okuma yazmayı erken öğrendim. Okulda sınıfta 3 kişiydik okumayı erken söken. Ve 3müz de şu an çok iyi üniversitelerde ve bölümlerde okuyoruz. Bana hep okumayı erken sökenler daha zeki gelmiştir.

Ne güzel işte. Çocuk sordukça yanıtlayın, yardım edin.

Okul hocası zaten iyi bir öğretmense çocuğunuza fiş değil hafif metinler, kitaplar verir. Sağ olsun bizim hoca öyleydi. Çok da faydalı oldu. En azından küçüklükten kazandım okuma alışkanlığımı.
0
helena
(01.10.18)
ogrenip giderse okulda sikilir deniyor da, ogrenmeden giden cocuk da okuldan sikiliyor. okuldan sikilma konusunun okumayi biliyor olarak gitmekten bagimsiz bir konu oldugunu dusunuyorum. kimi cocuk okulu seviyor, kimi de sevmiyor.

cocugunuzu ukala ve kendini olmadigi bir sey sanan bir birey olarak yetismesi sizinle ilgili.

cocugun icinden gelen okuma durtusune engel olmak bana dogru gelmiyor. 3 yasinda resim yapmak istese hayir mi diyeceksiniz?
0
jimicik
(01.10.18)
ilkokula başladığında çeşitli sorunlarla karşılaşabilir. öğretmen burada çok önemli aslında. herkes öğrenirken normalde sıkılabilir, derslerden soğuyabilir. benim oğlan okuma/yazma biliyordu, öğretmeni arkadaşlarına harf öğretirken bizimkine kitap okutuyordu. hala da öyle, bildiği bir şeyi tekrar etmek angarya geliyor sıpaya.
0
altinci nesil caylak
(01.10.18)
Aksın gitsin +1
Benim küçük kızım bu şekilde 4 yaşında okuyabiliyordu. Tavsiyem iyi bir okul. Bazı okullarda bu çocukları toplayıp bir sınıf yapıyorlar. Diğer normal çocukları eziklemek yerine kendileri gibi bir miktar daha ileriden gidenlerle beraber olur, sıkılmaz.
0
SiyamkedisiZorro
(01.10.18)
önceden okumayı söken çocuğun 1. sınıfta sıkılma olasılığı çok yüksek, genellikle sonrasında okul hayatı boyunca etkilerini yaşıyorlar.
hevesini kırmadan ilgisini başka yönlere kaydırabilirseniz iyi olur. resim, müzik, kukla vs. başarma duygusunu tatmin edecek başka bişeyler bulmaya yönelin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.10.18)
Yeğenim okula gitmeden gazete okumaya başlamıştı ama şimdi istediği bölüme gidemiyor. İl birinciliği bekliyorlardı. Lakin şu sıralar sorunlu haşarı biri oldu diyebilirim. Asla benim çocuğum akıllı diye şımartmayın.
0
for day to break
(01.10.18)
sisteme uyumu zorlaşır gibi sıkıcı bir argümanla çocuğun biricikliğini bastırmayın/törpülemeyin bence. herkesin bir ritmi vardır. demek ki zamanı gelmiş, insanın hayatta merak sahibi olması ve onu tatmin etmesi kadar güzel şey yok. okul çağında da diğerleri çocuğunuzun seviyesine gelinceye kadar daha esnek bir düzen izleyebilirsiniz. flexi-schooling gibi.
0
evanka
(01.10.18)
(7)

Düz lisans mezununun iş bulması bu kadar zor mu?

ceann deas
Sözlükte olsun forumlarda olsun herkes yüksek lisans yaptığından yoksa iş bulamadığından bulsa da asgari ücretten fazla kazanamadığından yakınıyor. Universite 3. Sınıf öğrencisi olarak iş arama deneyimim olmadığı için merak ediyorum normal lisans mezununun torpil falan olmadan 2.500 tlye işe başlama
Sözlükte olsun forumlarda olsun herkes yüksek lisans yaptığından yoksa iş bulamadığından bulsa da asgari ücretten fazla kazanamadığından yakınıyor. Universite 3. Sınıf öğrencisi olarak iş arama deneyimim olmadığı için merak ediyorum normal lisans mezununun torpil falan olmadan 2.500 tlye işe başlaması çok mu imkansız? Fen edebiyat fakültesi mezunlarını ve atanamayan öğretmenleri biliyorum ama mesela İstanbul’da bilişim sektörü için de geçerli mi bu durum?
0
ceann deas
(24.09.18)
yahu lise mi bu? düz lisans mezunu nedir? ağrıda işletme okursun 5 sene iş bulamazsın. boğaziçinde mühendislik okursun havada kaparlar.
0
elorelia
(24.09.18)
İş bulma hızı bölüme, üniversiteye ve kalifikasyona göre değişir. Lisans mezunu olup girdiği ilk işte bahsettiğiniz maaştan daha fazlasını alan insanlar var. İş bulmak için yüksek lisans şart denemez her bölüm için.
0
dissendium
(24.09.18)
Üniversite, yl, doktora falan bunlar güzel şeyler de son tahlilde önemli olan ne mezunu olduğun ya da ne kadar okuduğun değil ne işe yaradığın.
0
i ve been mistreated
(24.09.18)
Meslek lisansa göre daha zor
0
Delay Fuze
(24.09.18)
Bilkent bilgisayar mezunu (orta halli) arkadaş savunma sanayide 5.500 lira ile iş buldu. Okul ve bölüm çok önemli. Bırakmasam ben de o civarda çalışıyordum :(
0
Drakath
(24.09.18)
Akla gelen ilk 10 civari okuldan birinde okuyorsan degil. Yuksek lisansin is bulmaya etkisi az. İse girip isinde uzmanlastigin alana gore yuksek yapmak daha evla.
0
pofudukayi
(24.09.18)
Düz bir sekilde mezun olduysa zor. Okulu iyidir, daha az zordur falan.
Yuksek lisansa da guvenme, 20, 30 kisilik kontenjanlar aciliyor lisans gibi, herkes y.lisans mezunu. Ben kac kisi biliyorum derse bile gelmediler ve ayni tezin farkli versiyonlariyla mezun oldular. Sorsan master degree.
Yuksek lisans biraz ara donem gibi, ben yuksek bittikten 1 yil sonra is buldum. Arkadasim doktora 3. Sinifta. Ama proje falan oldu, burs aldim. Cevrem oldu. Bos gececegine, bu sekilde gecti.
0
wishmaythşngs
(24.09.18)
(7)

Fatura tutarlarınız

kitap arasında kalmış silgi tozu
Şehir, evde yaşayan kişi sayısı ve evin büyüklüğü bilgileri ile beraber aylık fatura kalemlerinizi yazabilir misiniz?
Şehir, evde yaşayan kişi sayısı ve evin büyüklüğü bilgileri ile beraber aylık fatura kalemlerinizi yazabilir misiniz?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.09.18)
doğalgaz: 25
su: 86
elektrik: 368

ev 120m2 x2 kat + 1 dönüm bahçe (aydınlatma sulama vb var)
0
Tears of Devil
(12.09.18)
Ağustosta ödediklerim:
Doğalgaz 7,5
Su 60
Elektrik 32
İnternet 47

İzmir, bir kişi, 2+1 çok ufak ev.
0
pati
(12.09.18)
istanbul:
90 mt2, 2+1, 2 kişi + 1 kedi yaşıyoruz.
elektrik: 66
doğalgaz: 28
su: 45
internet + tv: 73
0
contavolta
(12.09.18)
1 kişi, 2+1 80-90 m^2, istanbul

fiber internet 66 lira
doğalgaz 10 lira
elektrik 30 lira
su 15 lira
0
i ve been mistreated
(12.09.18)
İstanbul ,2 kişi,80 metrekare ev
Su 115
Elektrik 105
Doğalgaz 40
İnternet 60
Tivibu 9
0
arenas
(12.09.18)
120 m^2, 2 yetişkin 1 çocuk ankara

doğalgaz: 100
su: 60
elektrik: 96
internet: 60
0
babilbaligi
(13.09.18)
80 m2 ankara 1 kişi.

d.gaz: 10-15
elektrik: 30-40
su: 20-30
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.09.18)
(9)

Üniversite sınavlarında hiç derece yapan var mı aramızda? İlk 500 gibi.

puc
Selamlar, bazen panolarda görüyorum Türkiye x.incisi. Pırlanta gibi gençler, zekaları çalışkanlıkları gözlerine yansıyor. Keşke gençken ben de öyle çalışabilseydim diye şimdi çok imreniyorum. Benim zamanımda lise 3'te dersaneye gidilirdi, o da herkes değil. Ben de gitmiştim, ama okul ve dersane dışı
Selamlar, bazen panolarda görüyorum Türkiye x.incisi. Pırlanta gibi gençler, zekaları çalışkanlıkları gözlerine yansıyor. Keşke gençken ben de öyle çalışabilseydim diye şimdi çok imreniyorum. Benim zamanımda lise 3'te dersaneye gidilirdi, o da herkes değil. Ben de gitmiştim, ama okul ve dersane dışında çalıştığımı pek hatırlamıyorum, sürekli basketbol oynardım. Eve gelip eşyaları bırakıp sahaya giderdim.

Soru başlıkta, özel olmayacaksa nasıl bir çalışma planı izlediniz, anlatır mısınız? Ne tür sıkıntılar çekildi? Emeklerinizin meyvelerini aldınız mı? En önemlisi bu çalışmanın beraberinde bir vizyon da getirdiğini söyleyebiliyor musunuz?

Teşekkürler.
0
puc
(09.09.18)
50. Olan bir yakınım var. Öncesinde de hep başarılıydı. Robert kolej mezunu. Temelden hiç eksiği yok

156.olan başka bir tanıdık var. Meslek lisesi çıkışlı. O dönemde üniversiteye girebilmek için derece yapması gerekiyordu. 5.girişinde yaptı. Matematiğe yetenekli biri.
0
gölgede aynı
(09.09.18)
Ben ilk 100'e girdim birkaç sene önce. Şunu söyleyebilirim ki, çalışma planından ziyade okul ve dersanedeki çevrenin büyük katkısı oldu bana. Çünkü çalışma planları kişisel bir durum, her plan herkeste işe yaramıyor kesinlikle. Ama çevrenizde hep sizin seviyenizde ve kendisini sürekli geliştiren insanlar olunca motivasyonunuzu kaybetme ihtimaliniz olmuyor, iyi kötü bir çalışma programınız da varsa gayet güzel sonuçlar alabiliyorsunuz.
0
aioniotita
(09.09.18)
2007’de dilden 416 gibi bir şey yapmıştım ama zaten 50000 kişi falan giriyordu. Pek özel bir şey yaptığım söylenemez. Okulda bir sürü ilk 100 arkadaşım vardı. Zeki ve algıları açık insanlardı. Düzenli çalışan, konulara hakim ve bilinçli biri için zor değil muhtemelen.
0
i ve been mistreated
(09.09.18)
ben tm-3'te 750. oldum. o sıralamaya uygun bi bölüme girdim. abov çok zekiyim lan diye ortalıkta dolaşırken girdiğim bölümde tanıştığım bir arkadaşımın 60. olduğunu öğrendim.
0
yeteramadenedimherseyi
(09.09.18)
Ben 200 küsürüncü olmuştum arkadaşım 3. Olmuştu. Sonra gittiğim okulda da bir sürü derece insan vardı. Valla özel bi şey yapmadımdersaneye gidiyodum anlatılanları dinledim kitaplarını çözdüm sorumluluk sahibi bi insan gibi davrandım yani :D ha bi de lisede her yıl ne anlatıldıysa öğrenmiştim onun ekmeğini yedim galiba. Bunun için de ekstra bir şey yapmadım ama iyi bi Anadolu lisesindeydim temelim sağlamdı yani. Son sınıfta sadece tarih felsefe gibi bilmediğim dersleri öğrenip diğerlerini hatırladım. öyle aşırı da çalışmamıştım aynısını tusta yaptım yemedi 900 küsürüncü oldum. Tusta derece için hayvan gibi çalışmak gerekiyomuş daha beceremedim. Hayvan gibiden kastım kronometre tutarak günde 8 saat falan çalışmak aylarca.
0
pastörizesüt
(09.09.18)
İlk 200'e girmiştim, ama bunun için özel olarak çalışmadım. Discman'de karışık mp3 CD'si dinlerken rastgele çözdüğüm testler sayesinde ÖSS'yi kazandım. Okulda anlatılan dersleri öğrendim, dershaneye gidip verilen testleri çözdüm. Herkes okul çıkışları dershaneye etüde koşarken ben ders saatleri dışında yarım saat bile takılmamışımdır dershanede. Ekstradan birkaç test kitabı almışımdır, o da bizim dershanenin testleri beni tatmin etmediği için. Herkes günde bilmem kaç yüz soru çözdüğü programlar izlerdi, dershanedeki hocalar "bu çocuk neden test çözmüyor, bir sorunu mu var" diye eve telefon ederdi.

Okulun önemli olduğuna ben de katılıyorum. Neredeyse herkesin üniversiteyi kazanmak istediği bir anadolu lisesinde okudum ve hocalarımız goygoy yapmak yerine bize ders anlatırdı. Dershanedeki diğer arkadaşlar konuları dershanede öğrenirken ben zaten okulda öğrenmiş oluyordum mesela. Teneffüslerde geyik yaparak test çözerdik; bana birçok soruyu çözmeyi lise arkadaşlarım öğretmiştir. Sonradan Türkiye derecesi yapmış çok öğrenciyle tanışma fırsatım oldu. O haberlere çıkan "çok emek verdim, hem çalıştım hem sosyal hayatımdan ödün vermedim eki eki, çünkü çok düzenli çalıştım" diyen çocuklar vizyonsuzun önde gideni oluyor maalesef; çünkü hayattaki tek gayeleri o test kutularını doldurmak olmuş. Test çözmeye çalışmak insanı daha zeki yapmıyor, orta zekada biri bile ezberleyip o ÖSS'de başarılı olur bence. Robot gibi bakıyorlar, o çocukları o hale getiren anne-babalara kızıyorum içimden.

Şimdiki kafam olsa biraz daha derece yapmaya kasarak adam gibi çalışıp ilk ona oynardım yalnız :)
0
wish i could find a way to disappear
(09.09.18)
Sayısal alanda 800. oldum, eğitim hayatımın her evresinde çok çalışan biriydim. Son dene çalışma ile derece olmaz.
0
Drakath
(09.09.18)
ilk 20. hayatin her doneminde tembel biriydim. dikkat eksikligi yasiyorum anaokulundan 30.yasima. cok hirslanip lise 2deki calismamla derece yapmistim. son sinifta bile duzgun calismadim. zekiyim ama yeterince degil. dolayisiyla surdurulebilir bi durum olmadi. okulu uzattim iste basarili olmadim, aslina bakarsan bunlari istemedim de sanirim.
aksine en basarili olanlar en dusuk dereceyle gelip azimli olanlardi universitede.
0
galandar kostumu
(09.09.18)
Ben eşit ağırlık 2 puan türünde 831. olmuştum taaa 2009'da. Boğaziçi İktisat kazanmıştım. Sadece son sene çalışarak yaptım bunu (okulun en kötü öğrencilerinden biriydim - orta hâlli bir Anadolu Lisesi'nin.) ama kimsenin inanamadığı bir konsantrasyonla çalıştım son sene. Şimdiki hâlimle yapamam öyle bir dereceyi.
0
kulagina kupe olsun
(09.09.18)
(1)

Gs Üniversitesi Hazırlık

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selam,Nasıldır? Bir senede Fransızca hallolur mu ki? Devamsızlık konusu nasıl? Ders içi katılım için çok zorluyorlar mı?
Selam,

Nasıldır? Bir senede Fransızca hallolur mu ki?

Devamsızlık konusu nasıl? Ders içi katılım için çok zorluyorlar mı?
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(07.09.18)
Ben okuyalı 11 sene oldu ve iyiydi ama hala iyidir herhalde.
Hallolur ama çok çalışırsan.
Devamsızlık hakkın az.
Evet zorluyorlar.
0
i ve been mistreated
(07.09.18)
(16)

Ekşi sözlüğün durumuna üzülüyor musunuz ?

biravekahve
Ben, gerçekten sevdiğim bir alanı kaybettiğim için üzülüyorum. Yıllardır her gün, birden fazla kez ekşi sözlüğe girer, gündemi takip eder,başlıkları gözden geçirip hem farklı görüşlerle hemhal olurdum hem de eğlenirdim. Şimdilerde ise çok spesifik bir şeye bakmayacaksam ( izleyeceğim film, okuyacağı
Ben, gerçekten sevdiğim bir alanı kaybettiğim için üzülüyorum. Yıllardır her gün, birden fazla kez ekşi sözlüğe girer, gündemi takip eder,başlıkları gözden geçirip hem farklı görüşlerle hemhal olurdum hem de eğlenirdim. Şimdilerde ise çok spesifik bir şeye bakmayacaksam ( izleyeceğim film, okuyacağım kitap hakkında yorumlar) girmemeyi tercih ediyorum. Baktığım başlıkların çoğunda yazan entryler ise eski tarihli zaten.

Bazen çok canım sıkılıyor bir göz gezdireyim diyorum, mesela bir bakıyorum başlıkta soru var, bu nasıl oluyor ? Veya hiçbir manası olmayan lümpence,anlamsız,aşağılayıcı başlıklar. Format konusuna girmek bile istemiyorum. Başlığı tıklıyorum kişi entry olarak yalnızca küfür yazmış. Hadi tanımı geçtim küfür ya küfür,anlamsız ve birbirinin tekrarı yavan espriler. Benim vakit geçirdiğim zamanlar çok eski tarihler değil aşağı yukarı 2012-2015 arası dönemdi o zamanda bu sohbetler vardı ama sanki bu kadar değildi.

Şunu anlayabiliyorum: artık her şey tık sayısına,getirilen paraya bağlı. Bundan dolayı artık içeride ne olduğuyla kimse ilgilenmiyor. Bu iş her zaman parayla ilintiliydi ama eskiden bu kadar yoğun hissedilmiyordu. Ben vakit geçirmeyi çok sevdiğim bir alanı kaybetmekten dolayı çok üzgünüm, sizler neler hissediyorsunuz ?
0
biravekahve
(06.09.18)
Üzülmüyorum, kalitesiz bulduklarımı engelliyorum. Halen gündemi takip edebiliyorum bu sayede.
0
a darkness coming
(06.09.18)
Çok afedersin de sahipleri düşünmüyorken benim hiç şeyimde değil.

Twitter'dan devam ediyorum, eski sözlükçüler de var oralarda.
0
chicha
(06.09.18)
üzülmüyorum. umrumda da değil.
0
sutlu nescafe
(06.09.18)
Ekşi sözlüğün durumu değil de bazı şeylerden eski tadı alamadığına üzülüyo insan
0
Delay Fuze
(06.09.18)
zerre kadar üzülmüyorum. buranın sahibi bunu seçmişken ben neden üzüleyim?

sen 2012 yılı diyorsun. ben 2003'ten beri takip ediyorum. süper ötesi bir siteydi o sıralar. ekşi sözlük'ü sevdiğim kadar hiçbir siteyi sevmedim. hâlâ da en çok ziyaret ettiğim sitedir. buraya yazdığım bazı entrylerin oradan oraya sekerek türkiye gündemine ulaştığı oldu. birçok insana ulaşabildiğm için önemsiyorum.

uyuz olduğum tek nokta bu kadar zaman içinde ekşi sözlük'e alternatif bir mecranın çıkmamış olması. bunun illa sözlük olması da gerekmiyor. güçlü bir alternatif olsaydı bu kadar salmazlardı diye düşünüyorum.
0
tabudeviren
(07.09.18)
Evet, üzülüyorum. Profil çok değişti. Eskisi kadar girip bakasım gelmiyor. Okudukça sinirlerim zıplıyor çünkü.

Dediğin gibi kitap ve film hakkında yorumları merak ettiğimde bakıyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.09.18)
uzulmekten ziyade sinirleniyorum. bu kadar cahil, niteliksiz, beyinsiz sacmaliga maruz kalmayi sevmiyorum. onun disinda eksi'ye ne olursa olsun beni ilgilendirmez. sahibi kendi istedigi sekilde idare edebilir sonucta, layik gordukleri buysa ben dusunecek degilim.
0
der meister
(07.09.18)
Ben 2003’ten beri takip ediyorum. Ta 2005-2006’da miğferdibi alımlarından beri sözlük bozdu geyiği döner. Belki daha öncesinde de dönmüştür. 2008’de sabırtaşı alımında da aynısı olmuştu. Kadınlar günü alımında da. Ondan dolayı yakın bir zaman aralığı verip ya o ara çok iyiydi sonra bozdu denmesi bana komik geliyor. zamanın insanı neyse sözlük de öyle oluyor. Burası kâr amaçlı bir site. Kaliteli içeriğin ödüllendirildiği bir yer değil. Ondan böyle şeyleri çok umursamamak lazım. Kaliteli içerik istiyorsanız the new york times okuyun. Britannica okuyun. Yök’ün tez arşivinde takılın. Makale araştırın. Geyik sitesinden ne bekliyorsunuz anlamıyorum ki.
0
i ve been mistreated
(07.09.18)
üzülecek bir şey görmüyorum hatta zamana iyi ayak uydurduğunu düşünüyorum.
0
rotten head
(07.09.18)
Haftasonları hiç çekilmiyor sözlük. Rahat iki bine yakın entry giriliyor maç başlıklarına. Öyle analiz falan da yok, bakınız verip ahahaha yazdığında laf soktuğunu zanneden ayrı, koyduk mu diyen ayrı, ana bacı söven ayrı. Karius'un kız düşürme çabalarına gösterilen ilgi çoğu şeye gösterilmiyor.
Debe'yi kaldırdılar da noldu, kalite mı yükseldi? Bir bakıma onun kaldırılması da Ekşi Şeyler'e hazırlıkmış. Sosyal medyada gördüğüm Ekşi Şeyler paylaşımlarından daha çok bilgi ediyorum artık ki bazıları çoktan okuduğum entryler oluyor.

Bunların dışında trollük yaptığını zannedenler, siyasi bir başlığın altına (bknz: svihs) yazıp favori toplamaya çalışanlar. Zannetmiyorum zaten birden fazla paragrafa sahip olan entryler okunsun.

Ve evet, sahipleri üzülmüyorken hatta sefasını sürerken ben niye üzüleyim? Entrylerini silip giden yazarlar için üzülüyorum ayrı konu ama sevdiğim bir yazarın entrylerini okumak daha mantıklı geliyor artık bana. Çöp olmadığını biliyorum en azından. Ben daha çok okumak için takılıyorum sözlükte zaten, yazar olduğumu bile günler sonra fark etmiştim.
0
black holes in the sky
(07.09.18)
Eskiden bir şeyi merak edip googlellarken sonuna ekşi yazıp aratırdım direkt ama artık o kadar yanıltıcı ve zararlı bilgiler barındırıyor ki sözlük kesinlikle girmiyorum. O kadar kötü niyetli tipler var ki nefes alma amacı farklı bir şey gördüğü zaman “dur ekşiye gireyim de hakaret edeyim madem” olan insan dolu. Ekşi benim gözümde sallamasyon bilgi ve hakaretten ibaret başka bir şey değil. Millet de girip okuyor yalan yanlış. Yazık ya gerçekten.
0
fırt
(07.09.18)
çok uzun zaman önce yaşamıştım o üzgünlüğü, artık sözlük benim için sadece bilgi almak istediğin ürün, kişi, bölge için kullandığım bir site.
0
hopp
(07.09.18)
teee dutluk zamanlarından beri takip ederim.

üzüldüğüm şey ekşinin hali değil, ülkenin hali. ekşinin de olacağı buydu , o yüzden normal kendi içinde.
0
niye ama
(07.09.18)
kendime daha çok üzülüyorum
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.09.18)
evet. ama burayı istila etmediler bence tamamen.
0
lampetia
(07.09.18)
inci sözlükten farkı yok. çok üzücü.
0
mikahakkinen
(07.09.18)
(10)

Kask önerisi

six packsiz
Merhabalar, aşağıdaki linte olan motora sizce nasıl bir kask yakışır?https://www.google.com.tr/search?q=peugeot+django&rlz=1C1NHXL_trTR807TR807&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwiLh77H1aDdAhVHBSwKHQCODtsQ_AUICigB&biw=1366&bih=631#imgrc=rX7LT3QLaxJ4KM:Full face kasklar çok mu ağır kaçar?Örnek olar
Merhabalar, aşağıdaki linte olan motora sizce nasıl bir kask yakışır?
www.google.com.tr

Full face kasklar çok mu ağır kaçar?
Örnek olarak;
urun.n11.com

urun.n11.com

Diğerleri güvensiz duruyor ama bunlar da fazla kaba gibi.
0
six packsiz
(04.09.18)
ilk kask daha hoş göründü bana. full face olması görünümden daha önemli. neticede güvenlik ön planda gelir.
0
lazpalle
(04.09.18)
Bu tür yavaş motorlar genelde şehir içinde kullanıldığı için yarım kask takıyor insanlar. Ama bir kaza anında çene ve ağız kısmınızı korumanız imkansız, her ne kadar da o bölgeden hasar alma ihtimali az olsa da.

Sürekli yoğun trafikte ve şehir içinde yavaş kullanacaksanız yarım kask hiç yoktan iyidir, ama ben olsam çene açılır alırım ve 30 km/h hızlardan sonra kapatırım kaskı.
0
John Bloor
(04.09.18)
Çene açılır kasklarda da kaza anında sorun oluyormuş, açılıyormuş sanırım.

Genel anlamda full kask saçma durur mu ki?
0
🌸six packsiz
(04.09.18)
motorla kaski uydurmak diye bir sey yok. motordan bagimsiz olarak kask full face alinir. ustelik deneyiminiz de cok yoksa duseceksiniz. 20 ile bile giderken dustugunuzde kafaniz agaca, kaldirima vs carptiginda karpuz gibi yariliverir. daha gecen gun oldu bir suru kisi sakarya'da. yarim kask anlamli bir sey degil. kaza aninda kafadan firlayabilir. ceneyi gene korumuyor. olmaz yani yarim. full face boguyor beni diyebilirsiniz, ona da alisiliyor hemen. oncelikle kalite arayacaksiniz. shoei, arai iyi markalar mesela. guvenlik testleri var onlara bakin. kullanan arkadaslarinizin yorumlarini dinleyin. sonra agirligi onemli. kullanilan malzeme onemli. renk olarak koyu tercih etmeniz onerilmez.

sonuc olarak, motosiklet kullanan insanlar arasinda yarim kask kullananlara acemi gozuyle bakilir, daha sert bir yaklasimla asagilanirlar. motorcu gozuyle bakilmaz, nisantasi motorcusu diye bakilir.
0
jimicik
(04.09.18)
Kask alırken motora göre değil sağlığınıza göre alın. Kapalı kasklar her motora en güzel uyan kasktır. Çene ekleminin iyileşmesinin ne kadar zor olduğunu bir araştırın. Motosikletten hiç bir şey yokken, durup dururken bile düşebiliyorsunuz. Bu hareketsiz düşüş bile dirsek, diz, el, ayak gibi bölgelerde eğer koruma yoksa neredeyse kesinlikle yaralanmaya yol açıyor. Şekil yapayım diye motora binmeyin. Hele istanbul’un yamuk yumuk yollarında. Çok üzülürsünüz.

Ayrıca nişantaşı motorcusu lafından da alındım. Nişantaşında oturuyorum ve scooter’ımda kapalı kask kullanıyorum. Ne yani...
0
i ve been mistreated
(04.09.18)
O zaman kapalı alıp geçeyim ben.
Yaza doğru da farklı bir rahat kask daha bakarım.
0
🌸six packsiz
(04.09.18)
@ivebeen
alinmayin lutfen :) kastettigim durumu anlamissinizdir.

@sixpack
yazlik kask kislik kask diye bir sey de yok. yaz kis ayni kaski kullanacagiz. paranin cogunu malzemeye gommek bu yuzden. 1 tane al, duzgun iyi kask al. yazin asfaltlar, kaldirim koseleri, refujlar, bariyerler yumusamiyor. carpinca ayni yarilma soz konusu. yazlik bot var, mont var. yazlik kask yok.
0
jimicik
(04.09.18)
Kask konusunda da şöyle bir ipucu vereyim, bağlantı kısmında double D dedikleri metallerden olması kaskın sağlamlığını ve kalitesini gösterir. Buna dikkat et.

Jimicik ve i've been mistreated +1.

Shoei ve Arai kasklara ek olarak Schuberth'e de bakabilirsin. Bunların hepsi senin aklından geçirdiğin yarım kasklardan en az 5-10 kat pahalı, haberin olsun. Ama kafan olmayınca sen de olmuyorsun, unutma. :)

Son olarak, kesinlikle internetten kask alma. Sana olacağını bildiğin bir modeli de alma.

Kaskların darbeden korumasını sağlayan şey, içindeki strafor (köpük). Kaskı alıp vitrine koysan, kullanmadan bile 5 yıl sonra o strafor sertleşiyor, esnekliğini yitiriyor ve kaza anında darbeyi olduğu gibi kafatasına yansıtıyor.

Özellikle N11 gibi sitelerde kaliteli, marka kasklar piyasadan %30'a kadar indirimli satılabiliyor. Ama o kasklar 3-4 yıllık, depoda beklemiş kasklar. Ne demek istediğimi anlamışsındır.
0
yirmisantim
(04.09.18)
internetten almama kismi cok onemli. hem eski olmasi ihtimali hem de denemeden almis olacagin icin tavsiye edilmez. kaskta beden cok onemli. sikan bir kask aldiginda o seni yolda 10 kat fazla rahatsiz eder. bol da olmayacak. tam kafana gore olacak. arkadasinin alip cok memnun oldugu kaski alip kafana taktiginda belki o kalip sana uymayacak ve rahatsiz olacaksin.

ayrica kaskin ic kismindaki tekstil rahatca cikartilip yikanabilmeli.
0
jimicik
(04.09.18)
jimicik yeterince yazmış zaten her zaman tam kask alınmalı, bir de siyah alma hem görünürlük açısından hem de yazın kafan pişer
0
mirty
(04.09.18)
(29)

lise arkadaşlarınız

yuvarlanantencereninkapagi
görüşüyor musunuz? evetse kaciyla, ne sıklıkla? ilişkiniz ve iletişiminiz nasıl? bugün bunu düşündüm. lise arkadaşlarimdan hiçbiriyle görüşmüyorum- sıfır. büyük bir kayıp bence.
görüşüyor musunuz? evetse kaciyla, ne sıklıkla? ilişkiniz ve iletişiminiz nasıl?


bugün bunu düşündüm. lise arkadaşlarimdan hiçbiriyle görüşmüyorum- sıfır. büyük bir kayıp bence.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.09.18)
Ne kayıp görüşmek mi görüşmemek mi?
3 kişi ile hiç iletişimim kopmadı liseden. 10 sene önce mezun oldum. Vay be 10 sene olmuş. Gaddeymit!!
0
vatan ayini
(03.09.18)
görüşmüyorum. sadece yıllar önce bir arkadaşım ulaşmıştı email ile, bir kaç email ve bayram kutlaması sonrasında iletişimimiz durdu. bazı şanslı insanlar oluyor, orta lise arkadaşları ile aynı iş yerinde filan oluyorlar, hem garip geliyor hem de imreniyorum.
0
puc
(03.09.18)
gorusmemek kayip
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(03.09.18)
biriyle görüşüyodum, buldumcuk oldu sonradan. artık görüşmüyoruz skkdkd
0
nice tnetennba
(03.09.18)
Neredeyse nepsi yaşam tarzı bakımından muhafazakar dindar, gelir bakımından fakir fukara veya orta altı gelirli ailelerin başarılı ancak memurluk peşindeki vizyonsuz ve sıradan çocuklarıydı. Yüzde 90’ı da gitti öğretmen oldu. Bana bir faydası olmayacak sıkıcı insanlardı. Arada denk geliyorum da özel görüştüğüm kimse yok.
0
i ve been mistreated
(03.09.18)
Bir kişiyle görüşüyorum. Yoğun olmazsak ayda en azından bir defa görüşmeye çalışıyoruz.
Ailem dışında yanında en rahat olduğum kişi o, hayata bakışımız çoğu zaman uyuşmuyor ama iletişimimiz iyi.
0
olabilir ya da olmayabilir
(03.09.18)
Hiçbiri yok. Sosyal medya üzerinden bir kısmı ekli ama samimiyet, yakınlık vs yok hiçbiriyle aramda. Bir tek kişi vardı yakın olduğum ve fırsat buldukça görüştüğüm, o da evlenince artık organik olarak lise ile bağıntılı kimse kalmadı. Üzen bir şey mi, bilmiyorum. Ruh halime göre değişiyor bu. Mesela etrafımda gözlemlediğim kadarıyla çoğu insan daima bir arkadaş grubuna güvenerek hareket ediyor. Sosyal ve sevgi açısından bir dayanak olarak görüyorlar. Hem lise grubu hem de üniversite arkadaş grubu olan biri iki tarafta da özgüvenli oluyor. Çünkü lise olmasa üniversite, üniversite olmasa lise arkadaş grubu var ve bu obalr için bir dayanak.
0
m e b
(03.09.18)
10 yıl olmuş liseden mezun olalı (oha) ve birkaç yıl öncesine kadar gerek İstanbul'da gerekse liseyi okuduğum şehirde denk gelmeye çalışır, 5-10 kişiyi bir araya toplar geyik yapardık da son bir yıldır hiçbiriyle görüşmüyorum.

Benim çevremde çok iyi yerlere gelenden mahalleye bela salana kadar geniş bir yelpaze var. Sanırım yaşla birlikte paylaşım da azalıyor, öncelikler değişiyor. Üniversite grubumdan bile en yakın olduklarımla zar zor görüşüyoruz. Evlenen, yurtdışına giden, mezun olduktan sonra sesi soluğu kesilen derken ayda yılda bir görüşünce mutlu oluyoruz.
0
chicha
(03.09.18)
Ben liseden 10 kişiyle düzenli görüşüyorum. 6 kişilik bir grubumuz var, aramızdan su sızmaz. Herkes farklı dünyalarda farklı işlerde güçlerde şu an ama kopmadık.
0
fırt
(03.09.18)
En yakın arkadaşım liseden, neredeyse her gün konuşuruz onunla. Onun dışında 5 kişilik bir grubumuz var, yurt dışında yaşayanlar olduğu için sık görüşemiyoruz ama iletişimdeyiz sürekli. Lise arkadaşlarımı çok seviyorum.
0
pike
(03.09.18)
hiçbir lise arkadaşımla görüşmüyorum.
facebook'ta hemen hemen hepsi ekliydi. kimisi sonradan çıkardı, kimisi hesabını kapattı/dondurdu. kalanlarla da görüşmüyoruz, sadece ekli olarak duruyorlar :))

bence görüşmeye gerek de yok. lise çok güzeldi, geçti gitti. şimdi bir araya gelsek çok konuşamayız gibi geliyor bana. aradan geçen 10+ seneden fazla zaman içinde hepimiz çok farklı insanlar olduk. tekrar lisedeki uyum olmaz ve bu canımızı sıkacaktır.

geçmişi bırakıp yeni arkadaşlar bulmak lazım.
0
tabudeviren
(03.09.18)
Aramda ülke farkı var, haliyle canlı canlı görüşmeyeli çok oldu. Bir de ben 18 sene önce mezun oldum liseden. Şimdi çoğunluğun ikinci, üçüncü çocuğu var. Bazıları bekar veya yurtdışında falan. Lise dönemim iğrenç değildi ama ta o zamandan “Üniversite başlasa da şu insanları görmek zorunda kalmasam” diye düşünürdüm. Ben de çok ergendim, o halimle bile ortam çok ergen gelirdi. Üniversiteye başlayınca çok rahatladım. Görüşmeye devam ettik ara ara, şimdi doğum günümüzü kutluyoruz Facebook üzerinden. Kayıp 0. Üniversite arkadaşlarımla görülüyorum fırsat oldukça, her geldiğimde görüşüyoruz.
0
aychovsky
(03.09.18)
orta okuldan kalma 9 kisiyiz. herkes baska sehirlerde/ulkelerde baska hayatlar kurdu (evlilik-coluk cocukvs) fakat aktif olarak gorusuyoruz. ayda bir falan da yuzyuze gorusuyoruz (ev gezmesi-disarda muhabbet-yilda bir kere herkesin geldigi kamp organizasyonu-tee kanada'dakini bile gormeye gittik 2-3 kisi)

universitede de 5imiz ayni evdeydik zaten.

herkesin sosyal arkadas cevresi var takilip gorustugu ama en nihayetinde kemik kadro hep ayni. 16 yildir boyle.
0
brkylmz
(03.09.18)
Tabudeviren +1
0
rakicandir
(03.09.18)
liseden grubumuz vardı. 5-6 kişilik bir grup. hala görüşürüz. 5 sene oldu mezun olalı
0
dog day afternoon
(03.09.18)
11 yıl olmuş. Iki kişiyle hala samimiyetim var, gorusuyorum. Ayrı ülkelerde yaşadığımız için iki kere falan görüşebiliyoruz yılda. Ama olan bitenlerden haberdar ediyoruz birbirimizi, ailelerini tanıyorum, yarın yazlıklarına gitsem kimse ''a buf-e kür de kimmiş, niye gelmiş?'' demez.
0
buf-e kür
(03.09.18)
6 yıl oldu mezun olalı. denk geldikçe görüşüyoruz bi 10 15 kişi. aynı şehirdeyken her hafta görüşürdük.
0
glamdr1ng
(03.09.18)
Mezun olalı 8 yıl oluyor, hiçbir lise arkadaşımla görüşmüyorum.
Lisedeyken çok samimi 5-6 kişilik bir grubumuz vardı, hatta 4ümüz aynı üniversitenin aynı fakültesini kazandık. Muhabettimizin sonsuza kadar sürmesi için tüm şartlar oluşmuştu ama ne olduysa bir şekilde ben koptum onlardan. Yıllardır görmedim hiçbirini.
0
cay koy geliyorum
(03.09.18)
2 kisiyle görüşüyoruz. Biriyle uzaktayiz birbirimize ama ayda 2 defa telefonda görüşürüz. Diğeriyle de ayda 1 ya da 2 ayda 1 yoğunlumuza gore bulusuruz.
0
Amaranta ursula
(03.09.18)
bir de şunu söylemek istiyorum: eğer üniversitenin ilk yıllarındaysan, üniversitede kendine iyi bir arkadaş/arkadaş grubu bulamamış ve bu yüzden lisedekileri özlemeye başlamış olabilirsin. eğer böyleyse bu ruh halinden koşarak kaç bu duygudan. yoksa üniversite hayatın berbat geçer.
0
tabudeviren
(03.09.18)
sadece 1 tanesiyle görüşüyorum. 7-8 sene olacak lise biteli. çok şey paylaştık. çok ortak yönümüz var. canımı veririm o ibnetor için, o derece. ama geri kalanı ak koyun olup çıktılar. en son baktım olacak gibi değil silip engelledim hepsini.
0
hemsta
(03.09.18)
@tabudeviren yok yahu mezun olalı 6 yıl oluyor :')
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(03.09.18)
15 sene olacak mezun olalı. bir 10 kişi falan görüşürüz.
0
passion rules the game
(03.09.18)
Ortak WhatsApp grubumuz var. Her gün bir şeyler yazarız.
0
Traveller
(03.09.18)
dördüyle görüşüyorum. biriyle hemen hemen her gün telefonda ve ortalama haftada bir de yüz yüze. ikisiyle ülkeye uğradıklarında. yılda 1-2, 2 yılda 1-2 gibi sıklıklarla. onun dışında arada birbirimize e-mail ya da kartpostal atıyoruz. sonuncusuyla da saydığım ülke dışındaki arkadaşlardan biri geldiğinde görüşüyorum, onun dışında görüşmüyorum.
0
misterturist
(03.09.18)
9 sene oldu mezun olalı.
Sadece 2 siyle 2 3 ayda denk gelirsek görüşüyorum, biri yakın arkadaşimin sevgilisi her ay görüşüyorum.
Diğer 2 yakın arkadaşim ki en yakinimdilar,tam buldumcuk oldular, son 2 3 yılda baya koptuk ve bir daha bir araya gelmeyi düşünmüyorum.
0
damla sakızlı dondurma
(03.09.18)
lise değil ama ilkokuldan 1, ortaokuldan 3 arkadaşımla haftada minimum 1 kere görüşüyoruz bunlar bekar olanlar, evli olan 2 tanesiyle ayda 1 kere görüşmeye çalışıyoruz. Üni hazırlıktan bir kız arkadaşımla aynı şehirlere geldikçe mutlaka görüşürüz takribi 2 ayda 1. En kısa olanı 12 en uzunu ise 22 senelik arkadaşlarım, dostluk benim için ilk sırada gelir
0
mirty
(03.09.18)
2 tanesiyle telefon ve mesajlasma yoluyla arada gorusuyorum. Nadiren de yuzyuze. Bu ikisi disinda yok, gorusmek isteyecegim yoktu zaten baska.
0
stavro
(03.09.18)
görüşüyorum sayısını bilmiyorum
0
basond
(07.09.18)
(10)

Öylesine girdiğiniz sınavla hukuk kazansanız kayıt yaptırır mısınız?

ya ben lan neyse
devlet ünv. harç yok, çalışansınız, işinizi seviyorsunuz, yaş 32.edit: yok, ben değil
devlet ünv. harç yok, çalışansınız, işinizi seviyorsunuz, yaş 32.

edit: yok, ben değil
0
ya ben lan neyse
(31.08.18)
yaptırırım
0
xiii
(31.08.18)
sonuç belgesi or it didn't happen.

yaptırma, her türlü o yaştan sonra okunmaz, boşuna milletin hakkını yeme.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.08.18)
@proletarier Yerlestikten sonra hak edilmis oluyor zaten, orayi tercih eden bir bireyden daha yuksek puan aldigi icin yerlesti, kayit yaptirsa da yaptirmasa da degisen birsey yok. Belki ek yerlestirmelerde.

Cevap: yaptir
0
bollocks44
(31.08.18)
Adam zekiymis. Okusun tabi. Boyle adamlara ihtiyacimiz var. Millet calisip kazanamiyor. Adam calismadan sinava girmis kazaniyor.
0
noeldayın
(31.08.18)
Yaptirim ama okumam.
0
stavro
(31.08.18)
Yaptırmam
0
pastörizesüt
(31.08.18)
İstediğim bölümse okurum
0
hernezıkkımsa
(31.08.18)
hukukçu tanıdığım varsa, işinde ustaysa, benim okul bittikten sonra bana ortaklık teklif edecekse, eğitimim sırasında beni destekleyecek ailem ya da yatırımım varsa, iyi derecede bir veya daha fazla yabancı dilim varsa, hangi alanda uzmanlaşacağıma şimdiden karar verdiysem... okurdum. yoksa okumazdım.
0
i ve been mistreated
(31.08.18)
Hayır. (avukatım)
0
megalomaniac
(31.08.18)
her yere üniversite açtılar tıp ve hukuk ayağa düştü. iki yıllıklardan farkı kalmadı bu ikisinin.
0
goodz
(31.08.18)
(9)

ilk kez yurtdışına yaşamak için çıkmak

slhmlr
ilk kez tatil için değil de master için (2 yıl) ülkeden ayrılıyorum. dilini bilmediğim bir yere gidiyorum (barcelona), ev tutamadım euro kuru mâlum, anca bir oda kiralayabildim buradan ama ilk defa oraya gittiğimde göreceğim odayı. fotoğrafları var ama ne çıkacağı belli değil. şehirde tanıdığım bir
ilk kez tatil için değil de master için (2 yıl) ülkeden ayrılıyorum. dilini bilmediğim bir yere gidiyorum (barcelona), ev tutamadım euro kuru mâlum, anca bir oda kiralayabildim buradan ama ilk defa oraya gittiğimde göreceğim odayı. fotoğrafları var ama ne çıkacağı belli değil. şehirde tanıdığım bir kişi bile yok. dolandırıcılığın falan da yüksek olduğu bir şehirmiş barcelona. ev sahibi adam gibi ingilizce bile konuşamıyor amk, aşırı stresliyim şu an. koç-bilkent'te devam edebilirdim aslında master'a, çok daha rahat olurdu sanki. gereksiz stres mi yapıyorum yoksa doğal mı bu süreç?
0
slhmlr
(29.08.18)
yeniden dogmus bir bebek gibi olacaksin.
dil yok
tanidik insan yok
cevreyi, dukkanlari bilmiyorsun.
sadece 2 tane valizin var yaninda getirdigin.

zor ama guzel. cok sey katabilir insana. her seyi kendin halledebildiginden o gelen ozgurluk, bagimsizlik hissi hicbir seye degisilmez. bol sans.
0
baldur2
(29.08.18)
herkes boyle basliyor, sikinti yapma yeni hayatinin tadini cikar. tabiki zorluklar olacak
0
try again fail again fail better
(29.08.18)
Üzerinden 10 yıl geçmiş ama bundan 10 yıl önce ben de master için İspanya'ya doğru, kırık İspanyolcamla yola çıktım (Valencia). Gittiğimde otelde kaldım ve otelde kaldığım sürede önceden belirlediğim evleri gezdim, yani görmediğim bir odayı tutmadım. Fotoğraflar aldatıcı olabiliyor gerçekten.

İspanya'da İngilizce biraz zorlu bir durum. İnsanlar ya bilmiyorlar ya da anlasalar da konuşmaya utanıyorlar. İnsan zaman içinde konuşamasa bile anlamaya başlıyor, zaman içinde konuşmaya da başlıyor. Çabalarsanız dil konusunu kolaylıkla aşarsınız.

İspanyol insanları çok yardımsever ama Barcelona çok büyük ve kalabalık bir şehir, dolandırıcılık, hırsızlık, yankesicilik en az diğer büyük şehirler kadar yaygın. Çok turist almasının da etkisi var.

Bence sizi harika bir deneyim bekliyor. Ben hayatımın 3 yılını Valencia'da geçirdim ve gerçekten hala unutamadığım günler oldu benim için. Tekrar gider misin deseler bir saniye bile düşünmem.
0
luin 41
(29.08.18)
Sen en azindan lisans bitirmissin. Ben ilk yurt disinda yasamaya ciktigimda 21 yasindaydim, hayatimda ikinci kez ucaga binecektim. 3G bile yoktu o zamanlar (Turkiye'de yani). Tanidigim kimse yoktu, ne yemek yiecegimi, ne su icecegimi bilmiyordum ama sonra hayatimin en guzel gunlerini gecirdim. Bir miktar stres yanlislardan donmeni engelleyecektir, asiri rahatlik da iyi degil ki genelde ulkemiz insani asiri rahattir. Bence bu nedenle bile dogru yoldasin.

Bir de universite mezunu bir kisisin. Endiselenme, 1910'larda Avrupa'dan insanlar yiyecek yemekleri olmadan New York'a gocmus. Her sey cok guzel olacak.
0
Traveller
(29.08.18)
Dili hiç bilmemek o stresin kaynağı. Genelde evler leş oluyor Barcelona´da, dediginiz gibi dolandirici da bol. Sokakta kalma tehlikesiyle bir hafta kafayi yemisti arkadasim Barcelona´da. Oluyor ve olacak aksilikler... Sehirde tanidiginiz yok ama birkac aya cevre edineceksinizdir oraya gelen yabanci ogrenci bayagi cok.

Gidince direkt üniversitenin yabanci ogrenci ofisiyle iletisime gecip, saglam bir yer bulmaya calisin.
0
buf-e kür
(29.08.18)
Biraz ispanyolca öğren de öyle git. Adam ingilizce bilmek zorunda değil.
0
i ve been mistreated
(29.08.18)
insan neyle karşılaşabileceğini bilemiyor bu gibi durumlarda ama zamanla alışıyorsun. alışamayan da dönmek için yer arıyor zaten. ha alışılınca da dönmemek için bin takla atmaya başlıyor insan. ben almanya için yaşadım dediğin şeyi. genellemelere pek katılmam ama sıcak insanlarla karşılaşma şansın almanya'dakine nazaran bir tık yüksek diyebiliriz. almanya'da tanıştığım tüm ispanyollar kadın-erkek demeden aşırı sıcaktı. yine de şans işte, bilemezsin. ama bu durum nispeten rahatlatır seni ülkeye alışma sürecinde.

master dili ingilizce olacak sanırım. ne olursa olsun direkt ciddi disiplinli biçimde ispanyolca öğrenmeye da başla elbette. dilsiz olmaz. hem kolay diyebileceğimiz bir dil ispanyolca, bizim de dilimizin rahatlıkla dönebileceği bir dil.

bu arada, odayı uzaktan kiraladım dedin de para falan ödemedin önden değil mi?
0
soso
(29.08.18)
Yasadigin surec dogal ve iki sene sonra buyuk olasilikla hic donesin gelmeyecek.

Iki kurluk Ispanyolca ile Valencia'da 7 ayligina gitmistim ben de. Hayatimda bir iki minik yer ev hissi vermeye yaklasti ve Valencia'ya evim dedim. Olmek istedigim yer orasi. Su an "Burada is var, gel" deseler; isyerindeyim, evden bavulu almaya ugramadan dogrudan havaalanina giderim. Boyle de baglar insani.

Evi gitmeden once ayarlamistim (Bu arada idealista.com'dan guzel yerler bulunuyor) ve ne ev sahibi ne evdekiler Ingilizce biliyordu. Evin sadece fotograflarini gordum ve 7 ay o evde kaldim. Ancak, kontrati aylik aylik yaparsan, begenmezsen bir ay sonra baska bir yere gecebilirsin. Henuz kontrat imzalamamissindir diye dusunuyorum. Adam geldiginde aylik yapmayi ve begenirsen uzatacagini teklif et (Bunun Ispanyolcasini onceden yaz ya da soyleyeceksen hazirlan). Okullarda ev ilani cok oluyor, her yerde afisler oluyor zaten.

Iki kurluk Ispanyolca ile gitmistim ki daha yeni gecmis zamana baslamistik o zaman. Dolayisiyla "Bu bir ev", "Ali okula gidiyor" disindaki cumleleri anlamadan gittim. Insanlar hep uzun uzun konusuyorlardi (Ispanyollar genelde bir baslayinca bir araba laf etmeden susmuyorlar). Cevabi evet, hayir olan sorular soruyordum anlayayim diye. Evet ve hayir haric sozlukteki her kelimeyi soyluyorlardi. Ben de anlamayip yuzlerini iyi gorunce "Si, si, claro!" diyordum, kotu bir yuz gorunce "Ooo, noooo, de ninguna manera" diye olumsuz ne biliyorsam sayiyordum. Oyle oyle anlastik bir sure. Hatta bir kere kizin biri kotu suratla bir sey dedi bana, ben de baktim surati kotu, no'yu yapistirdim. Meger kizin yuzu 'resting bitch face' imis, daha da bozuldu kizin yuzu. Bir daha benimle konusmadi. Bugun hala neye no dedigimi bilmiyorum, arkamdan "Bilmiyor bu, oyle salliyor. Cok takma" benzeri beden dili hareketlerini gordum diger insanlarin ama bunun disinda hic geri tepmedi :) Iyi ki de o zaman oyle olmus, bugun gulerek hatirliyorum.

Barcelona'da o acidan sanslisin, Ingilizce konusani genclerde ve universitelerde cok Barcelona'nin ve Madrid'in; diger sehirler pek oyle degil. Bir de Barcelona Ispanya'nin en fazla yabanci bulabilecegin sehri, o yuzden Ingilizce ile biriyle anlasamazsan digeri ile anlasirsin. Hatta Ispanyolca konusursan "Katalanca konus essoglu essek" diyen birileri de cikabilir. (Ara ara oradaki arkadaslari ziyaret ediyordum, birkac kere basima geldi) Ancak, yaslilardan veya buyuklerden cok uluslu firmada is adami veya akademisyen degillerse Ingilizce bilmelerini pek bekleme. Kibarlik olsun diye "A little konusuyoruz" derler ama dedigini anlamazlar. Sen de zaten 5-6 aya derdini anlatacak kadar, 1 yila esprilerle ortami costuracak kadar ogrenirsin. Ya pasa pasa ya da ister istemez ogreniyor insan. 3. ay icinde bir zehirlenme gecirmistim ve hastayim diye laboratuvara ugramamistim. Dondugumde millet ne oldugunu sordu "Yedigim bir seyden zehirlendigimi saniyorum" diyecek kadar ogrenmistim; Ingilizce'deki which'li, that'li cumle baglamalara gelmistim. Gider yani o bir sure sonra, hic kafana takma. Okulda zaten muhtemelen bedava Ispanyolca kurslari vardir lisansustu ogrencileri icin, onlara gidersin. Laboratuvardaki kiz "Zehirlenmek Ispanyolcana iyi gelmis" demisti. Ilk giderken Ispanyolca konusma kartlari al, ihtiyacin oldugunda onlardan bakmak kolay oluyor. Gerci akilli telefon varken cok gerek olmayabilir ama cok yararlanmistim ben onlardan.

Ayrica, Barcelona'daki ortami Koc'ta, Bilkent'te bulamazsin. Ilk gidis biraz "Nereye geldim ki ben" havasi verir ama kisa surede alisirsin. Evini aramayabilirsin bile.

Dolandiricilik da sorun tabii ama ote kapkaccilik buyuk sorun. O da sundan ileri geliyor. Ispanya Avrupa'nin en cok cilek yetistiren ulkelerinden biri ve boyle dusuk statulu islerde yuksek oranda gocmen calistiriyor. 70'lerde Almanya'nin Turkleri almasi gibi zamaninda Ispanya'da Rumenleri almis cilek toplasinlar diye. Zaten ulkede adlari "gente de frase - cilekciler/cilek insanlari" olarak gecer. Cilek Mayis ayinda, yazin uretiliyor. Bu insanlar da sadece o aylarda calisiyor. Yilin geri kalan kisminda ya is bulmaya calisiyorlar ya da hirsizlikla geciniyorlar. Bu yuzden, millete Rumen dedin mi yaka silkiyor genelde. Metrolarda falan "Degerli esyalariniza dikkat ediniz" tarzi yazilar olur. Insanin da o an refleksi "Degerli esyalarim duruyor mu acaba" diye onlari kontrol etmek oluyor. O zaman kapkacci ya "Bakiniz, bu benim degerli esyam" diye yon gostermis oluyorsun. Degerli esyalarini orada burada kontrol etme.

Milletle anlamasan ya da anlasamasan bile konusmaktan cekinme. Akdeniz insani bunlar, en kotu beden diliyle anlasiliyor. Onlar da bizim gibi el kol hareketlerini cok kullaniyor. Dil olarak ne dedigini bilmesen bile bedenden anlayinca "Haaa" dersin zaten. Cem Yilmaz'in gosterisinde poncik gosterdigi an gibi konusmaktan cekinme.
www.youtube.com

Bu arada eyaletlerin kendi dilleri var, haliyle Barcelona'da da Katalanca eyalet dili. Valencia'da universitede sabah dersler Ispanyolcaydi, ogleden sonra Valensiyacaydi ayni ders. Tabii Ingilizce programlar disinda, lisans ogrencileri icin soyluyorum. Bir arkadasim UPC'de doktora yapti. tez savunmasini Ispanyolca istediler, juriden iki kisi Ingilizce konusunca anlamiyormus. Valencia'da ilk markete gittigimde kuru nane ariyordum ve ne oldugunu bilmiyordum. Birine Ingilizce sordum "Burasi Ispanya, Ispanyolca konus" dedi, yanlis bir sekilde Ispanyolca soyledim (yas nane menta, kuru nane hierba buena imis. Ben dogrudan menta'nin kuru olanlarindan istemisim), adam "Burasi Valencia, Valenciano konus" dedi, "Essegin seyi" dedim ben de Turkce. Ilk zamanlar boyle tokezlemeler oluyor ama sonradan gulerek hatirliyorsun, anlatacak bir seylerin oluyor. Birkac aya oranin agasi gibi dolasmaya baslarsin rahatlikla.

Ispanya'nin en guzel yani, gercekten konusma ve dusunme ozgurlugunun olmasi. Laboratuvarcak toplantiya girdik. Doktora ogrencileri falan var, profesorler var. Profesorun biri bir fikir onerdi, pgrencisi atlayip "Fikriniz pek b.ktan" dedi mesela. Ben orada "Hiiii, nasil ya?!?!" cekerken, millet sakin sakin oturdu fikirleri tartisti falan. Tabii boyle yapma ama Ispanya'nin en guzel yeri agzina geleni soyleyebilmen ve kimsenin bunu kisisellestirmemesi, bunun yuzunden basina bir is gelmemesi. Amerika'ya ozgurluk var derler, Ispanya'daki gibi ozgurluk yok. O yuzden hata yapmaktan ya da yanlis bir sey soylemekten cekinme. Herkes buyuk iddialarda bulunur, cok kibar da degildirler. Sokakta kufurleri noktalama isareti gibi duyarsin. Sen azicik yanlis bir sey soyledin diye basina bir is gelmez.

Basarilar simdiden. Orada az arkadasim var ama bir sorun olursa, arkadaslarima ulasirim.
0
aychovsky
(29.08.18)
yeniden doğmuş bebek +1
hayatının en güzel yılları olacak diye düşün asla unutamayacağın yıllar olacak hayatına yepyeni bir şekil vereceksin
herkes aynı şeyleri yaşıyor fazla büyütme +1
0
basond
(07.09.18)
(13)

maden suyuna para vermeye değer mi?

diffarentiationation
azıcık şey için o kadar para vermeye değecek kadar faydalı mı sizce? normal sudan çok farkı mı var?
azıcık şey için o kadar para vermeye değecek kadar faydalı mı sizce? normal sudan çok farkı mı var?
0
diffarentiationation
(18.08.18)
maden suyu faydali diye icmiyor ki millet tadini vs. seviyor. seviyorsan deger sevmiyorsan degmez.
0
robokot
(18.08.18)
o kadar para derken bodrumda falan mı yşaıyorsun? istanbulda 1 tl.
0
empedokles
(18.08.18)
@robokot
tadından başka neyini seviyor? devamı gelmemiş.

@empe
500 ml su 50 kuruş iken 200 ml beypazarı maden suyu 65 kuruş. maden suyu 3.25 kat pahalı normal sudan.
0
🌸diffarentiationation
(18.08.18)
ben para gitmesin deye evdeki suyu temelli kestirdim. suyu mahalle çeşmesinden doldurup içiyorum. kalanını da pet şişelere doldurup balkonda güneşte bekletiyorum sonra da beş günde bir 1 litre su dökünüyorum. geçen sene doğanay şalgam pet şişeye verdiğim parayı da sayarsak bayağı bir ucuza geliyor. bu mantığa göre maden suyu çok çok fahiş bir şey. bence çeşmedeki beleş su dururken musluktan akan ve metreküpüne liralar bayıldığımız suya para vermek çok saçmayken maden suyuna yok yere hele markette satılan ve musluk suyuna göre aşırı pahalı şişelenmiş suyun da 3,25 katı birden harcama yapmak hiç akıl kârı görünmüyor.
0
i ve been mistreated
(18.08.18)
bu arada su nerde 50 kuruş?
0
zozjotejmnk
(18.08.18)
sade maden suyunun tadı, ferahlığı, yemek sonrası rahatlatma hissi, tuz ve limonla churchill yapabilme olanağı falan güzel işte çok fanteziye gerek yok. Tam bir baba içeceği bence sade maden suyu ama ben çok seviyorum.

Ayrıca 6lı alınca muhtemelen daha ucuza geliyordur.
0
nundu
(18.08.18)
aklıma kaşık kaşık kemik tozu yiyen ve su içmek için camiye giden birisi gibi canlanıyorsun.

ifşa yapsan da bi görsek şeklini şemalini.
0
killerbee
(18.08.18)
değmez. faydası da yok zaten fasfata. neden diyorsan 35 sene maden suyu içmeden gayet güzel geliştim. sindirim problemi bile yaşamadım. son 5 senedir içiyorum bazen onu da neden içiyorum bilmiyorum.
bizim ülkemizin bir olayı bu maden suyu. bağımlısı çok.
o fiyat farkı da şişeleme vs olayından dolayı. mazot arttı daha zam gelecek suya da maden suyuna da.
aklıma geldi de eve su almam lazım.
0
ozdek
(18.08.18)
Tadını eskiden hiç sevmezdim. Şimdi, aslında bir kaç senedir sadesini kolanın alternatifi ve nispeten zararsız olanı olarak kullanıyorum. Hatta yararlı olduğunu da söylüyorlar ama o kısmına kefil olamam. Aynı niyetle kullanan bir arkadaşım daha var. Tadı alakasız pek tabi. Esasında asit ihtiyacımızı gideriyoruz bir nevi.
0
nihayet
(18.08.18)
maden suyu cam şişede satılma zorunluluğundan dolayı pahalı. kızılay akmina vb markaların "büyük hacimli" plastik şişeleri de var ama tatları cam şişedeki gibi değil. plastik şişede halk dilinde "asidi" az geliyor. cam şişeninse üretim maliyeti, zincir maliyeti, ıskartası vb yüksek. mecburen pahalıya geliyor.
0
Tears of Devil
(18.08.18)
Biz maden suyu bağımlısı değiliz arkadaşlar, günde küçük bir maden suyu içiyoruz ortalama. Almanya-Avusturya tarafına gidenler bilir, insanlar maden suyunu litrelik pet şişede alıp içiyor.

Ben soğuk maden suyunun dilimi ve boğazımı yakmasını seviyorum mesela. Sıcak bir günde dışarıdan eve girdikten sonra hemen bir tane içip ferahlarım.
0
inawen
(18.08.18)
Piyasayi arttirmak gibi olmasin ama bedenim ruhum soda icin feda olsun. Ne demek sodaya para vermeye deger mi? Bedenimi satarim sodami icerim. Gunde 1 litreye yakin iciyorum. Cok mutluyum. Kopurtmesini seviyorum. Icimini, ferahlik hissini seviyorum. Sarikiz'in sisesini seviyorum. Yesilini seviyorum. Soda bu! Garsonun "sade mi" deyisini bile seviyorum. Soda icin kursun atan da kursun yiyen de sereflidir.
0
allah yazdiysa bozsun
(18.08.18)
@allah yazdiysa bozsun

O kadar seviyosun ama adini yanliş kullaniyosun :( soda ve maden suyu farklı şey. Doğrusu maden suyu
0
nundu
(18.08.18)
(9)

Türk insanın yazılı ortamda aynı cümlede 2. soruyu yok sayması?

gezegen olan pluton
Bu nasıl bug'dir anlayamıyorum, bazen toplu olsun diye tek cümlede iki soru soruyorum, ilk soru cevaplamış 2. soru sanki yok, bu duyuru ortamında da çokça başıma geliyor illa tek soru gönderip cevap alıp sonra ikinciyi sormak gerekiyor, bu zamana kadar hep Türk insanı dedim çünkü yabancılarda bunlar
Bu nasıl bug'dir anlayamıyorum, bazen toplu olsun diye tek cümlede iki soru soruyorum, ilk soru cevaplamış 2. soru sanki yok, bu duyuru ortamında da çokça başıma geliyor illa tek soru gönderip cevap alıp sonra ikinciyi sormak gerekiyor, bu zamana kadar hep Türk insanı dedim çünkü yabancılarda bunları yaşamıyorum.

Bu bug için ne yapmak gerekir, bir çözüm trick var mı, soruları numaralandiriyorum yine fayda etmiyor.
0
gezegen olan pluton
(15.08.18)
Diğer sorunun cevabı bilinmiyordur belki. Ha yok kıllığına yapıldığını düşünüyorsan sorularını maddeler halinde sorabilirsin, daha dikkat çekici olabilir.
0
angelus
(15.08.18)
Bunu farkeden bir benim saniyordum. Cok basima geliyor benim de.
Olay diger sorunun cevabini bilmemek falan degil, cevap bilinmediginde olu taklidi yapilmaz normalde.
Normalde su sekilde olmali;
cevap-1: blablalblba
cevap-2: bu konu hakkinda fikrim yok/bilmiyorum/bunu bir ara aciklarim vs.
0
stavro
(15.08.18)
Bunu ben de sormuştum duyuruya. Bence insanımızın algısı kısıtlı. Soru görünce afallıyor. Geri dönüp okumuyor. Aklında ne canlandıysa yazıp geçiyor.
0
i ve been mistreated
(15.08.18)
yemin ederim işte çok karşılaşıyorum bununla. bu yüzden ayrı maillerde soruyorum 2 soruyu:D
0
hononu
(15.08.18)
Ben de karilasiyoum. Guzel tespit +1
0
güneyli çocuk
(15.08.18)
Evet, haklısınız. Ben de sorularımı mailde tek tek listeliyorum, şu olursa ne olur, bu böyle olunca ne olur vs. gibi. Tek yapacağı karşısına kendi cevabını yazmak, dediğiniz gibi içinden işine gelen soruyu yanıtlıyor, diğer sorulara cevap vermiyor. Maildeki her soru için ayrı ayrı mail atmak zorunda kalıyorum.
0
Tutkun
(15.08.18)
Eğer soru çok hoşlanmadıkları bir konuyu ilgilendiriyorsa ve eğer cevaplamama lüksleri varsa zaten hiçbir soruyu cevaplandırmıyorlar. Benim gözlemim bu yönde. Ama cevaplamaları şartsa da işlerine en çok gelen soruyu cevaplayıp diğerlerini es geçiyorlar. Bunu ağırlıklı olarak firma fark etmeksizin müşteri hizmetlerinde gözlüyorum.

Bir ürünle alakalı dönüş yapıyoruz mesela;
"Merhaba sizden 6 kitap aldık. Bu kitaplar kargoda katlanmış ve deforme olmuş. Ayrıca kitaplardan birini göndermemişsiniz."

Cevap;
"Bahsettiğiniz gönderilmeyen kitap şu an kargoda, en kısa sürede tarafınıza iletilecektir"

Geniş çerçeveden bakarsak; cevap verdi mi? Evet verdi. Kırışan ve deforme olan kitaplar ne oldu? Yok öyle bir şey.

Ne yapmak gerekir? Üstteki arkadaşın dediği yöntem çözüm olabilir. Ayrı ayrı maillerde veya ortamlarda tek tek sormak mantıklı olabilir. Ama bizdeki bu genel vurdumduymazlığa çözüm olur mu? Bence olmaz.

Vaktiyle bir siteden bir ürün aldım. Kutunun içine kel alaka bir ürün daha koymuşlar (ucuz bir şey de değil). Adamlara yazdım çizdim, soruyu/soruları okumuyorlar bile. Canned response. Sanırsın gelen/gelmeyen ürünle alakalı şikayetim varmış gibi "kargo en kısa sürede tarafınıza iletilecektir" diyor. Halbuki fazladan ürün göndermişsiniz, nereye yollayayım bunu diye soruyorum.
0
gonion
(15.08.18)
çinliler de aynı. o yüzden soruyu sor cevabını al sonrakine geç şeklinde yazışıyorum.
hatta daha facia olanı yazayım.
soru: fiyat EXW mü ya da FOB mi?
cevap: evet
0
lazpalle
(15.08.18)
hemen az önce bu yüzden aynı cümledeki ikinci soruyu görmediğimi fark edip ikinci maille cevapladım. yerinde bir tespit.
0
laptu
(15.08.18)
(6)

Her şey bitti derken çıkagelen'in ingilizcesi

kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
Her şey bitti derken çıkagelen kedi olur, her şey bitti derken çıkagelen ekşi yazarı olur fark etmez; tam olarak nedir bu tabirin ingilizcesi?
Her şey bitti derken çıkagelen kedi olur, her şey bitti derken çıkagelen ekşi yazarı olur fark etmez; tam olarak nedir bu tabirin ingilizcesi?
0
kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
(08.07.18)
when (as) everything else falls apart, .... arrives (rises)

gibi olabilir mi?
0
nucleon
(08.07.18)
"the cat arriving when everything else falls apart" şeklinde düşündüğümüzde olur gibi sanki ama, buna yönelik bir idiom veya phrase gibi bir şey bakındıydım ben.
Bu sanki biraz da düz adam Sami işi gibi oldu ^^
0
🌸kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
(08.07.18)
the cat that showed up when i thought everything was over, daha iyisi gelene kadar benim gönlüm bundan yana.
0
🌸kusmakla kusamamak arasindaki ince cizgi
(08.07.18)
just when you/I thought ... ifadesinden yuruyebilirsin.
0
stavro
(08.07.18)
''X that came out of nowhere when i thought this is it.''

Olabilir belki
0
dusunemedim
(08.07.18)
When all ekse failed, he/she came out of nowhere.
0
i ve been mistreated
(08.07.18)
(8)

Istanbul yabanci ozel okullar

duptıs
Genel bir fikre ihtiyacim var,Bizim ogrencinin istanbulda ki yabanci ozel okullarin robert haric hepsine yeten bir puani var.birtanesini sececegiz ama hangisi olacagini karar vermek zor.dunden beri kaos halindeyiz ,alman soyle avusturya boyle,fransizlar bir yandan,bi de benim sevdigim italyan falan
Genel bir fikre ihtiyacim var,

Bizim ogrencinin istanbulda ki yabanci ozel okullarin robert haric hepsine yeten bir puani var.birtanesini sececegiz ama hangisi olacagini karar vermek zor.dunden beri kaos halindeyiz ,alman soyle avusturya boyle,fransizlar bir yandan,bi de benim sevdigim italyan falan derken kafalar oldu cacik.

Yeni fikirlere ihtiyacim var.
0
duptıs
(28.06.18)
mühendis olmak istiyorsa alman lisesi ideal :) bana göre alman ekolu her daim daha iyi gibi geliyor pratikler en azından. italyan ekolune aşına biri olarak tavsiye etmiyorum. cok ezberciler.
0
burchak
(28.06.18)
Finalde gidecegi yer universite icin amerika ama oraya daha var.bugun icin fikir lazim.ingilizce problemi yok.advanced seviyede.
0
🌸duptıs
(28.06.18)
az çok kaliteleri aynı değil.
maalesef Fransızlar eski kalitesinde değil.

alman ekolü yine çok fazla bozulmadı.
ciddi disiplin istiyorsanız Avusturya lisesi.
ama sosyal falan değildir.
bir yandan biraz daha yaşama sevinci olsun, biraz sosyalleşsin diyorsanız alman.

üsküdar amerikan da artık türk.
onu da düşünmeyin.
0
blatta hiberna
(28.06.18)
@datnet:

konu o değil.
yabancı özel okullar direkt olarak kendi ülkeleriyle bağlantılıdır.
yani avusturya lisesinde avusturya'nın tarzı vardır, fransız okulları da öyle.

ve üsküdar amerikan eskiden amerikan okuluydu.
şu anda özel bir türk lisesi.
yani üsküdar amerikan'ı üsküdar amerikan yapan şey artık yok.
türklere devrettiler.

Türkiye'de olan yabancı özel okullarda Türk zihniyeti yoktur.
öyle olduğu için müfredatları bile belli ölçüde farklı oluyor.
onu anlatmaya çalışıyorum.
0
blatta hiberna
(28.06.18)
ilk tercigim alman, ikincisi italyan olur.
neden fransiz degil dersen fransizlara kilim, isinamadim bir turlu.
0
cooperr
(28.06.18)
Alman lisesi olsun.
0
chitosan
(28.06.18)
Alman Lisesi
Kolay okul değil ama Avusturya Lisesi'nden açık ara daha iyi bir okul. Avusturya Lisesi'nin disiplini bir cizvit okulu olmasından (bildiğin kilise okulu) kaynaklı. Alman Lisesi'nin ise bildiğin Alman disiplini. İtalyan Lisesi'nde çocuğu okuyan arkadaşlarım var. Çocuk mutlu, nabza göre şerbet veren bir okul müdürü var. Mezuniyette ne yapar bilemeyeceğim. Fransız okulları içinde St. Josef sivrilir ama onun da disiplini yine kilise ekolün kaynaklı.
0
SiyamkedisiZorro
(28.06.18)
St joseph, üsküdar Amerikan mezunları tanıdım. Zeki ve donanımlı insanlardı hep. St jo özellikle iyi bir yerdi. Bir öğrencim orada okuyordu. yakın da arkadaşlarım vardı zamanında.
0
i ve been mistreated
(28.06.18)
(15)

En eski kıyafetiniz kaç yıllık

rosey
Takılar hariç giysi olarak en eski kıyafetiniz kaç yıllık?Benim dagi'den aldığım pijama üstü 13 yıl olmuş hala ilk günkü gibi giydiğimi fark ettim.10 yıllık bir kazağım var giyiyorum hala rengi falan ilk günkü gibi görenler kazagın güzelmiş diyo on yıllık diyemiyorum :) (kalite bir marka o da)
Takılar hariç giysi olarak en eski kıyafetiniz kaç yıllık?

Benim dagi'den aldığım pijama üstü 13 yıl olmuş hala ilk günkü gibi giydiğimi fark ettim.
10 yıllık bir kazağım var giyiyorum hala rengi falan ilk günkü gibi görenler kazagın güzelmiş diyo on yıllık diyemiyorum :) (kalite bir marka o da)
0
rosey
(23.06.18)
11
0
kablelvuku
(23.06.18)
85 ya da 86 yılında karaca'dan alınmış bir kazak var bende ilk günkü gibi diyemem fakat hala daha giyilebilir durumda. Bir de beni çok şaşırtan 2005te atlas pasajının içindeki bir dükkandan çok ucuza aldığım aldığım tshirt var. rengi soldu etti ama yırtılmadı, direniyor.
0
10032007
(23.06.18)
Topmanden aldığım gri oduncu gömleğim 9 yılı doldurdu. Soldu tabii.

Quiksilver sweatshirtlerim ve topman tişörtüm 10 yıl. Delindiler pijama oldular.
0
i ve been mistreated
(23.06.18)
11 yıllık Jansport sırt çantam var, hala günlük kullanımda çok hor kullanmama karşın. Kıyafetlerim yok lise zamanından, kıyafet bedenim farklı çünkü.
0
buf-e kür
(23.06.18)
Ablamdan bana kalma 20-25 yıllık bir levi's 501 var. Hala severek giyiyorum. Bir de babaannemden kalma 50 yıllık bir yazma var, fular olarak kullanıyorum. Kendi satın aldığım ve hala giydiğim 10-15 senelik kıyafetler de var.
0
bego
(23.06.18)
2009' da Waikiki erkek reyonundan aldığim uzerinde 34 yazan gri tişörtüm. Hala hem disarida hem de evde giyerim.
0
Amaranta ursula
(23.06.18)
ikinci el olarak aldığım 50'lerden kalma fötr şapkam var. babamın 70'lerden kalma gömleği var kullandığım. yine aynı dönemden kalma kotu var, yırtıkları bulunuyor ama kullanıyorum halen. birinci el olarak aldığım ve hala kullandığım en eski şeyse 17 yıllık bir tişört olmalı.

ek: bir de randoseru'm var 2. dünya savaşı sonrası dönemden kalma ama 5 senedir falan kullanmadım onu.
0
misterturist
(23.06.18)
17 yıllık kahverengi bi fermuarlı kapuşonlu svitim var. İsmi zamanla "kutsal aba" oldu. Evde giyiyorum. Kış boyu giyerim. Hava soğukken içine bişeyler giyerim. Isındıkça içimdekileri çıkarırım. Yazın giyemiyorum malesef
0
megalomaniac
(23.06.18)
LittleBig den yaklaşık olarak 10 yıl önce aldığım yazlık bir tişörtüm var, hala yepyeni.
Yine aynı yıl Beyoğlu İş Merkezinden aldığım bir kumaş pantolon ve birkaç bluz var.
Onlar da hala yepyeni.

O yıl içerisinde farklı mağazalardan aldığım yazlık tişörtler ve badiler hala ilk günkü gibi sağlam duruyor. (Bunları ayrı olarak yazdım çünkü son 3 yıl hiçbirini giyememiştim aldığım kilolardan dolayı, bu yıl giyebileceğim.)
O lanet yıl yüzünden yıllardır yazlık alışveriş yapamıyorum.
0
mutekebbir
(23.06.18)
Lee cooper marka kazağım 20 yıllım ve yıpranma belirtisi yok
0
delicevat
(23.06.18)
Büyük halamın köy enstitüsünde ördüğü bir ceket var uzun etekleri işlemeli.en eskisi o.2005 te aldığım south parklı bir sweat var bir de 8 yıldır giydiğim polar sabahlık var,depresyon hırkam olur kendisi.
0
denef
(23.06.18)
bir tane taytım var 15 yıllık.
bir de kıyafetten sayar mısınız cübbem var o da 21 yıllık
0
dilemma of subscribtionability
(23.06.18)
ablamın lisede aldığı deri bir kemer var, 20-25 yıl olmuş alalı. kemersiz kaldığım bir zaman el koymuştum, hala kullanıyorum, bi 10 yıldır da bende.

şu an üzerimdeki tişörtü 2009'da almıştım bayılarak, çok orijinal bir hulk tasarımı var
üstünde, çok severim. biraz saldı kendini o yüzden salaş ortamlarda giyebiliyorum ancak ama olsun <3
starecat.com

2007'de adidas'tan aldığım yine çok orijinal bir kevin garnett tişörtü var, arkasında smaç yapan kevin figürü noktalarla tasvir edilmiş; celtics'e geldiğinde almıştım. bunu sokakta basket oynarken de giydiğim için baya kötü duruma geldi, sadece evde giyiyorum.
0
Bruce
(23.06.18)
Valla zamanında zayıflayıp 50 kg verdiğim için giydiğim eski bir kıyafetim kalmadı. Galiba, hatıra olsun diye bir hırka, bir de pantolonu saklamıştım. Eğer atılmadıysa onlar vardır herhalde. O da 8-10 yıllık falandır.

Edit: İnsan uzun yıllar sonra elbise almaya başlayınca, eski ürünlerin ne kadar kaliteli olduğunu bir kez daha hayretle fark ediyor.
0
skooma
(23.06.18)
18 yıllık jansport çanta
13 yıllık iç kısmı pert olmuş olsa da deri converse
0
poncikkurabiye
(24.06.18)
(7)

saç kurutma makinesi

dedim dedim de kime dedim
kız kardeşime alacağım bir tane böyle iyonlu falan çok özellikli olması gerekiyormuş.fiyatlara baktım 500'e de var 50 tl'ye de. kullanıp memnun kaldığınız hangi marka var? sonra birşey alırım 10 sene sen ne biçim mühendissin daha makine seçemiyorsun der. cidden der. harbiden. 10 yıl konuşur yani.
kız kardeşime alacağım bir tane böyle iyonlu falan çok özellikli olması gerekiyormuş.fiyatlara baktım 500'e de var 50 tl'ye de. kullanıp memnun kaldığınız hangi marka var? sonra birşey alırım 10 sene sen ne biçim mühendissin daha makine seçemiyorsun der. cidden der. harbiden. 10 yıl konuşur yani.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.06.18)
Migrostan 2008 gibi Sinbo marka bir tane almıştım. 15 liraya falandı galiba. Hala kullanıyorum.
0
i ve been mistreated
(21.06.18)
10 yıldır philips kullanıyorum. Tavsiye ederim. 2000 wat üstü makine tercih edin.

Kullandığım ve artık satışta olmayan model ise
www.philips.com.tr
0
slava
(21.06.18)
Sov yapayim namim yurusun diyosan dyson al :)
0
brkylmz
(21.06.18)
2 hafta boyunca mağazaya git gel saç kurutma makinesini zor seçmiş bir insan olarak Braun HD780'i öneriyorum. Daha yenisi ve güçlüsü çıkmışsa onu da alabilirsin. 2000 Watt ve üstü olsun +1

tr.braun.com
0
Lim5
(21.06.18)
0
acan99670
(21.06.18)
2006 da beko marka seyehat tipi bi makina almıştım. geçenlerde kablosunde temaszılık var diye değiştirdim. 10 yılda başına gelmeyen kalmadı. çok sağlam beko tavsiye ederim.
0
karlmarx
(21.06.18)
Philips +1
Salon tipi alın.
0
megalomaniac
(21.06.18)
(14)

kendinizi kanıtlar mıydınız?

aylinhanım
birkaç aydır online konuştuğunuz bir çocuk var diyelim. anlıklar atmışsınız, hatta bazen at dediği şekillerde atmışsınız, o demeden de attığınız olmuş, istediğinde de. görüşmelerde de birkaç kez problem yaşamışsınız.kız tarafı şöyle demiş, "zaten adımı yerimi hayatımı biliyosun, çevrem belli, bari g
birkaç aydır online konuştuğunuz bir çocuk var diyelim. anlıklar atmışsınız, hatta bazen at dediği şekillerde atmışsınız, o demeden de attığınız olmuş, istediğinde de. görüşmelerde de birkaç kez problem yaşamışsınız.
kız tarafı şöyle demiş, "zaten adımı yerimi hayatımı biliyosun, çevrem belli, bari görüşme bile bu kadar sanal olmasın, facetime yapmayalım", bunca zaman da kimse bunu sorun etmemiş.

en son erkek tarafı, benim sana güvenim kırıldı diyor. ve facetime ya da hiç diyor. kız da şöyle diyor, "madem bu kadar güven sorunu yaşıyorsun, bana şu saatte şurada kahve dersin, gelirsem gelirim, gelmezsem de ne düşünürsen düşünürsün. zaten sadece facetime ile benim dediğim insan olduğuma emin olamazsın, fiziksel olarak görürsün o kadar, ama gelmesem de zaten bi şey kaybetmezsin"

erkek de facetime yoksa kahve de içmem diyor.

kız tarafı da zaten makul bi yol sunuyorum, neden kabul etmiyor diyerek kendini kanıtlamak istemiyor şu an. sizce kız haklı mı? ya da siz böyle bi şeyi gidermek uğruna sırf kendinizi kanıtlar mıydınız görüntülü arayıp?
0
aylinhanım
(06.06.18)
Adam sağlamcı. Facetime ile neye benzediğinden tam emin olmak, duruma göre kahve içmek istiyor. Gerçek bir kunduz.
Ben bu işte kızı destekliyorum. Yürü be aylin.
0
cay koy geliyorum
(06.06.18)
birkaç kez denk getiremedik, en son çok yakınımdaydı. ona rağmen sağlık sebebiyle inip gidemedim. sonra kırıldığını söyleyince ben de facetimeda sana bi şey kanıtlamak istemiyorum, ama istersen neredeysen orada bi kahve içelim haftaiçi dedim, güvenemezmiş. e belki adım sanım başka. görünce mi güven olacak şimdi.

kanıtlamak istemiyorum açıkçası kendimi ben de, isteyen görüşmeye gelir.
0
🌸aylinhanım
(06.06.18)
anlık attıysan anlamış olması lazım seni az çok?
0
lata
(06.06.18)
Anlık atmak ne demek? Çıplak foto falan mı anlamadım tam
0
i ve been mistreated
(06.06.18)
anlık çok attım. anlık dışında da çok attım. ama birkaç kez ayarladığımız buluşmalar olmadı. ben de ta başından beri face time istemediğimi çok sanallaşacağını söyledim.

bugün dedi ki ben sana güvenmiyorum, face time ile görmek istiyorum. (inanın onun bende 3-4 fotosu yoktur benim onda 200ü geçer), ben de dedim ki böyle bi güven sorunun varsa kahve içelim. gelmezsem zaten biter gider. gelirsem de güven sorunun neyse hallolur. facetime yoksa yok diyor. ben de kanıtlamayı saçma buldum şu an.
0
🌸aylinhanım
(06.06.18)
anlık dediğim, o an ne yapıyorsam, şuradayım demişim mesela oradayken, gittiğim yerler, oralarda ben, gün içinde ben, doğal ben, dil çıkar demiş mesela çıkarıp atmışım. öyle anlık fotolar.
0
🌸aylinhanım
(06.06.18)
seks objesi olarak falan görmedim. bir şekilde tahmin edilmediği şekilde duygusal gelişti. ve gerçekten ayarladığımız görüşmeleri bir o bir ben kaynaklı yapamadık. sonra bana çok yakın bir yerde bekleyip benle görüşemeyince güveninin kırıldığını ve benle iletişim kurmayacağını söyledi. ben ilk şöyle anladım, dedim ki görüşmeye gelmeyeceğim diye herhalde.

dedim gelirken yolda olduğumu gör diye görüntülü ararım seni. ondan sonra da dedim ya bi kahveye çağır sen, gelirsem gelirim, gelmiyorsam da güvenme geç işte. kahveden önce görüntülü görüşme ile kendimi kanıtlamamı istiyor. bu da ağır geldi bana, niye yapayım ki, güvenmeyecekse ya da sandığı neyse artık o görüşme de gerçekleşmez ve biter gider zaten. yanlış mı düşünüyorum acaba.
0
🌸aylinhanım
(06.06.18)
sen haklısın. çocuk daha neyi öğrenmek istiyo anlamak zor.. belki başka ilişkisi vardır dışarı çıkamıyodur facetimedan konuşsan bile buluşmaya bahane bulcak vs..
0
lata
(06.06.18)
Lata +1
0
fasulyek
(06.06.18)
Kız haklı.
Adam sadece sanal seks istiyor.
0
megalomaniac
(07.06.18)
daha fazla uzatmadan konuşmayı bırak, hakketmiyor bu tip insanlar daha fazlasını.
0
yaraticinick
(07.06.18)
Coluk cocuk musunuz nesiniz bu muhabbetler ne? Yaslar kac?
Cevap: Kanitlamazdim. sktir git derdim.
0
stavro
(07.06.18)
@stavro, + 1 :)
0
runagain
(07.06.18)
kanıtlamadım, istersen kahve içeriz dedim.

yaşlar inanın utanılacak kadar büyük.

baya sövdüm saydım, sonrasında tamam içelim demiş ama cevap da vermedim.
0
🌸aylinhanım
(07.06.18)
(3)

Son günlerde yolda durdurup para isteyenlerin artması

gölgede aynı
Size de sık denk geliyor mu? Dolar, Euro arttıkça bu tipler artıyor sanki.
Size de sık denk geliyor mu? Dolar, Euro arttıkça bu tipler artıyor sanki.
0
gölgede aynı
(01.06.18)
Dolmabahçe yolunda böyle bi kadın çetesi var, orayı düzenli kullananlar illa ki muhatap olmuştur kendileriyle.
0
angelus
(01.06.18)
beşiktaş çarşısında gezinirken sürekli 10-12 yaşındaki çocuklar para istiyor. sokakta 1 dakika ayakta durup telefona bakmaya çekinir oldum. kesin birileri yapışıyor.
0
i ve been mistreated
(02.06.18)
Bunun dolarla euroyla pek alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanlar arsızlaştı, her şeyi başkalarından hazır istiyolar. Emek vermek çabalamak kavramları yok oldu. Biz küçükken birinden bişey istemek ayıptı, çok zor durumda kalırsak ancak isterdik, ama şimdi çekinmiyor kimse.
0
megalomaniac
(02.06.18)
(11)

ingilizce soruları

nick bulamadim
bir şeyler okurken çok sıkıntı yaşıyorum da takıldığım bazı yerler var. Ryan Reynold’s “Deadpool 2” is set to take the No. 1 box office crown from “Avengers: Infinity War” this weekend."ryan reynold'ın deadpool'u bu hafta box office'te 1 numaralı tahtı avengers'tan aldı." gibi bir anlamı var sanırım
bir şeyler okurken çok sıkıntı yaşıyorum da takıldığım bazı yerler var.

Ryan Reynold’s “Deadpool 2” is set to take the No. 1 box office crown from “Avengers: Infinity War” this weekend.

"ryan reynold'ın deadpool'u bu hafta box office'te 1 numaralı tahtı avengers'tan aldı." gibi bir anlamı var sanırım. "is" olduğu için fiil cümlesi değil. "set to take" ne oluyor burada o zaman? fiil değil sanırım.


"The third R-rated superhero film from Fox took in $53.3 million Friday"

"fox'un 3-R verilmiş super kahraman filmi cüma günü 51 milyon dolar kazandı." diye anladım. "took"tan sonra neden "in" var? phrasel verb sandım sözlükteler bulamadım. friday'den önde neden preposition yok?


"Europe struggles to find united front over US president"

bu cümleyi hiç anlamadım. ne diyor? avrupa bir şey bulmaya çalışıyormuş ama devamı yok.
0
nick bulamadim
(20.05.18)
Set to take - almaya hazırlanıyor

Took in - phrasal verb

Friday'den once this/last gelmemesinin sebebi haber başlığı olması.

United - birlik
ABD başkanına karşı birlik(Kudüs olayına karşı söz birliği sanırım) kurmakta zorlanıyorlarmis.
0
valentinov
(20.05.18)
"is setting to take" olması gerekmez miydi? -ing olmadığı için isim cümlesi diye düşünmüştüm.

front over çok kullanılan bir edat mı? anlamını bilmediğim için bir çok yere baktım bulamadım. google'a yazınca bile front cover'ı öneriyor.

bu tarz ufak ayrıntılar okumayı çok zorlaştırıyor. gerçi şu an okuduğum şeyler seviyemin üstünde ama zorlamadan ilerlenmiyor.
0
🌸nick bulamadim
(20.05.18)
front over degil, united front. yani birlesik cephe. avrupa amerikan baskanina karsi birlesik bir cephe bulmakta zorlaniyor.

set = ready
0
baldur2
(20.05.18)
front over değil, united front diye düşünmeniz gerek. Front da cephe demek. (Misal “batı cephesinde yeni bir şey yok” romanını biliyorsunuzdur, ingilizce ismi “all quiet on the Western front”tur.)
0
sopiro
(20.05.18)
çok teşekkürler hepinize. şu an daha net anladım. bu sorunları çözmek için ne yapmam gerek? her gün bir şeyler okuyorum ama böyle seviyemin üstüne çıkınca işkence gibi oluyor. 1000 defa okusam "united front over" bölümünü anlamazdım açıklamasanız.

ya da set=ready olarak düşününce daha anlamlı oldu. yoksa aynı anlama geldiğini bilmiyordum.

grammar vs. de çalışıyorum ama böyle asıl okumam gereken metinlerde çok zorlanıyorum. basit romanları rahatlıkla anlıyorum ama her gün 1 tane the guardian haberi okuyayım diyorum hiçbir şey anlamıyorum. bu sorularıma göre sizce nerelere yoğunlaşmam gerek?
0
🌸nick bulamadim
(20.05.18)
Sözlüğü yeterince iyi kullanmıyorsun bence. Sözlüğe daha dikkatli bak. Daha fazla vakit harca. Konsantre ol sözlükteki farklı anlamlara. United front’u nasıl anlamadın mesela? United birleşik (abd gibi) front da cephe. İkisini yan yana getirince oluyor sana birleşik cephe. Take in phrasal (phrasel değil) verb mü demişsin sonra da değil bulamadım demişsin. Take maddesini yeterince incelediğinden emin misin? Ya da yetersiz bir sözlük kullanıyorsun.
0
i ve been mistreated
(20.05.18)
evet kelime öğrenme konusunda ciddi sıkıntılarım var. front'u ön olarak biliyordum. front ve over kelimelerinin birlikte kullanılması garip gelmişti. başka anlamda kullanılmış demek.

aslında onunla da ilgili bir soru açacaktım. kelime çalışıyorum ama verimli çalışamıyorum sanırım.

bir de çok fazla kelime var. bunları okuma/konuşma/yazma'de verimli kullanabilmek için ne yapmam gerek? phrasal kelimesinin anlamını biliyorum. okurken ne demek istediğini anlarım ama gördüğün gibi phrasel yazabiliyorum. kelimeyi şöyle çalışıyorum. her gün 10 tane kök seçiyorum. develop kelimesi mesela. bu kelimenin sıfat, fiil, isim hallerini öğrenmeye çalışıyorum. böylece günde 30 kelime öğrenebilmeyi umuyorum. ama çok yavaş ilerliyorum sanırım. ve çok fazla kelime var öğrenilmesi gereken. amacım 1 yıl içinde rahatlıkla the guardian falan okuyabilmek. ingilizceyi halledip okumam gereken kitaplar vs. var çünkü.

her gün mutlaka 1-2 saat bir şeyler okuyorum yazdan beri. sıfırdan iyi yol kat ettim. ama bu sefer yazarken hata yapıyorum gördüğün gibi. :/
0
🌸nick bulamadim
(20.05.18)
Bence sen biraz acele ediyorsun. Her şey hemen olmuyor. Biraz zamana bırak. O arada da bol bol oku. Dil hemen öğrenilebilen bir şey değil.
0
i ve been mistreated
(21.05.18)
Sıfırdan başladıysan 1 yılda rahatça the guardian okuman biraz zor bir iş. Çıtayı biraz düşür istersen :)
0
i ve been mistreated
(21.05.18)
@i've been neden ağır mı seviyesi? hazırlık öğrencileri eylül'de başlayıp mayıs, haziran gibi dersleri bitiriyorlar. 1 yılda the guardian okuyabilecek seviyelere gelmiyorlar mı? yanılıyor muyum?
0
🌸nick bulamadim
(21.05.18)
Bir mucize söz konusu değilse, gelmiyorlar.
0
i ve been mistreated
(21.05.18)
(27)

yaş ilerledikçe müzik zevkiniz ne kadar değişti

dafuq
ben çocukken yani 90larda yerli ve yabancı pop ve rock dinlerdimşimdi artık hala 90ların yerli yabancı popunu dinliyorum ama güncel pop ve rock dinleyemiyorum, midem kaldırmıyor.bunun yanında artık eskilerin sanat müziği hatta fantezi-arabesk türüne ilgi duymaya başladım ağır amcalar gibi
ben çocukken yani 90larda yerli ve yabancı pop ve rock dinlerdim

şimdi artık hala 90ların yerli yabancı popunu dinliyorum ama güncel pop ve rock dinleyemiyorum, midem kaldırmıyor.

bunun yanında artık eskilerin sanat müziği hatta fantezi-arabesk türüne ilgi duymaya başladım ağır amcalar gibi
0
dafuq
(14.05.18)
kendimi bildim bileli radio hits dinlemeye devam ediyorum.
lise zamanı ağır sago dinlerdim. artık kafam almıyor mesela.
0
japon askeri
(14.05.18)
metal dinlemeyi bıraktım.
0
twelfth
(14.05.18)
çocuklukta burhan çaçan'la başlayıp ergenlikte haluk levent'e, metallica'ya, 20'lerde eski rock efsaneleri, saykodelikler derken pink floyd'a, bugünlerde ise Sia'ya doğru evrilmiş bir yanar dönerim. allah belamı versin arada ceza filan bile dinledim.
0
uzdeniz
(14.05.18)
Çocukluk dönemi = Türkçe pop
Lise 1 = Gothic metal
Lise 2-Lise4 = Yerli/Yabancı rock
Üniversite 1 = Rap
Üniversite 2 - Üniversite 4 = İndie/Alternatif
After graduation = Elektronik, üçüncü yeniler

Yaş ilerledikçe müzik zevkim değişmemiş resmen evrim geçirmiş.
0
kablelvuku
(14.05.18)
kronolojik açıdan şöyle olurdu sanırım:
80'ler yabancı pop>
90'lar yabancı/türkçe pop>
90/00 yabancı/türkçe rock>
geniş spektrumda metal>
geniş spektrumda rock>
geniş spektrumda alternatif rock>
geniş spektrumda alternatif rock/elektronik

tüm bu süreçte tsm ve en baştan beri dinlediğim türlerden temel şarkıları hep dinledim, dinliyorum; her dönemden 10-20 tane çok sevdiğim şarkı vardır ancak genel ağırlık böyleydi.
son yıllarda arabesk ve türkçe pop hariç her şeyi dinlemeye çalışıyorum. şu sıralar geniş spektrumda elektronik müzik ve türkçe underground rap'e kaydım mesela, etrafımda dinleyenler sebebiyle. çalma listemde 900 civarı şarkı var ama çoğunu çok uzun zamandır dinlediğim için biraz sıkıldım, böyle ara ara yeni şeyler dinleyip ilişkimizi canlı tutmaya çalışıyorum, aynı zamanda aileye yeni üyeler katmış oluyorum.
0
Bruce
(14.05.18)
@uzdeniz burhan çeçenden pink floyda uzanan yolculuğun takdire şayan :D
biyografi kitabı ismi gibi oldu
0
🌸dafuq
(14.05.18)
Metal muzik turevleri dinlerdim yas ilerledikce elektronik muzige techno'ya dogru gectim. EDM dinliyorum full birkac yildir. Yerine gore de pop.
Degismeyen tek sey; hicbir turden yerli muzik hicbir donem dinlemedim, boyle devam ediyor.
30E

He arada klasik de dinlerim, gider canli dinlerim sezonda arada.
0
stavro
(14.05.18)
Gençliğim heavy metal dinlemekle ve çalmakla geçti. Zaman içinde kafa kaldırmamaya ve müzikal olarak çok da değerli görmemeye başladım. Zamanla yumuşadı şimdilerde alternatif metal, funk, progressive, indie rock vs dinliyorum.

Dönem dönem flamenco bile dinlemişliğim var gerçi. Her şeyi dinlerim salaklar için pop müzik hariç.
0
bos gezenin bos ustasi
(14.05.18)
Lisede country dinlemeye başladım, sene 2002. Hala dinlerim, çok seviyorum. Son 3-4 senelerde blues da dinliyorum. Ama country dinlemeyi hiç bırakmadım.
Lise öncesi belirgin bir müzik zevkim yoktu.
0
battal gemalmaz
(14.05.18)
orta ve lisede post punk / funky dinlerdim. sonra ne olduysa melodic death ve doom metale kaydım. sonra afro funk, mellow jazz, techno, deep house falan oldu. bunların hepsini dinler oldum.
0
Tears of Devil
(14.05.18)
ufuk ercan ve burak kut ile baslayip, baris manco - hakan kursun - jimi Hendrix - king crimson - Guthrie govan diye devam etti. aralara cazlar, blueslar, turkuler, klasikler, popiler de serpisti.
0
jimicik
(14.05.18)
hiç değişmedi, ama biraz yumuşadı. eskiden dinlediğim janrlara çok sadıktım, şimdi benzer janrlara biraz toleranslıyım. eskiye dönük spektrumu genişletiyorum.
selam olsun yirmi senedir aynı şarkıları dinleyenlere. o/
0
evde liyakat kalmamis
(14.05.18)
Çok değişmedi. Yalnızca biraz daha yumuşadı +1
0
i m cool with that
(14.05.18)
folklör öğretmenim sayesinde türküleri sevdim. çerkes, rumeli, karadeniz... her türlü türküyü dinler oldum. amelie filmi yan tiersen sevdirdi metalica dinledim özellikle therion çok sevdim de ama yoruyor bence. caz ve arada musiki dinliyorum. dinlendiriyor. klasik müzik de güzel.
0
for day to break
(14.05.18)
Akustik
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.05.18)
İlkokulda ve ortaokulun başlarında Teoman, Ogün Sanlısoy falan dinliyordum.
Ortaokulda türkçe rap dinlemeye başladım.
Ortaokulun sonlarına doğru hafiften Pentagram ile Heavy Metal dinlemeye başladım.
Lisenin başlarında Linkin Park ve Evanescence dinliyordum (çünkü neden? çünkü hoşlandığım kız bunları seviyordu. Ayrıca biraz aptal bir insanım, onun da etkisi var -bu müzikleri dinlememde değil, hala ara ara dinliyorum, böyle bir sebeple keyif almadığım halde dinlemem aptalca).
Yine lisede black metal dinledim. Motörhead dinledim deli gibi. Megadeth - Metallica tartışmalarında azılı bir Megadeth taraftarıydım (mazlumun yanında yer aldım hep). Sonra öğrendim ki Dave eski Dave değilmiş, çok değişmiş. Götüm dedim, Metallica'ya yanladım.

Rehberlik hocam vardı (çok güzel kadındı ya hu, neohippiydi, turuncu saçlar, çiçekli elbiseler, takılar falan :/) odasına giderdim sık sık, ben ona rotting christ dinletirdim, o bana pink floyd'un welcome to the machine'ini dinletmişti de burun kıvırmıştım.

Sonra hoşlanmadığım bir kız bana Pantera dinletmişti, cemetery gates'i sevmiştim, this love'ı sevmemiştim (hala sevmem) Pantera maceram orada son bulmuştu.

Bu arada megadeth dinlemeye son sınıfa kadar falan devam ettim ben.

Tool'un şans eseri (abimin mp3 playerında denk gelmişti) tek bir şarkısını (sober) dinlemiştim, çok sevmiştim. Sonra Schism'i açtım youtube'dan, bu neymiş yae, bu ne biçim vokal, rap gibi, meh deyip tool maceramı birkaç yıl sonra başlatmak üzere orada sonlandırmıştım (iyi bok yemiştim).

Üniversite Pink Floyd, Pearl Jam, Alice In Chains, Camel, Neil Young, Tool, A Perfect Circle, Pain of Salvation, Rage Against The Machine, King Crimson, Van der Graaf Generator, Jimi Hendrix, Led Zeppelin, Dream Theater, Iron Maiden, Rush ağırlıklı geçti. En çok Tool, Pink Floyd, Neil Young, Pain of Salvation, Camel, Rush, Pearl Jam ve Alice in Chains dinledim.

Şimdilerde ise Buckethead dinliyorum sanırım en çok.

Müzik zevkim daha çok progressive'e kaydı diyebilirim, bir parça da yumuşadı ve farklı türlere de açığım artık. Eskisi gibi müzik yobazı değilim.

Edit: Bir utanç vesikası olarak diyebilirim ki ilkokula gitmeden önce İbrahim Erkal dinliyordum.

Edit 2: Lisede bir ara manyak gibi Draconian da dinlemiştim. Bir de çok güzel bir İtalyan Metal grubu keşfetmiştim, adamların ilk albümü 96'da çıkmış bir de şimdi kontrol ettim 2011'de albüm çıkarmışlar. Bu grup da benim için gurur vesikasıdır, çok az bilinir.
0
rahip janick
(14.05.18)
diğerleri artsa da azalsa da, bırakıp başlasam da the cranberries hiç değişmedi.
0
cemiyetin ünlü siması
(14.05.18)
ergenken metalciydim. burzum'dan tut metallica'ya kadar geniş bir yelpazede severek dinlerdim. geçen zaman içerisinde biraz daha yumuşadım ve ağırlıklı olarak elektroniğe kaydım. synth-pop, ebm, antin kuntin efektli müzikler falan.

rammstein dinlemeye 12 yaşında başlamıştım. 11 yıldır değişmeyen ve değişmeyeceğinden emin olduğum tek tutkum neue deutsche härte. farklı dönemlerde farklı tarzlara ağırlık verdiğim, farklı tarzlardan hoşlandığım olmuştur ama NDH (veya genel olarak alman elektronik müziği) her zaman ayrıdır benim için. alman olmayanlardan nitzer ebb'i ekleyebilirim. onun dışında eisbrecher, megaherz, rammstein, stahlmann, eisenfunk, die krupps, die toten hosen vs. bunları hayatımın sonuna kadar aynı sıklıkla olmasa bile daima dinleyeceğimden ve aynı tadı alacağımdan eminim. AŞKIM NOYE DOYÇŞE HERTE
0
der meister
(14.05.18)
minimalizme kaydı.
0
edgenabby
(14.05.18)
Lise klasik rock heavy metal
Üni grunge hard rock 80ler pop
Yetişkinlik üsttekiler ve elektronik şeyler
0
i ve been mistreated
(14.05.18)
Değişmedi, sadece yelpaze genişledi. Metal dinlerdim, şimdi metal, klasik müzik, new age, doğu müzikleri vs. dinliyorum.
0
devilred
(14.05.18)
Ortaokul lise dönemlerinde genel olarak rock dinlerdim, aslında rock'a dair ne bulursam dinlerdim.
Ama en çok o dönem patlama yapan korn, limp bizkit, slipknot, deftones, soad vb grupları dinlerdim, çoğu şarkılarını hala ezbere bilirim:) Şimdi sadece spor yaparken dinliyorum. Eminem de çok dinlerdim bak o dönem, ingilizcemin gelişmesini ona borçluyum hatta, essay gibi şarkı sözleri vardı bitmeyen, oturup ezberlemişizdir.

Bu gruplardan sonra RHCP ve incubus hayranlığım oldu bir dönem. RHCP'den sonra grunge gruplara geçiş yaptım ve üni zamanlarında tam bir grunge'cı oldum. Hala da öyleyim.
0
peggy
(14.05.18)
pek değişmedi hala eski müzikleri dinliyorum.
müzik değişti ben değişmedim.
0
basond
(14.05.18)
benim değişmedi.
0
pinkpeony
(14.05.18)
Çocukluk: Türkçe pop dinlediğim yıllardı. Suat suna, nalan, sertap erener, nazan öncel, tarkan, emel müftüoğlu, bendeniz, yaşar vs dinlemekle geçti.
Tabii bir daha asla bunlar harici türkçe pop dinlemedim.

Ortaokul-Lise: Kargo, Gripin, Yüksek sadakat, teoman, mor ve ötesi, 84, the script, shakira, Sting, Frank sinatra, imagine dragons dinlediğim yıllardı.

Üniversite: Dünya müziği ile tanıştığım yıllar oldu.Şu an telefonda 2bin pc de de bir o kadar müzik var ve bunların yarisi türkçe- ingilizce harici şarkılar. Arapça'dan İsveççe 'ye portekizce' den Rusça' ya kadar bilimum dilde şarkılar var. Yine Klasik müzik sevgimin temellerini attığım seneler. Bu yıllarda genel olarak alternatif rock sevdiğimi fark ettim. Ağırlıklı olarak şunları dinlemekle geçti: Noir desir, calexico, beirut, mark knopfler, pearl jam, eric clapton, elvis castello, oscar and the wolf, gipsy kings, radio tarifa, dead combo, dead can dance, sam karpaniea, alexi murdoch, loreena mc, cake, flört, modern talking, U2, muse, pink floyd, keane, elvis presley, johnny cash, myrath, anna rf, vas, niyaz, mohsen namjoo, pilli bebek, zardanadam, sigur ros, Morrissey, roxy music vs

şimdi : 2018 benim metal müziğe önyargımı kırmak için bir şans daha verdiğim yil oldu. Ufaktan dinleyerek kendi capimda sevebileceğim bir türünü arıyorum. lethe ile bildiğim Dark tranquilty, Iron maiden, opeth, pain of salvation, amon amarth şu sıralar dinlediğim gruplar.

tabii birde sezen aksu , yıldız tilbe, ahmed kaya ve bilimum türküler var onlar her dönemde dinlediğim şarkılar olduğu için dönem dönem ayırmadım hiç dinlemediğim türler ise zannedersem rap ve arabesk müzik. tabi ibo' yu ayrı tutuyorum. Arkadaşlarla süt eşliğinde az şarkısını dinlemedik.
0
Amaranta ursula
(14.05.18)
Genel olarak değişmedi. Trip Hop dinlerdim hala severek dinliyorum. 90'lar rapi dinlerdim, hala dinliyorum bıkmadım. Hatta yeni nesilin bazı rapçilerini bile severek dinliyorum. Değişen tek şey indie rock. artık dinleyemiyorum.
0
eazy
(14.05.18)
Çocukluk-ilkokul: Barış Manço, MFÖ, Erol Evgin, Türkiye'nin Eurovision'a çıkan şarkıları, Adını bilmeyip melodisine takıldığım bazı yabancı şarkılar, TRT çocuk korosunun çocuk şarkıları [tek kanal dönemi TVsever çocuk playlisti]
İlkokul-ortaokul geçiş dönemi: Yeke Yeke (Mory Kante), Gimme Hope Joanna (Eddy Grant), Englishman in New York (Sting), Twist in my Sobriety (Tanita Tikaram), vs dönemin popüler yabancı şarkıları [Pop saati, 1 Numara programlarından]
Ortaokul: House, Techno, Rap [Asitçi-Metalci savaşları dönemi, tarafım "asit" olmuştu :) ]
Ortaokul-lise geçiş dönemi: Kısmen patlayan yerli popa hafiften kayış.
Lise: Rap, lakin biraz MC Hammer ekolünden Public Enemy ekolüne geçiş [Yo MTV Raps programı etkisi]
Üniversite: Rap'e devam, reggae ile tanışma [Üniversitede siyaseten biraz Üçüncü dünyacıydım da]
Üniversite sonları: Eskilere bir de yeni bir gözle bakarak nostalji hissiyle başlanan eski yerli şarkılar (aslında bu trend lise sondan beri gidiyordu. Başta yazdığım Barış Manço ve MFÖ'yü arada zaten bırakmamıştım), yine bi zamanlar arkadaşların dinlediği ve benim sevmediğim rock, metal şarkıları.

Şu anda: Neredeyse tamamı 1995 öncesinden her telden ve dilden müzik. Youtube listeme baksanız Kuzey Kore marşlarından Alman yodellerine her şeyi bulursunuz.
0
d max
(16.05.18)
(5)

barcelona'nın kendine barça demesi

tabudeviren
sosyal medya hesaplarinda goruyorum. turklerin barça demesiyle bir alakası var mı?(parçalamak ile kurulan bağlantı)ya da baska bir sebep?
sosyal medya hesaplarinda goruyorum. turklerin barça demesiyle bir alakası var mı?(parçalamak ile kurulan bağlantı)

ya da baska bir sebep?
0
tabudeviren
(28.04.18)
Asil barcalamakla bi ilgisi yok. Hep kendilerine barca diyorlardi. Bence dunya turk degil. Kaldi ki katalanlar bizi kiskanmiyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(28.04.18)
zaten o da ç degil s okunuyor, barsa diyorlar yani barça degil.
0
in vino veritas
(28.04.18)
Futbolla aşırı içli dışlı olmayan bir kadın olarak söyleyeyim hatta “Força Barça” diye bişe var yani katalanca
0
helena
(28.04.18)
Ebet bizden duyup begenip kullaniyorlar
0
her gece aç
(28.04.18)
Barselona şehri Endülüs Emiri tarafından görevlendirilen Horasan Türklerinden Barçalaoğlu Behçet Gazi tarafından 865 yılında kurulmuşdur. Barça da şehrin Türk kurucusuna yapılan bir referans diye okumuştum ama bu bilgi hep saklanır nedense.
0
i ve been mistreated
(28.04.18)
(8)

Paris gezi planı yapalım mı?

reptillia
Gidişime 2 gün kaldı ve ben hala plan yapamadım, stresten çıldırıyorum şu an.Yaklaşık 6 gün kalacağım ama gezebileceğim günler 3 gün, Perşembe, Pazar ve Pazartesi olacak. Diğer günlerde akşam boşluğum var ancak. Kalacağım yer Convention metro istasyonuna yakın. Müze gezmeyi çok seven biri değilim. L
Gidişime 2 gün kaldı ve ben hala plan yapamadım, stresten çıldırıyorum şu an.

Yaklaşık 6 gün kalacağım ama gezebileceğim günler 3 gün, Perşembe, Pazar ve Pazartesi olacak. Diğer günlerde akşam boşluğum var ancak. Kalacağım yer Convention metro istasyonuna yakın.

Müze gezmeyi çok seven biri değilim. Louvre'a girebilirim ama girsem de çok zaman geçirmem. Haldır haldır gezmek değil, en önemli yerleri görüp, alışveriş yapmak ve oranın tadını çıkarmak istiyorum. Gezi bloglarını inceliyorum ama gezi için nasıl bir rota izleyeceğimi de çözemedim.

Buna göre Paris'i bilenler yardımcı olabilir mi? Önerileriniz çok değerli benim için.
0
reptillia
(23.04.18)
Le marais cok guzel

Montmatre (sacre coeur un oldugu yer ve etrafi) da cok guzel. Pariste en sevdigim yerler.
0
kuehles blondes
(23.04.18)
ilk gün klasi turist yerlerini gezin, eiffel, saint germain falan
sonra kuehles'in dediği yerler; marais ve montmartre
başka gün louvre
başka gün versailles sarayı'na gidin
sonra yine montmartre,

bunlar dolu dolu yeter bence
0
pinkpeony
(23.04.18)
Havanın güzel olduğu bir gün buttes chaumont'a gitmeyi ihmal etme. Çok güzel bir parktır, kap beyaz şarabını geç.
0
noluyo yaa
(23.04.18)
Ben gitmeden bu blog yazısından faydalanmıştım, 5 sene oldu ama eski şehirler eskimez ne de olsa:)

cafelontano.com
0
Gı
(23.04.18)
Sana yakın olan yerler eiffwl kulesi, jardin de luxembourg-sorbonne-st.michel-pantheon-mouffetard kısmı. Buradan yürüyerek notre dame’a varırsın. Oradan louvre-concorde-şanzelize diyerekten akşamı edersin erken çıkarsan. İkinci gün de sacre coeur, le marais-bastille, canal st martin-republique bölgesi gibi yerleri dolaşabilirsin.

Metro dayken dışarı çıkmadığın sürece sınırsız aktarma yapabilirsin unutma. Metro diye rer’e binmeye kalkma:D hadi kolay gelsin
0
i ve been mistreated
(23.04.18)
Geçen hafta Paris'teydim ve 3 gün kaldım. 3 güne sığdırdığım yerler şu şekildeydi (sıralı değil) : Eyfel,Zafer Takı, Şanzelize, Notre Dame Katedrali, Lüksemburg ve Tulieres Bahçeleri,Louvre,Montmartre, St.Germain.

Yukarda yazanlar gibi zaten metro ağı çok gelişmiş olduğu için istediğin her yere çok kolay gidebilirsin.
0
archery
(23.04.18)
Paris'e gidiyorsanız mutlaka incelemeniz gereken site:

www.pariste.net

Madem müzede çok vakit geçirmek istemiyorsunuz, Louvre'u/Orsay'i akşam açık olduğu bir güne denk getirip gezerseniz günleriniz de size kalır.
0
wish i could find a way to disappear
(23.04.18)
maps me uygulamasını indir offline paris haritasını indir gezeceğin yerleri pinle sonra rota çizebilirsin.
0
basond
(24.04.18)
(7)

5k civarı laptop almayı planlıyorum? ne alsam?

stanhiver
merhabalar, asıl istediğim şeyler uzun süren şarj ve hafiflik çünkü derslere götürüp getirmek niyetindeyim. arada oyun oynamak istediğimde de ne bileyim bi gta 5 kaldırsın istiyorum. var mı böyle bir laptop yoksa hem ince hem bu fiyata hemde gta 5 kaldırıcak laptop hayal mi? not: gta 5 ful özellikle
merhabalar,

asıl istediğim şeyler uzun süren şarj ve hafiflik çünkü derslere götürüp getirmek niyetindeyim. arada oyun oynamak istediğimde de ne bileyim bi gta 5 kaldırsın istiyorum.

var mı böyle bir laptop yoksa hem ince hem bu fiyata hemde gta 5 kaldırıcak laptop hayal mi?


not: gta 5 ful özelliklerde olmak zorunda değil.
0
stanhiver
(03.04.18)
gtx 1050-1060(bilmiyorum grafik belleği seçeneği var mı bu modellerde ama varsa en az 2 tercihen 3gb'lık olanlardan seç), ssd olsun, i7 8650u(bir alt modeli de olabilir), 8 gb ram(en az tercihen daha fazla), full hd panel. bunlara göre filtrele işte.

bu en yeni seri işlemci ve ekran kartları güç konusunda bayağı bir verimli olduğu için ince bulmakta sıkıntı çekmezsin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.04.18)
uzun süreli şarj ve hafiflik için Chromebook al ucuzlarından. Kalanıyla da oyun için bilgisayar al.
0
idonthaveatvset
(03.04.18)
3,5k'ya toplayacağın bir masaüstüyle çok daha verimli oyun oynarsın. 1,5k'ya da mütevazı ufak bi bilgisayar bulabilirsin bence. konuyla ilgili tavsiyem bu şahsen. :)

edit: ki benden önce de yazan olmuş. bunu bi düşün
0
foseptik çukuru
(03.04.18)
göçücem muhtemelen ülkeden master için, iki bilgisayar olayına giremiyorum malesef.

son bilgisayarımı 6 yıldır kullanıyorum asus'tu anca bozuldu. iyi baktığım için ve uzun süre kullancağım için iyi bişey olsun istiyorum .
0
🌸stanhiver
(03.04.18)
monster abra serisi
0
oekuklu
(03.04.18)
Asus zenbook serisinde harici giremez kran kartı olan i7 bir tane alırsan orta grafikte falan çalışır 30 fps görürsün.
0
i ve been mistreated
(03.04.18)
marka olarak msi derim. Bütçeyi biraz daha artırım 5400 e esnetirseniz:

7700hq
Gtx 1050
Min 128 gb ssd
Min 8 gb ram
17” ekran tercih edin derim. (F/p) için. Özellikle msi ge72 apachi modeli ideal geliyor bana
0
filipis
(03.04.18)
(10)

Ufak tefek cinayetyler?

nickfury
Yayınlandığı her akşam sözlükte entryler coşuyor, bu akşam 430 mu ne girilmiş. Yıllardır Türk dizisi izlemiyorum. Yıllardan beri ilk kez İçerde'yi izledim, onu da başladığım için lanetler okuya okuya, youtube üzerinden 2x hızla zar zor bitirdim. Bu nedir yahu? Yerli, muhteşem bir yapıt var da ben mi
Yayınlandığı her akşam sözlükte entryler coşuyor, bu akşam 430 mu ne girilmiş. Yıllardır Türk dizisi izlemiyorum. Yıllardan beri ilk kez İçerde'yi izledim, onu da başladığım için lanetler okuya okuya, youtube üzerinden 2x hızla zar zor bitirdim. Bu nedir yahu? Yerli, muhteşem bir yapıt var da ben mi kaçırıyorum? Bu arada diziyle ilgili en ufak bir bilgim yok, Tr'de yaşamadığım için türk kanalı izlemiyorum, ondan soruyorum. Çok iyiyse başlayalım yani. Bu geceki entry bolluğu şaşırttı.
0
nickfury
(31.01.18)
Yerli, muhteşem bir yapıt var. siz kaçırıyorsunuz.
0
brakgn
(31.01.18)
Yabancıdan uyarlama.
Orjinali: www.imdb.com
0
acetaminophen
(31.01.18)
bol diyalog,entrika ve ihtiras soslu türk dizisi. Zaten alternatifinin de bu memlekette tutma imkanı olmadığından bütün diziler aynı minvalde dönüyor. Ekşi de zaten entelektüel bir oluşum olmaktan ziyade toplumun izdüşümü.
0
biravekahve
(31.01.18)
yerli muhteşem bir yapıt diye bir şey mümkün değil. haftada 2-2.5 saatlik bölümler halinde yayınlanan bi dizi hiç bi koşulda muhteşem olamaz. boş.
0
ghilleinthemist
(31.01.18)
İşsizlikten birbirine saran zengin kadınların salak hayatlarını anlatıyor. Diğer dizilerden farkı kadınların adamların biraz daha güzel etrafın biraz daha bir parlak olması. İçerik bomboş.
0
i ve been mistreated
(31.01.18)
Yerli muhteşem bir yapıt diyemeyiz ama iyi oyuncuların toplandığı içinde de bol bol entrika olan bir dizi.
Hikaye olarak saçma salak bir mevzu ama gerçekten kendisini izleten başarılı oyuncular olunca başında oturup kalıyorsun.

Ben de izliyorum dün akşam kaçırdım gerçi ve yerli dizilerin şöyle bir kötülüğü var;
Televizyon başında izleniyor da internetten açıp o dizi süresini görünce dayanamayıp kapatıyorum.
Bunalıyorum.

Dün akşamki bölümün de mecbur özetini izleyeceğim haftaya.
0
mutekebbir
(31.01.18)
ağalı, doğulu, silahlı dizilerden millet kustuğu için herkese hint kumaşı gibi geliyor. senaryoda ciddi hatalar oluyor ama oyunculukların birçoğu iyi olduğu için izliyoruz işte. tadında bırakırlarsa güzel de hatırlarız.

bir de sonunda bir cinayet işlenmesi gerek. millet teoriler üretiyor. ondan bu kadar entry giriliyordur.
0
ufukcel
(31.01.18)
muhteşem bir yapıt değil.
ama diğer dizilerden değişik, olaylar hızlı ilerliyor. bol dramlı, şiveli, ağalı, silahlı tipler yok. bayağı şehir hayatındaki zengin kadınlar entrikalar filan.
biliyorsanız desperate housewives tarzı bir dizi. haliyle türkiye'de pek örneği olmayınca ilginç geldi.

düne gelince dünkü bölüme özel bir durum. gerçekten inanılmaz bütün olayların çözüldüğü bir yemek sahnesi vardı. diziyi takip edenler için zirve denebilecek bir sahne. ve yapanları tebrik etmek lazım her zaman hatırlanabilecek kalitede çıkarmışlar bu işi. o nedenle bu kadar entry girildi.
0
kaputt
(31.01.18)
tek bir örnek vereceğim, az spoiler soslu.

--

ortada bir intihar var, normalde koca bir bölüm ayrılıp sonunda intihar sahnesi ve ertesi hafta iyileşme süreci kafa sikene kadar gösterilir.

Burada çok hızlı ve teknik geçişlerle 5 dk.'da müthiş bi şekilde anlatılıp geçildi.

--

İkinci Bahar'dan sonra izlediğim ilk Türk dizisi diyebilirim.
0
legalize marijuana
(31.01.18)
türk kanalı izlemek için tr'de mi yaşamak gerekiyor ajdjdjfjff vay arkadaş. araya sıkıştırılmış resmen.

güzel dizi. çok güzel değil, kanser edebilir ama izlenir.
0
nice tnetennba
(31.01.18)
(16)

Black Mirror'ın Son Sezonu

fragile lady
Black Mirror'ın son sezonunda favori bölümünüz hangisi oldu? Spoiler vermeden yazabilirseniz sevinirim.
Black Mirror'ın son sezonunda favori bölümünüz hangisi oldu? Spoiler vermeden yazabilirseniz sevinirim.
0
fragile lady
(30.01.18)
6. bölüm. Black Museum.
0
femme vitale
(30.01.18)
6
0
funl
(30.01.18)
Hang the DJ
0
eazy
(30.01.18)
black museum +1
gerim gerim gerildim.
0
thomaswantsmore
(30.01.18)
Black museum (not düşmek istiyorum ama spoiler olur)
0
nawar
(31.01.18)
Black museum ve dating bölümü hariç çöptü.
0
fosforlu cevriye
(31.01.18)
Hang the dj
0
signore
(31.01.18)
6
0
Delay Fuze
(31.01.18)
1 ve 6.
0
a darkness coming
(31.01.18)
hang the dj +1
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(31.01.18)
4. hang the dj
0
brakgn
(31.01.18)
Tinderlı bölüm ve son bölüm
0
i ve been mistreated
(31.01.18)
4-6-3-1-2-5 şeklinde sıraladım ben. 5 keşke olmasaymış.
0
desdenova34
(31.01.18)
Favori elbette 6 (Black Museum) yalnız başıma iş gelmeyecekse 5'i de (Metal Head) beğendiğimi itiraf etmek istiyorum. Birkaç akış problemi/senaryo sıkıntısı dışında iyiydi bence 5.
0
gonion
(31.01.18)
1 ve 3 harikaydı. 3'ü özellikle çekildiği yer ve sinematografi açısından çok beğendim.
0
iwasbornonamountainside
(31.01.18)
Arkangel.
0
cancoskn
(04.02.18)
(8)

En son ne zaman televizyon izlediniz?

pinkman1
Şöyle bir düşündüm de, maçları filan saymazsak benim 10 seneyi geçmiş. Düzenli TV izleyeniniz var mı?
Şöyle bir düşündüm de, maçları filan saymazsak benim 10 seneyi geçmiş. Düzenli TV izleyeniniz var mı?
0
pinkman1
(07.01.18)
Bir tv aldım ama netflix youtube spotify vs için kullanıyorum. Uyduya falan bağlamadım. Tv izlemek derken kastedilen şey sanırım klasik tv kanallarını izlemek. İzlemiyorum
0
i ve been mistreated
(07.01.18)
valla günümüz televizyonları pek izlenecek şeyler değil, türk televizyonculuğu bitti zaten, eskiden haber için izleyen bir kesim vardı, haberlerde sırf yandaşvari olunca onu da bıraktılar.

tv de izlediğim tek kanal power hd(hatta izlemiyorum dinliyorum sadece), onun dışında tamamen youtube a dönmüş vaziyetteyim.

düzenli hiç bir zaman izlemedim.

teledünya üst paket var evde, koymuşlar kaç tane kanal 100 den fazladır, yok belgeseli ıvırı zıvırı, inan trek(spor kanalı), ara sıra euro sporttan başka izlenecek hiç bişey yok. 1000 tane kanal olsa da yine yok.
0
killerbee
(07.01.18)
Düzenli olarak tv izlemiyorum, sanırım en son 12 gün önce izledim. Kusuratlı sallayayim da inandırıcı olsun diye degil, annemin izlediği bir dizi var ondan :D tv izlemiyoruz ama evde herkes izlediği filmi,diziyi netten takip ediyor. Arada pek de fark yok bence.
0
cabiday
(07.01.18)
sabah magazin d ve türevlerini izledim asdafaf. allah belamı versin kalitesiz yaşıyorum.

(oturup izlemem ama kahvaltı/yemek sofrasında açıyorum goygoyuna)
0
doxanikee
(07.01.18)
Belgesel disinda izlemiyorum normal kanallari.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(07.01.18)
evde televizyon yok. başkalarının evine gittigimde göz ucu ile bakiyorum ama düzenli televizyon izlemeyi 10 yil kadar önce biraktim herhalde.
0
eriksatie
(07.01.18)
Haber kanallarındaki tartışma programlarını, h&e, eurosport bisiklet ve kış sporları, iz tv, film kanalları vs izlerim.

Sizin için Televizyon = standart Türk kanalları ise izlemeyin tabi.
0
catch the arrow
(07.01.18)
Düzenli tv izlemeyeli 5-6 yıl oldu.
0
Amaranta ursula
(07.01.18)
(7)

Anı yaşamak

mr sherlock
Çevremdeki insanlar anı yaşamadığımı söylüyor. Genelde işlerimi planlı bir şekilde yaparım. Bir şey yapmadan önce onun bana ne kadar faydası olacağı üzerine düşünüp ona göre yaparım. Ya daha sonra geriye bakıp düşündüğümde pişman olacağım bir şeyse yapmam. Çevremdekilerin aksine ben de anı yaşadığım
Çevremdeki insanlar anı yaşamadığımı söylüyor. Genelde işlerimi planlı bir şekilde yaparım. Bir şey yapmadan önce onun bana ne kadar faydası olacağı üzerine düşünüp ona göre yaparım. Ya daha sonra geriye bakıp düşündüğümde pişman olacağım bir şeyse yapmam.

Çevremdekilerin aksine ben de anı yaşadığımı düşünüyorum. Yani yağmurda yürümek olsun, vapurdayken rüzgarı hissetmek olsun vs. bu tarz doğayla iç içe olduğum zamanlarda anı yaşadığımı düşünüyorum. Bunları örnek olarak vermemin nedeni de sürekli olan şeyler olmaması. Yani anı yaşamaktaki an bana göre istenildiğinde içerisinde bulunamayacağın ender şeyler olmalı gibi geliyor.

Gereksiz yere sürekli arkadaşlarımla buluşup konuşmaktan hoşlanmıyorum. Çünkü sık sık buluşunca hem paylaşacak bir şey olmuyor hem de saçma sapan konular konuşulabiliyor. Ben bunu söylediğimde ise sen anı yaşamıyorsun halbuki ne güzel arkadaşlarınla birlikte vakit geçiriyorsun diyorlar.

Sizin için anı yaşamak nedir?
0
mr sherlock
(17.12.17)
Çevrendekiler bol keseden atıyorlar. Gittiğin yol doğru kulak asma bence.
0
delicevat
(17.12.17)
Spontane, rastgele gerçekleşen aptalca aktiviteleri bazı insanlar anı yaşamak diye değerlendiriyor. Bense o tür durumlarda kendimi dünyadaki varlığımı sorgularken buluyorum. Seninki de böyle bir şey herhalde. Ne güzel kendini de eğlendiriyormuşsun. Bakma başkasının sözüne.
0
i ve been mistreated
(17.12.17)
@i ve been mistreated benzer sorgulamayı ben de yapıyorum. hatta şu anda bu saçma muhabbeti etmek yerine şunu yapıyor olabilirdim diye düşünmeye başlıyorum.
0
🌸mr sherlock
(17.12.17)
ben misal bunu yapmaya çalışan biriyim çünkü sürekli geleceği düşünüyorum, plan yapıyorum vs vs.
benimki fazla, sizinkisi normal. kafanıza takmayın.
ben bundan 1 sene sonrasını düşünen bir adamım :)
0
logisticsmanager
(17.12.17)
Benim için;
anı yaşamak, aklına eseni yapmak, hayduru huyduru yaşamak, sadece hoşuna gideni yapmak demek değil.
Anı yaşamak farkındalıkla ilgili bir durum. Yaşadığın her anın farkına vararak farkında olarak yaşamak demek.
Hayat iyileriyle kötüleriyle, acısıyla tatlısıyla, hoşumuza gideniyle gitmeyeniyle vs bir bütün. Yaşadığın her neyse onu anlayıp kabul ederek yaşamak. Ötelemeden, yok saymadan, inkar etmeden, sıkı sıkıya yapışmadan vs. vs. olduğu o an içinde onu yaşamak.

Senin uygulamanda yanlış görmüyorum. Arkadaşlarınla sık sık birlikte olmak hoşuna gitmiyorsa doğru seçim, hoşuna gittiği halde salt faydacı bakış açısıyla bakıp ileriye dönük fayda için arkadaşlarınla geçireceğin zamanlardan feragat ediyorsan anı değil ileri bir zaman için yaşıyorsun. O ileriyi düşünme hiç bitmezse ( genelde bitmez) totalde anı yani hayatı kaçırmış olursun. Geleceği düşünmek, geleceğe yatırım yapmak elbette çok önemli ama dengeyi kaçırmadan. "Şimdi" bir daha yaşanmayacak. Tadını çıkara çıkara gitmek lazım.

Bir de; hayattan tat almak için ender yaşadığımız şeylerin olmasını beklemek gerekmiyor. Her anın tadını alarak yaşayabiliriz.
Bu konuda About Time filmini tavsiye ederim. Anın farkına vararak yaşamayı son kısmında güzel anlatmış.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.12.17)
Onların anı yaşamaktan anladıkları galiba uyum sağlamak. O anda onlar geyik yapıyorlarsa sen de geyik yapmalısın gibi bir ifade olmuş o. Halbuki mecbur değilsin, kendi vaktini istediğin gibi değerlendirirsin, bu da senin anı yaşayış tarzındır. Yani onlar aslında anı yaşamayı değil onlara uyum sağlamayışını söylüyorlar ama yanlış konuşuyorlar.
0
yaren
(17.12.17)
Burada çok yanlış yorumlanıyor bence. Anda olmak daha çok farkındalık demek. Her zaman pozitif olmalısın, üzülmemelisin, her şeyi yapabilmelisin, bu çok eğlenceli neden yapmıyorsun ki gibi şeyler canlıyor insanların gözünde. Geleceği düşünebilirsin, geçmişe üzülebilirsin önemli olan duygularını yaşayıp orada bırakmak. Karalar bağlamadığın sürece bir sorun yok. Anda olucam diye sorunlarını halı altına süpürür gibi bilinçaltına gönderiyorlar ama sorun orada duruyor hala. Her duyguyu yaşabilmek önemli.
0
jazzabel
(17.12.17)
(7)

Favori duyurularınız hangileri?

iwasbornonamountainside
Hem eğlenelim, hem öğrenelim. Favori duyurularınız hangileri?
Hem eğlenelim, hem öğrenelim. Favori duyurularınız hangileri?
0
iwasbornonamountainside
(02.10.17)
🌸iwasbornonamountainside
(02.10.17)
0
i ve been mistreated
(02.10.17)
9 sayfa favorim var hepsini eklemem mümkün değil son beş;

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com

www.eksiduyuru.com
0
mutekebbir
(02.10.17)
tabiki kedi kumuna işeyen elemanın duyurusu aşsllsdl

www.eksiduyuru.com
0
sta
(02.10.17)
fayfim
(02.10.17)
Favoriden kastınız ne bu arada? Favorilere ekleyip sonra okurum lazım olur dediğimiz duyurular mı yoksa komik eğlenceli veya dalga geçilen duyurular mı?
0
Fusha
(02.10.17)
sta +1.
efsaneler üstü bence o duyuru.
0
sutlu nescafe
(02.10.17)
(7)

ingilizce çeviri yardımı

pispisi
Chances are you do.ne demek?
Chances are you do.
ne demek?
0
pispisi
(19.10.16)
muhtemelen bu işin üstesinden geliyiorsun (önceki konu neyse artık)

www.yourdictionary.com
0
sttc
(19.10.16)
"Şans senin yaptığındır." gibi bir anlamı var.
0
jython
(19.10.16)
İkinci çeviriye güvenme.
0
i ve been mistreated
(19.10.16)
Chances are = probably, maybe, perhaps
0
baldur2
(19.10.16)
cümleyi önceki cümlelerden bağımsız verince anlamsızlaşıyor bazen. önceki cümlelerle beraber bir anlam oluştu kafamda şimdi.
"Dou you have a blog? Do you know someone who does? Chances are you do." yani "chances are" muhtemelen demekmiş, bunu bilmiyordum.
0
🌸pispisi
(19.10.16)
"Chances are" pharasal verb mü yani bu ?
0
evimin paspasi
(19.10.16)
Phrasal verb diyemeyiz. Çünkü phrasal verb'ler bir verb ve bir preposition'dan oluşurlar. Burada böyle bir yapı söz konusu değil. Normal bir ifade olarak düşünmek gerek.
0
dissendium
(19.10.16)
(4)

Sol bacakta uyuşma

steve rogers
Neden olur? Son zamanlarda anormal bir durum olmamasına rağmen çok sık olmaya başladı.
Neden olur? Son zamanlarda anormal bir durum olmamasına rağmen çok sık olmaya başladı.
0
steve rogers
(28.08.16)
Doktora git. Önemli bir şey olmayabilir. Ama hayati bir şey de olabilir. İşini garantiye al.
0
peggy
(28.08.16)
Şeker olabilir belki. Doktora git kesinlikle.
0
phoenixboy
(28.08.16)
Sigarayı bırak.
0
i ve been mistreated
(28.08.16)
Fitik olabilir.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(28.08.16)
(15)

napak kanka inanak mı ?

Esinsin
Sevgiliniz kendinden 11 yaş küçük lise 2-3. sınıftaki bir kızı kendi arkadaşına benzeterek naber :) şeklinde bir mesaj atmış olsun. Buna inanır mısınız ? yani arkadaşına benzeterek attığına. Kızın gerçekten büyük gösterdiğini farzedelim.yine aynı kişinin 2000 li başka bir kıza ekleme talebi gönderdi
Sevgiliniz kendinden 11 yaş küçük lise 2-3. sınıftaki bir kızı kendi arkadaşına benzeterek naber :) şeklinde bir mesaj atmış olsun. Buna inanır mısınız ? yani arkadaşına benzeterek attığına. Kızın gerçekten büyük gösterdiğini farzedelim.

yine aynı kişinin 2000 li başka bir kıza ekleme talebi gönderdiğini görseniz ? ne yaparsınız ? yanlışlıkla olmuştur yeaa hatırlamıyorum belki sarhoştum tarzı da bir açıklama alsanız ?
0
Esinsin
(26.08.16)
hayatta inanmazdım çok basit yalanlar. bunlara kanan bence net şapşiktir.
0
matilda
(26.08.16)
Nasıl biriyle sevgili olmuşum ben yea diyerek kendimi gözden geçirirdim.
0
i ve been mistreated
(26.08.16)
ayrılırım
0
sta
(26.08.16)
mahone
(26.08.16)
sevgilim kaç yaşında? ya da neyse ya, yaş maş hiç mühim değil, o gitmeden ben dehlerim.
0
evde liyakat kalmamis
(26.08.16)
2000 li kiz nedir ya :(
0
mirandaiam
(26.08.16)
@mirandaiam yaa bence de ama şaka maka 16 yaşındalar ve baya güzeller :(
0
🌸Esinsin
(26.08.16)
@evse liyakat kalmamış +11

Bunun mantıklı bir izahı olmayacağı için biraz çekilir sonra ucan tekmeyi koyarim.birazda yerde tartaklarim öfkemi,stresimi atmis bir şekilde bara gider ava çıkarım.:)
0
vi veri veniversum vivus vici
(26.08.16)
orta yaşlara gelen erkeklerde çıtır kız arayışı daima mevcuttur. arkadaşına benzettiği falan yalan yani bayağı bildiğin arayış bu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.08.16)
sevgilin tam bi mal
0
beriberi
(26.08.16)
liseli seviyo demek.

inanma tabii ki.
0
sir gawain
(26.08.16)
@beriberi gördüm arttırıyorum
sevgilin tam bir andon :)
0
cekilmis gayfe
(26.08.16)
@cekilmis gayfe andon ne ola ki :)
0
🌸Esinsin
(26.08.16)
ne yanlışlığı la?
adam yürümeyi bırakmış resmen koşuyor.
0
seyduna6687
(26.08.16)
İğrenç inanılcak hiç bi yanı yok, pis subyancı.
0
pastörizesüt
(26.08.16)
(8)

sacimi yeni boyattim havuz/klorlu su boyanin icine eder mi?

kassiopeia
sacimi yeni boyattim, havuza girsem boyanin icine eder mi? bekleyim mi bir hafta falan?
sacimi yeni boyattim, havuza girsem boyanin icine eder mi? bekleyim mi bir hafta falan?
0
kassiopeia
(26.08.16)
etmez mi. hem de nasıl eder.
0
interview with the vampire
(26.08.16)
Sorunun cevabını bilmiyorum ama havuza girmen gerekiyorsa öncesinde saçlarını hazır suyla durula, ardından havuza gir. Çıkarken yine hazır suyla durula saçlarını. Normal hazır suyun saç tellerini klorlu sudan koruduğunu okumuştum ben.
0
dessy
(26.08.16)
Bone kullanabilirsin.
0
alwayschargeneverbend
(26.08.16)
Bone kullanınız b
0
i ve been mistreated
(26.08.16)
bonenin icinden islaniyor yine sacim ya, sizin islanmiyor mu? oyle kupkuru cikabiliyor musunuz hakkaten?
0
🌸kassiopeia
(26.08.16)
silikonu bilemiyorum ama kumaş boneyle baya baya ıslanıyor saç.
0
naberabi
(26.08.16)
ben olsam saci kaplayip koruyacak bir tabaka olusturmasi icin bir bakim urunu kullanirdim. sacimi hic boyatmadim bilmiyorum ne kullanilir ama boyasiz halimle bile yazin yuzmeyi sevdigimden bir hafta icinde hemen her gun yuzersem saclarim kotu oluyor, ben de havuzdan sonra dus alir almaz akim yagi uyguluyorum hemen, cok iyi geliyor.
0
mavicorap
(26.08.16)
evet. kızıla boyattıysan havuzun da içine eder.
0
shotgunwoman
(26.08.16)
(2)

Hangi Facebook grubu ya da site

aychovsky
Orta çağ, Rönesans tablolarına "Ay, esmiyor" tarzı bir cümlelik geyikler yazan bir grup ya da bir site vardı. Neydi o?Şöyle şeyler vardıhttps://pbs.twimg.com/media/Ccm2YWmW8AAFVKf.jpg
Orta çağ, Rönesans tablolarına "Ay, esmiyor" tarzı bir cümlelik geyikler yazan bir grup ya da bir site vardı. Neydi o?
Şöyle şeyler vardı
pbs.twimg.com
0
aychovsky
(26.08.16)
onu yapan bir blog biliyorum sadece. kalplumbaga.tumblr.com
0
freetakilir
(26.08.16)
ingilizce bu var ama türkçesini bilemiyorum

twitter.com
0
i ve been mistreated
(26.08.16)
(6)

yasalara aykırı davranmadan karşı gelmek

dahinnotha
merhaba,bana soruldu ben bilemedim. size soruyorum. dediği şu;"ironiye benzer bir şey ama ironi değil. tepki anlamına geliyor. kelimeyi bu görsel biraz tanımlıyor ama ironi sözcüğünü kabul etmiyor: http://www.ironi.org/wp-content/uploads/2016/03/ironi-ne-demek-ironi-nedir.jpggörünürde bir suç yok, a
merhaba,

bana soruldu ben bilemedim. size soruyorum. dediği şu;

"ironiye benzer bir şey ama ironi değil. tepki anlamına geliyor. kelimeyi bu görsel biraz tanımlıyor ama ironi sözcüğünü kabul etmiyor: www.ironi.org

görünürde bir suç yok, ama aslında bir eleştiri var. yasalara karşı gelmeden yasaları eleştirmek gibi.

fransız polisinin haşemalı kadınlara karşı tepkisini motorsiklet kıyafetiyle plaja girerek protesto etmek gibi.

yani aradığımız bir çeşit protesto yöntemi. işte bu tanımladığım şeylere uyan duruma ne deniyor?
0
dahinnotha
(26.08.16)
sivil itaatsizlik
0
i ve been mistreated
(26.08.16)
Reaksiyon? Karşılık? Mukabele? Tavır? Duruş?
0
indirimkodu.com
(26.08.16)
belki kara mizah
0
AWD
(26.08.16)
Pasif direniş.
0
shadowcat
(26.08.16)
absürd komedi.
0
babilbaligi
(26.08.16)
sivil itaatsizlik idi aradığımız, diğerleri de biraz olabiliyor. teşekkürler cevap verenlere.
0
🌸dahinnotha
(30.08.16)
(6)

Haftada 16 saat çalışmak beni nasıl etkiler

yuvarlanantencereninkapagi
Tıp fakültesinde okuyorum ve daha önce çalışma deneyimim olmadı. Tıp okuyor olmam beni düşündürüyor. Sınavlara genelde son zamanlarda çalışırım düzenli calismiyorum. Yapacağım şey de yorucu değil. 6- 14 yas arası çocuklara legolarla robotik biseyler yapıcam. Haftada 3- 4 gün 3-4 saat. Tıp okuyup ayn
Tıp fakültesinde okuyorum ve daha önce çalışma deneyimim olmadı. Tıp okuyor olmam beni düşündürüyor. Sınavlara genelde son zamanlarda çalışırım düzenli calismiyorum. Yapacağım şey de yorucu değil. 6- 14 yas arası çocuklara legolarla robotik biseyler yapıcam. Haftada 3- 4 gün 3-4 saat. Tıp okuyup aynı zamanda çalışmış olan kişilerden fikir bekliyorum bilhassa.

Mesela şunu düşünüyorum; sınava bir hafta kala baya eşekler gibi çalışıyoruz, bu çalışma olayı beni o zaman çok etkiler mi acaba kestiremiyorum.

Ücret olarak da 500 dedim ama az mı çok mu bilmiyorum. Uygun herhalde değil mi? Salı günü gorusecegiz bakalım.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.08.16)
500 aylıksa az.
Sınavlardan önce izin alırsın. Sınav haftası gitmezsin. Okulundan önemli değil ya.
0
i ve been mistreated
(25.08.16)
mühendislik okurken tam zamanlı çalışmaya başladım, okul yalan oluyor, para sıkıntın yoksa hiç bulaşma, part time, full time fark etmez.
0
kimlanbu
(25.08.16)
Bence denenebilir. Ben senin bol sıkılmalı duyurularını hatırlıyorum. Muhtemelen günün 3-4 saati evde sıkılmakla geçiyor. Belki iyi gelir sana. Ders çalışma düzeni oturtmana yardımcı olur.
0
petekpare
(25.08.16)
Dönem kaçsın? Saatleri sen ayarlamıyorsan sıkıntı olabilir temel bilimlerdeysen lab derslerinde devamsızlık sıkıntı. Okulunun sistemi farklı olabilir ama komite sisteminde pratikler de teoriklerden bir iki gün önce oluyor, o hafta hiç gitmemen lazım işe. İzin alabiliyorsan, sınava da 1 hafta değil de 10 gün 2 hafta 2buçuk hafta önce başlayabilirsen olur bence. Ben de çok düşündüm bir yerde çalışmayı ama popom yemedi açıkçası :) İşe girersen sonuçlardan haberdar edersen sevinirim :)
0
babamasoliimbananickaldirsin
(25.08.16)
Ben de öyle dusunuyorum petekpare
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(25.08.16)
Özel ders vererek daha az çalışır daha çok kazanırsın. 16 saat sadece hafta içiyse çok.
0
Cruyff
(25.08.16)
(16)

Uzun Vadede Kumarda Kazanmak

bir peynir kutusu kibrit
Pokerden başka uzun vadede kazanabileceğiniz bir kumar oyunu var mı?
Pokerden başka uzun vadede kazanabileceğiniz bir kumar oyunu var mı?
0
bir peynir kutusu kibrit
(25.08.16)
kasa her zaman kazanır

o sebep kısa vadeli vurgunlar daha iyidir her zaman.
0
hosein
(25.08.16)
@üğpoıuy At yarışı iddaadan farksız onda her zaman kasa kazanır kara geçmen çok zor
0
🌸bir peynir kutusu kibrit
(25.08.16)
@hosein Doğru kasa yönetimi ile uzun vadede poker asla kaybettirmez
0
🌸bir peynir kutusu kibrit
(25.08.16)
Kumar uzun vadede her zaman kayıp ettirir. Aksini düşünen varsa yerleşsin Kıbrıs a babalar gibi yaşasın.
0
gozu acik sevisen yahudi
(25.08.16)
poker asla kaybettirmiyorsa neden hala arayış içindesin? çünkü kendini inandırmak istiyorsun sadece.

cevap: asla kazanamazsın öyle bir oyun yok.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.08.16)
@yazar yazmaz yazan yazar Arayış içinde değilim oyuncu da değilim ben merak ettiğim için soruyorum. Çok üstün körü ve bilgisizce olduğu o kadar belli ki cevabının ben senin mahallende ki dayıların gece yarısı kıraathanelerde oynadığı pokerden bahsetmiyorum.
0
🌸bir peynir kutusu kibrit
(25.08.16)
10 yıldır bahis-casino işilerindeyim her türlü yöntemi denedim sen rahat ol. oturduğun yerden sallamak ne kadar kolay.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.08.16)
o mantıktaki her oyun, tıpkı poker gibi kazandıracaktır. her seferinde paranızı katlayarak yatırmaktan bahsediyorsunuz sanırım, o zaman rulet'in ya da blackjack'in de bunlardan farkı yok. hilesiz ortam için konuşursak. kumarhanelerde sonsuzda kazanamama sebebi hilenin bir değişken olarak kabul edilmemesi bence.
0
windowsguvenlikduvari
(25.08.16)
Kisa vade icerisinde sadece ruletten vurgun yapabilirsin %50 sansin var. sansliysan yuksek miktarda kazanirsin. Az ama oz kazanmak istersen internetten basketbol maci icin canli bahis yap. Kazanamama ihtimalin cok dusuktur. Iyi bir takiple surekli kazanabilirsin.
0
England
(25.08.16)
bunun kesin cevabı yok.

risk yönetimi aslında bu bahsettiğin.

ben daha önce uzun uzun yazmıştım. tekrar yazmaya üşendim ama 4-5 ay süresince ort. %10 haftalık kazançla bahis yaptım. bazı haftalarda kaybettiğimde oldu.

4-5 ay sonunda %1200 arttırdım paramı. ama ciddi bağımlılık haline geldiği için bıraktım.

bunun sırrı, gözün aç olmayacak, yatırım yapar gibi risk dağıtıp yöneteceksin.

alt-üst, gol, 1 e 100 gibi salak saçma oranlar kaybettirir. 1 e 2 maksimum oynanacak orandır. 3 maç yapsan 1 er liralık 2 si tutunca 4 lira alırsın. yatırdığından fazla.

bak son iki günde şurada yaptığım iki kupon var, örnekler mesela.
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com

kısaca tekrar vurgulamak lazım garanti ve düşük oranları dağıtarak gideceksin. yapabildiğin her maça çifte şans yapıp 2, maksimum 3maçtan fazla oyanamayacaksın. salak saçma liglerden uzak duracaksın etc.

ama bu işin garantisi yok.
0
kurnaz
(25.08.16)
arkadaş kendini 21filminde sanıyor sanırım.
idik yarıştırmak mı?
git oyna kumarını ne diyim genç. sonra gelip buraya "kumar illetinden nasıl kurtulacam ühühüh" diye ağlama ama.
onca kumarhanenin nasıl ayakta kaldığını sanıyorsun onu da merak ediyorum ayrıca.
neyse sen kendini filmlerde sanmaya devam et...
0
hosein
(25.08.16)
bu arada hosein doğru demiş.

bunlardan tamamen bağımsız, düzenli kazançta banlanırsın.

iddaa, yasal bahisler gibi yerlerin hepsinde oyun kurallarında amaç para kazanmaya dönrese seni banlama haklarına sahipler.

ve kumar, iddaa, poler her türlü oyun bağımlılık yapar. akıllı ol sadece eğlencesine oyna.
0
kurnaz
(25.08.16)
Aşk ta kaybe dersen kumar da kazanırsın :s
0
i ve been mistreated
(25.08.16)
Kumarda uzun vadede sadece mekan/olayı işleten kazanır. Bu ister poker olsun, ister yanık, ister çayına oynanan tavla.
0
bir3iki7
(25.08.16)
kumarhanelerde matematiksel olarak sürekli kazandıran bir yöntem yok, olamaz. sonsuz kasa ve sonsuz para varsayımıyla kazanan bir-iki metot var, ama ne sende öyle bir para var, ne sonsuz kasa ile oynayan kumarhane var.

kumar eldeki paranın feda edilmesidir. feda edilen paranın yarısı kazanılıyorsa, kumarbaz başarılıdır.

gerisi hikaye.
0
babilbaligi
(25.08.16)
kumardan para bekleyen anasından öpücük beklesin :)
0
eksimeksi
(25.08.16)
(6)

İstanbul cahiline yardim sabiha gökçenden beylikdüzüne

turuncu sufle
SelamlarSabiha gokcenden beylikduzu taraflarina gitmem lazim. En kolay nasil giderim nerde inip nerde binmem gerekiyo?
Selamlar

Sabiha gokcenden beylikduzu taraflarina gitmem lazim. En kolay nasil giderim nerde inip nerde binmem gerekiyo?
0
turuncu sufle
(25.08.16)
Taksim'e giden havataş aracına binip (tam gelen yolcu çıkışında bekliyorlar) Zincirlikuyu'da ineceksin. Oradan metrobüse binip beylikdüzü yönüne gideceksin. Çok basit yani ama 2 saat sürer.
0
slayerrr
(25.08.16)
sabihadan e-11'e bin, kartal köprüsünde in.
kartalda metroya bin, ünalan durağında in.
metrobüse geç, yardır beylikdüzüne kadar.
0
naberabi
(25.08.16)
en kolay servise bin kartal köprüsünde indiriyorsa kartal köprüsünde in.
(ya da anadolu yakasındaki herhangi bir metro durağında)
metroya bin.
metrobüse aktarma yap.
zincirlikuyuda in.
beylikdüzüne giden metrobüse bin.
0
rentts
(25.08.16)
havayolu kullanmayacaksan gelmen 4 saati bulur.
havaalanından kadıköy ardından metrobüs ile çizilen istikamet +1
0
seyduna6687
(25.08.16)
Diğer cevapları okumadan yazıyorum:

Yükün çoksa havaş-havataş ne varsa artık ona danış.

Yükün yoksa ve ucuzluk peşindeysen, belediye otobüsüyle kadıköy. 10 dk yürü, Söğütlüçeşme'den metrobüse bin. Son durağa kadar git. Beylikdüzü'ndesin. Bu yolculuk en iyi ihtimalle 2 saat 10 dk sürecek.
0
i ve been mistreated
(25.08.16)
Yukum cok ya onlarla ugrascam bi de. Havatasla giderim artik. Cok tesekkurler herkese
0
🌸turuncu sufle
(25.08.16)
(3)

Karistirinca kusmak

Domuz
Bu neden olur. Saatlerce ayni seyi icebilirim ama uc bira üstüne bile minicik karistirinca kusuyroum. Her seferinde. Baska boyle olan var mi
Bu neden olur. Saatlerce ayni seyi icebilirim ama uc bira üstüne bile minicik karistirinca kusuyroum. Her seferinde. Baska boyle olan var mi
0
Domuz
(24.08.16)
ben minicik karıştırınca değil de biraz karıştırınca kesin kusuyorum. minicik karıştırınca midem hemen sinyali yolluyor, akıllı ol diyor. özümde ben de senin gibiyim yani. mide hassas muhtemelen.
0
i ve been mistreated
(24.08.16)
Bu biraz neyle neyi karıştırdığına bağlı sanırım ya.
Birayla birlikte tekila içip, aşırıya kaçmadıkça kusan insan ben pek görmedim. Rakı, üstüne şarap, onun üstüne de bira içince patlamış hortum gibi kusan gördüm ama mesela.

Tabii bi de şöyle bi durum var senin kişisel tahammül noktan nedir? Yani karıştırdığın için değil ama seni rahatsız edecek noktaya geldiğin için kusuyor olabilir misin?

Bilemiyorum.
0
naberabi
(24.08.16)
Karistirmadikca benim için de sorun yok karıştırınca kusuyorum.
En son 2 kadeh viski üzerine 2 bira içince kusmuştum.
Mide zehirleniyor ve bu zehri atmak için kusturuyor anladığım kadarıyla.
0
etna
(24.08.16)
(17)

İnce ama büyük bir kazık mı yiyoruz?

Improbable
aşağıda bir duyuru görünce dayanamadım, belki yazanlar falan olmuştur bu konuda daha önce ama, siz de teklonojik ürün alırken hem türkiye faktöründen (vergiler) hem de genel olarak firmaların attığı o ince kazıktan haberdar mısınız merak ettim. mesela cep telefonu diyelim; facebook, instagram, messe
aşağıda bir duyuru görünce dayanamadım, belki yazanlar falan olmuştur bu konuda daha önce ama, siz de teklonojik ürün alırken hem türkiye faktöründen (vergiler) hem de genel olarak firmaların attığı o ince kazıktan haberdar mısınız merak ettim.

mesela cep telefonu diyelim; facebook, instagram, messenger, whatsapp vs, bu tür app'lere sürekli (bazen 3 günde 1) güncelleme gelmesi garip değil mi?

bahsettiğim duyuruda arkadaş facebookta yapılan yorumların görünmediğinden bahsetmiş, bu durum uygulamayı güncelleyince falan düzeliyor. -halbuki yorum yani bu, en temel özellik, yıllardır var- bunun gözükmemesi ve güncellemeyle düzelmesi son derece saçma değil mi? bence bilerek yapıyorlar, güncelledikçe telefon hafızan doluyor, cihaz yavaşlıyor vs, böylece yeni telefon alma ihtiyacı duyuyorsun.

hatta daha ileri gidiyorum, piyasada 16 GB, 32 GB, 64 GB şeklinde hafıza seçenekleriyle gelen telefonların bahsettikleri hafızaların yarısı dolu aslında. 16 alayım desen 7 küsür GB sana bırakılmış, ne anladım ben o 16 GB'tan.. siz de farkettiniz mi bunu, yoksa paranoyakça düşünüp feci bir komplo teorisi mi kurguladım ben. yakın zamanda telefon aldım ve durum her markada böyleydi.

yani başlıkta kazık mı yiyoruz dedim de, salak yerine konmak daha vahim. siz ne düşünüyorsunuz?
0
Improbable
(23.08.16)
Bence bu kadar derin düşünme abi.
0
gozu acik sevisen yahudi
(23.08.16)
Buyuk resmi gormussun tebrikler.
0
kuzey li
(23.08.16)
kazık yemiyoruz
en azından kapasite ve güncelleme konusunda.
uzun uzun yazmaya üşendim.

vergiler ve ince kazıkları evet yiyoruz.
usa de 120 dolar olan kulaklık bizde 300 dolara satılıyor.
vs vs
0
rentts
(23.08.16)
carkin devamli donmesi gerek haci. oyle dusun bir de.
0
baldur2
(23.08.16)
nerden geldi bunlar aklına? 16 gb telefon evet ama işletim sistemi de belli bir alan kullanır. istersen işletim sistemini sil 16 gb tertemiz kullan. çok düşündün mü bunu cidden? güncelleme yapmak istemiyorsan o app'ı silersin olur biter. telefon da yavaşlamaz.
0
cekilmis gayfe
(23.08.16)
Bir özellik koyup, senelerce aynı şekilde devam ettirse ilerleme olmaz. Hep yerinde sayar firma.

Siz fark etmesenizde sürekli güncellenir o uygulamalar.

Elektronik ürünlerden kazık yiyor muyuz yiyoruz ama bunun vergilerle alakası var...


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.08.16)
günaydın kardeş, 2016'dayız. kaç senedir uyuyosun?
0
animalman
(23.08.16)
depolama sorunu için:
(bkz: google drive)
(bkz: onedrive)
(bkz: dropbox)
(bkz: yandex disk)
(bkz: box)
0
yons
(23.08.16)
@douchebag, tamam şirket ama bu tek bir şirket değil ki hepsi ortak bir sözleşme imzalamışçasına hareket ediyor.

@cekilmis gayfe, abicim biliyorum önbellektir işletim sistemidir. ama sen 16 gb diyip yarısını buna ayırırsan olmaz, evet çok düşündüm. o zaman 16 gb diye pazarlamayacaksın. güncelleme yapmak istemezsen diye bir durum yok bunu zorunlu kılıyorlar, bunu anlamak o kadar zor olmamalı yani. ne dedim normalde stabil olarak çalışıp, zaten olması gereken bir özellikte sorun çıkartılıyor sonra bu durum güncellemeyle gideriliyor. sebep?

@yons, bulut hesaplar çözüm değil malesef
0
🌸Improbable
(23.08.16)
Abi gerçekten çok güzel düşünmüşsün. Cevap vermek gerekirse, ÜST AKIL'ın oyunu olabilir.
0
i ve been mistreated
(23.08.16)
hafızadan önce, sözlükte de açılmış başlıktaki gibi mağazalardan kazık yiyoruz.adam 14 liralık ürüne 14.30 yazıyor mesela.ee almıyacakmısın 14.30 görünce? fark etmeyeceksin bile.
0
mungojerry
(23.08.16)
yarın gel rasim ozan kütahyalı'nın yanında başla.
0
babilbaligi
(23.08.16)
güncellemeler ile ilgili bir sıkıntı yok. öyle olmak zorundalar. mesela yorum örneğine gelelim: facebook uygulamasına bir güncelleme geliyor, yorumları etkileyen. adamlar bunun testlerini yapıp yeni sürümü çıkarıyorlar. sonra bi bakıyorlar, bilmem ne cihazında sıkıntı varmış. hop yeni bi güncelleme daha. yani adamlar bilerek bozuk bir yazılım çıkarmıyorlar. uygulamalar oldukça kompleks, ufak bir değişiklik birçok şeyi etkileyebiliyor. kendi testlerini geçse de, gidip alakasız bir cihazda sıkıntı çıkıyor olabilir veya testlerine eklemedikleri bir yerden sıkıntı çıkabilir. yani bu büyük uygulamalardaki güncelleme olayı hep böyle olacak. sebebi sadece bu değil, adamlar sürekli yeni özellik ekliyor. özellik eklemese performans ile ilgili düzenlemeler yapıyorlar.

ama o 16 gb yazıp 7'sinin dolu gelmesi olayına ben de kızgınım. orospu çocukları.
0
yasli ateist
(23.08.16)
(bkz: planned obsolescence)

mevcut dünya ekonomisinde SINIRLI kaynaklarla SINIRSIZ büyüme hedefleniyor. Sınırsız büyüme dedim dikkat edersen, "müşterinin çıkarına en uygun düşen ürünün üretilmesi" ile "ne yapsak en çok telefonu satabiliriz" kesişmeyeceği için şirket mecburen ikinci seçeneği seçecek. dış dünyadan da bağımsız olmadığı için uyum sağlamak zorunda. birim başı maliyet devamlı düşüyor ama bu onu daha ucuza alacağın anlamına gelmez, aradaki fark kapanana dek (artık zaman dilimi nasıl hesaplandıysa) bundan istifade etmek isterler.

Sınırsız büyüme beklentisi olduğu için de ürünlerin belirli bir ömrünün olması gerek. Telefona 512 GB alan da gömer adam, o büyük bir problem değil. Yalnız soru şu, neden öyle bir şey yapsın ki? Ortalama bir kullanıcıya 5 lazımsa telefondaki depolama alanının 6 gb olması lazım. Seneye bu ihtiyaç 7 gb olacak ama o zaman da 8 gb olan telefonu satacağım zaten. Adam bugün 512 koysa millet yarın 1024 isteyecek. O yüzden bu tür sorunlarla uğraşmamak için bugün 6 koyup seneye de 8 koyuyorlar. Sen "niye 8 lan" diyemiyorsun çünkü medyada çoktan "işte yeni telefon!!! bu adamlar birer dahi olmalı, kutunun dışında, devrimsel ürün, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diye haberler ve reklamlar dönmeye başlamış oluyor.

hepsi aynı şeyi yapıyor demişsin, çünkü rakip şirketler, birbirlerine göre pozisyon alıyorlar. sen üçüncü bir şirket olarak araya girip çomak sokabilirsin, bu gayet mümkün. o zaman da aşağıdaki senaryoyu yaşarsın yalnız. (yazdığım cevapta "devamlı büyüme" kısmını arat, orada yazmıştım.)

eksiduyu.ru
0
hayirsiz
(23.08.16)
illüminati
0
nickini degistiren yazar
(23.08.16)
Vergi kısmı evet kazık ama diğer kısımlara katılmıyorum. iPhone 6 kullanıyorum 64 GB. Türkiye ortalamasına göre gayet iyi ve bol bir internet paketim var. Telefon gerekli gördüğünde güncellemeleri filan yapıyor hiç haberim olmaz. (Sanırım geceleri yapıyor) 2 yıl oldu ne hafızada yetersizlik ne de telefonda yavaşlık gördüm. Bunun için ekstra bir çaba göstermedim. Anlattıkların eski general mobile telefonumu aklıma getirdi. Güncelleme gelince deli olurdum. Zaten bir süre sonra uygulama yükleyemez oldum hafıza yetersizliğinden.
Özet olarak şunu demek istiyorum. Teknoloji gelişen bişey. O uygulamalar sürekli bir yenilik getiriyor yada bir açıklarını kapatıyor. Ayrıca 16 GB bir telefon aldığında bunun sana 16 GB yer sağlayacağını düşünmemek lazım. Mesela ben 64 ün 50 sini kullanabiliyorum sanırım ve bu bana fazla fazla yetiyor.

Bana sorarsan her şeyi fazla fazla al ve gerçekten iyi olanını al.

Konuyla ilgisi çok yok ama mesela 9000 lik bir klima almak saçmalıktır. Evime 2 tane 24 binlik aldım. Yaz kış hiç sıkıntı çekmiyorum. Klima ile hem ısınma hem soğutma yapıyorum. Elektrik faturasında hiç kalabalık gelmedi. Halbuki alırken çok söylediler bay efendim fatura çok gelir bay efendim o çok büyük olur vs.
0
infernalcadre
(23.08.16)
Editleyemiyorun ama şunu da düşün. 10 yıl onda 256 mb hafıza kartları vardı ve o zamanlar 8 GB hafıza kartı çok büyük bir olaydı. Şimdi ise terabyte lardan filan bahsediyoruz ve o 256 mb hafıza kartı artık yok.
0
infernalcadre
(23.08.16)
(4)

Roma'nın Kaybettiği Büyük Savaş

hononu
Bir belgeselde izlemiştim. hayal meyal hatırlıyorum. Roma, komutanlarının ihaneti sonucu ile büyük bir yenilgiye uğruyor avrupada. Hatta en büyük kayıplarından biribi yaşıyor. Çoğrafyayı bilmiyorlar ve bataklıkta kalıyor lejyonerler. Bu savaşın sonuçlarından biri de şu andaki Avrupa kültürünün birb
Bir belgeselde izlemiştim. hayal meyal hatırlıyorum. Roma, komutanlarının ihaneti sonucu ile büyük bir yenilgiye uğruyor avrupada. Hatta en büyük kayıplarından biribi yaşıyor. Çoğrafyayı bilmiyorlar ve bataklıkta kalıyor lejyonerler. Bu savaşın sonuçlarından biri de şu andaki Avrupa kültürünün birbirine karışmaması gibi bişey hatırlıyorum. bu savaşı bilen var mıdır? ya da ben yanlış mı hatırlıyorum:S
0
hononu
(22.08.16)
Abrittus savaşı olabilir.
0
i ve been mistreated
(22.08.16)
listverse.com


Soyle bi liste buldum
0
kuehles blondes
(22.08.16)
Carrhae savaşı olabilir.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(22.08.16)
buldum sanırım. Türkçe'de varus savaşı diye geçiyor. İngilizcesi Teutoburg ormanı savaşı.

en.wikipedia.org

belgeseli de hatırladım. doğa olaylarının tarihin seyrini nasıl değiştirdiği ile alakalıydı. Bu savaşta da yağmur savaşın sonucunu etkilemiş.
0
🌸hononu
(22.08.16)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.